Ceza Genel Kurulu 2014/166 E. , 2014/514 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 02.04.2013 Sayısı : 63-124 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'ın 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine ilişkin, Bozdoğan Sulh Ceza Mahkemesince verilen 17.03.2011 gün ve 387-51 sayılı hükmün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 22.01.2013 gün ve 18938-2434 …
**Ceza Genel Kurulu 2014/166 E. , 2014/514 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 02.04.2013 Sayısı : 63-124 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'ın 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine ilişkin, Bozdoğan Sulh Ceza Mahkemesince verilen 17.03.2011 gün ve 387-51 sayılı hükmün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 22.01.2013 gün ve 18938-2434 sayı ile; “Cumhuriyet Başsavcılığınca gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı emir sonucunda sanığın evinde yapılan aramada adli emanete kayıtlı kurusıkıdan çevrilme tabanca ve mermilerin bulunduğu olayda, arama ve el koyma işleminin aynı gün yetkili hakim tarafından yasal süresinde onaylandığı, kurusıkıdan çevrilme tabanca ve 4 adet ateşli silah fişeğinin alınan ekspertiz raporuyla da 6136 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında yasak nitelikte olduğunun bildirilmesi karşısında; sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine yasal olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 02.04.2013 gün ve 63-124 sayı ile; “... Anayasa'nın 20. maddesine göre aslolan özel hayatın ve aile hayatının gizliliğidir. İstisnai hallerde kişilerin bu gizliliklerine devlet tarafından dokunulabilir. Aksi halde bu alan devlet düzeni dışında ve dokunulamaz alandır. Cumhuriyet Savcılığı'nın mahkememiz'den olağan şekilde arama talep etmesinin ve mahkemece suç işlendiğine dair makul şüphe içermediğinden bahisle talebin reddinin ertesi günü bu mahkeme kararı yokmuş gibi, gerekçesi açıklanmadan, sadece gecikmesinde sakınca bulunan hal olduğu kelimeleri kullanılarak istisnai yol olan Cumhuriyet Savcılığı kararı ile arama yapılmıştır. Bu nedenle Anayasa ile korunan özel hayata usule uygun olmayan şekilde müdahale edilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, mahkeme kararlarından hukuken memnun kalınmaması halinde kanun yolları işletilmelidir. Bunun aksi yorumla karara rağmen kararın aksi yönde hiçbir işlem yapılmamalıdır. Aksinin düşünülmesi, mahkeme kararlarının Anayasa'da belirtildiği gibi tüm kişi ve kurumları bağlayıcı olma özelliğini kabul etmemek anlamına gelmektedir. Usulen arama hatalı yapılmıştır. Mahkememizin ret kararı 05.11.2010 tarihinde verilmiş iken karardan sonra dosyaya ne zaman konulduğu belli olmayan aynı gün saat 16.15'te ihbarda bulunulduğunu gösteren ihbar tutanağı ve muhtemelen bundan dolayı yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına benzeyen araştırma tutanağı girmiştir. Uyap'tan yapılan incelemede ilk arama talebi savcılık katibince 17.03'te oluşturulmuştur. Mahkememiz demek oluyor ki bu ihbar ve araştırma tutanağına rağmen arama kararı vermemiştir. Ya da ihbar ve araştırma tutanağı mahkemeye sunulmadan sadece 04.11.2010 tarihili İlçe Jandarma Komutanlığı'nın soyut iddiayı içeren yazı ile talepte bulunulmuştur.