(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1924 E. , 2011/2193 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVACILAR : ...,... DAVALILAR : ... VE ARKADAŞLARI DAVA TÜRÜ : KADASTRO KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 1.3.2011 gün ve saatte temyiz eden ... ... ve ... ... ile Hazine vekili Avukat ... ... ile aleyhine temyiz istenilen ... geldiler. Gelenlerin yüz…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1924 E. , 2011/2193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVACILAR : ...,... DAVALILAR : ... VE ARKADAŞLARI DAVA TÜRÜ : KADASTRO KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 1.3.2011 gün ve saatte temyiz eden ... ... ve ... ... ile Hazine vekili Avukat ... ... ile aleyhine temyiz istenilen ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mayıs 1288 tarih 6, 85 ve 104 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmaz bölümleri yönünden ihtilafın kayıt sahiplerinin kimliği ile mirasçılarının tespitine ilişkin bulunduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/A-c maddesi hükmünün kayıt sahibinin değil, mirasçılarının bilinememesi halinde uygulanabileceği açıklanarak kayda dayanan tarafa kayıt sahibinin kimliği ve kayıt sahibiyle ilişkisini kanıtlama olanağı sağlanması, gerektiğinde nüfus ve tapu kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kayıt sahiplerinin kimliklerinin saptanıp veraset ilamı düzenlenmesi, kayıt sahibinin kimliğinin tespit edilememesi halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesine göre kaydın hukuki kıymetini koruyup korumadığı değerlendirilerek davanın çözüme kavuşturulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 27 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 3.626 metrekare miktarındaki bölümünün Hazine adına, aynı raporda (A) harfiyle gösterilen 3.500 metrekare miktarındaki bölümü ile çekişmeli 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların 3/12'şer paylarının ölü ... oğlu ölü ... ve ölü ..., 2/12'şer paylarının ölü ... oğlu ölü ... ile, ölü ... oğulları ölü ... ve ölü ... mirasçıları adlarına; çekişmeli 46, 54 ve 55 parsel sayılı taşınmazların eşit hisselerle ölü ... oğulları ölü ... ..., ölü ... ve ölü ... ile ölü ... oğlu ölü ... mirasçıları adlarına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ... ve arkadaşları vekili Av. ... ile davacı-davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve çekişmeli 46, 54 ve 55 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının geldisi olan Mart 1288 tarih 85 sıra numaralı tapu kaydında yazılı ...'in, ... oğlu ... olduğunun ve 1948 tarihli intikalin hatalı bulunduğunun anlaşılmasına göre, çekişmeli 46, 54 ve 55 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, bu taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA, ./... 2010/1924-2011/2193 SH.2 2) Çekişmeli 18, 19 ve 27 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; söz konusu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının geldisi olan Mart 1288 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydında tarlanın sülüs hissesi "... çocukları ... ve ...", Mart 1288 tarih 104 sıra numaralı tapu kaydında ise tarlanın iki hissede bir hissesi "... ve ... ve ... adına tapuda kayıtlı iken; Mart 1288 tarih 104 sıra numaralı tapu kaydındaki ... hissesi 1948 yılında "... oğlu... ..." mirasçılarından olan ... ve müştereklerine intikal etmiştir. 1288 tarihli tapu kayıtlarının iktisap sütunlarında kayıt maliklerinin kim olabileceği yönünde açıklık bulunmamaktadır. Mahkemece de bu husus aydınlatılmamıştır. Mahkemece dosya içine getirtilen Mart 1288 tarihli çok sayıdaki tapu kaydının malik haneleri ile iktisap sütunlarının incelenmesi sonucunda ... oğlu ...'in ... ,...,... ve ... isimli kardeşlerinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Mart 1288 tarih 6 ve 104 numaralı tapu kayıtları incelendiğinde ise bu kayıtlarda adı geçen ...'un, diğer tapu kayıtlarında gösterilen ... çocukları arasında yer almadığı görülmektedir. Aynı tapu kayıtlarının incelenmesi sonucunda ...'nın ... isimli çocuğu olduğu ve... ... olarak da kayıtlara geçtiği görülmektedir. Aynı kayıtta yer alan isimler arasında irs ilişkisi bulunmasının hayatın olağan akışına da uygun bulunması, keza kuvvetli delil mahiyetinde bulunan Erzin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1953/95 Esas, 1954/100 Karar sayılı ilamıyla bu tapuda adı geçen kişinin... ... olduğunun tespit edilmiş olması ve bu olgularının aksinin ... oğlu ... mirasçıları olan davacı tarafça kanıtlanamamış olması karşısında davacı ... oğlu ... ve müştereklerinin davalarının reddi ve ... ve arkadaşlarının davalarının kabulü ile çekişmeli 18, 19 ve 27 parsel sayılı taşınmazların Mart 1288 tarih 6, 104 ve Mayıs 1948 tarih 65 sıra numaralı tapu kayıtları ile belirlenecek hukuki duruma göre tesciline karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, çekişmeli 18, 19 ve 27 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile bu parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...