Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/3199 E. , 2024/3242 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3199 Karar No : 2024/3242 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyiz…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/3199 E. , 2024/3242 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3199 Karar No : 2024/3242 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Mardin ili, Kızıltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. Mardin İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, karar Danıştay Beşinci Dairesinin 18/10/2017 günlü, E:2016/20415, K:2017/21271 sayılı kararıyla "davacıya yönelik suçlamaların Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle, davacının bu suçları işleyip işlemediğinin ancak ceza mahkemesince verilecek karar sonucunda belirlenebileceği, ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun İdare Mahkemesince araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş ve ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla da karar düzeltme istemi reddedilmiştir. ... İdare Mahkemesi ... günlü, E:... sayılı ara kararıyla bozma kararına uyarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasının temyiz incelemesi devam ettiğinden bekletme kararı almıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı temyize konu kararıyla; kamu görevlileri tarafından işlenilen disipliner eylemler nedeniyle bu kamu görevlilerine isnat edilen disiplin suçlarının bire bir veya çok benzer şekilde cezai anlamda suç olarak ceza kanunlarında düzenlenmiş olması ve aynı eylemlerinden dolayı kamu görevlileri hakkında cezai kovuşturma yürütülmesi halinde; yargılama sonucunda verilen ve kesinleşen beraat veya mahkumiyet kararlarının disiplin işlemine karşı açılan davalardaki yargılama sırasında idare mahkemeleri tarafından dikkate alınması gerekmekteyse de; ortada kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmadığı hallerde idare mahkemesinin ceza mahkemesi kararının kesinleşmesini beklemeye zorlanmasının disiplin yargılamalarının makul sürenin çok ötesinde bir sürede sonlandırılmasına ve bu nedenle de davacıların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. ve Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan adil yargılanma haklarının (makul sürede yargılanma ilkesi) ihlâl edilmesine yol açacak pratiklere sebebiyet vereceği, ceza mahkemesi kararlarının kesinleşmesinin beklenmesinin istenilmesinin ilk derece mahkemelerinde bazı yargılamaların çok uzun süre sürüncemede bırakacağı, davacıların makul sürede yargılanma haklarının ihlâl edilmesine sebep olacağı; bu gibi durumlarda, ortada henüz kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyor ise idare mahkemesi tarafından ceza soruşturma/kovuşturma dosyası da disiplin soruşturma dosyası ile birlikte değerlendirilerek varsa ceza mahkemesi kararı da dikkate alınmak suretiyle bir değerlendirme yapılarak davanın karara bağlanması gerektiği; böyle bir yol izlenerek verilen ve kesinleşen kararların daha sonradan kesinleşen ceza mahkemesi kararlarıyla çelişmesi durumunda, bu olgunun 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde düzenlenen olağanüstü kanun yollarından biri olan yargılamanın yenilenmesi müessesesine başvurulmasına olanak sağladığı ve bu yolla hukuk düzeninde birliğin sağlanabileceği, Danıştay Beşinci Dairesince verilen bozma kararının esasa yönelik bir bozma olmadığı, dolayısıyla doğrudan davacı ya da davalı idareler lehine veya aleyhine sonuç doğurmaya doğrudan elverişli bir bozma kararı olmadığı, bu çerçevede, bu bozma kararına Mahkemeleri tarafından daha önceden uyulmuş olmasının taraflar açısından usûli müktesep hak teşkil etmediği, bozmaya uyma kararından dönülmesinin ise tarafların usûli müktesep haklarının ihlali anlamına gelmeyeceği, Mahkemelerinin 25/12/2019 tarihli bekletme kararından dönülerek disiplin soruşturma raporu ve ekleriyle birlikte ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dava dosyası birlikte incelenmek suretiyle davacıya isnat edilen eylemlerin sübut bulup bulmadığının araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararında, davacının 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması neticesinde Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile ''rüşvet alma suçunun zarar göreni olan İçişleri Bakanlığı'nın, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234 maddeleri gereğince davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamaya devam olunduğu, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkındaki soruşturma raporu ve ... Ağır Ceza Mahkemesi dosyası birlikte değerlendirildiğinde, davacının yetki ve nüfuzunu kullanmak suretiyle birtakım işler için çıkar sağladığı hususunun sabit olduğu, bu bakımdan isnat edilen fiile uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 7. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi eklenmek suretiyle davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 15/06/2022 günlü, E:2022/1232, K:2022/2144 sayılı kararıyla; davacının yargılandığı ceza dosyasındaki fiilleri ile bu davanın konusunu oluşturan disiplin cezasına esas alınan fiilleri birbirinden farklı olduğu ve bu fiillerle ilgili bir ceza yargılaması bulunmadığı, dolayısıyla, bu davanın konusunu oluşturan disiplin cezasına esas fiillerin işlenip işlenmediği hususu bakımından, Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden yargılamanın sonuçlanmasının beklenmesine gerek bulunmadığından temyize konu İdare Mahkemesi kararında, ısrar hükmü yönünden sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ısrara ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle onanmasına, dosyanın, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, 2020/62 sayılı kararıyla yeniden belirlenen iş bölümü kararı doğrultusunda Danıştay İkinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; polislik görevini yaptığı sürede birçok suçun ortaya çıkması için etkin rol üstlendiği, suç olaylarını çözebilmek için birçok siville irtibata geçmek zorunda olduğu, görüşmeler yaptığı S.G. isimli şahsın gayrı resmi muhbir olduğu, bu şahısla üç suç dosyası hakkında olayların aydınlanması ve bilgi almak amacıyla görüştüğü, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesine göre meslekten çıkarıldığı ancak söz konusu olaylarda soruşturma işlemlerini yapmak, kişiyi serbest bırakmak gibi bir yetkisi olmadığından anılan madde kapsamında ceza verilmesinin de hukuka aykırı olduğu, bunun dışında paylaştığı bilgilerin her vatandaşın rahatlıkla ulaşabileceği ve öğrenilmesinde meslek kuralları açısından sakınca olmayan bilgiler olduğu, bu haliyle de yetkinin kötüye kullanılması olarak nitelenemeyeceği ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Mardin ili, Kızıltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararı ve İçişleri Bakanının 19/12/2013 tarihli oluruyla kesinleşen Mardin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararıyla meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiler arasında sayılmış, aynı Tüzüğün 15. maddesinde, "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." kuralına yer verilmiştir. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezaları" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiş, 8/6-ç maddesinde "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili aynı şekilde meslekten çıkarmayı gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava dosyasının incelenmesinden, bir suç örgütüne yönelik olarak Kızıltepe Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Kızıltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacıya ait iki (2) telefon hattıyla ilgili iletişimlerinin denetlenmesine dair ... Sulh Ceza Mahkemesince ... günlü, ... sayı ile ... günlü, ... sayılı kararların alındığı, anılan kararlara istinaden yapılan dinlemelerde, davacının bazı şahıslarla yaptığı telefon görüşmelerinde, kendisini telefonla arayarak veya cep telefonuna mesaj göndererek bazı kişilerin kimlik numaralarını bildirdiklerinin, bu kişilerin GBT kayıtlarını sorduklarının, davacının da sistem üzerinden bu kişileri sorgulayıp sonucunu arayan kişilere bildirdiğinin tespiti üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının bazı kişilerle ilgili bilgileri yetkisiz kişilere vererek kendisine ve başkalarına çıkar sağladığından bahisle Tüzüğün 8/7. maddesinden düzenlenen "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararı ve İçişleri Bakanının 19/12/2013 tarihli oluruyla kesinleşen Mardin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararıyla meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmıştır. Olayda, dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki soruşturma raporu ve ekleri incelendiğinde, davacının irtibatlı olduğu kişilerin telefonla arayarak veya cep telefonuna mesaj göndererek bazı kimlik numaralarını bildirdikleri, bu kişilerin GBT kayıtlarını sordukları, davacının da sistem üzerinden bu kişileri sorgulayıp sonucunu arayan kişilere bildirdiğinin telefon tapeleri ve Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığının PolNet bilgi sistemi LOG kayıtlarından tespit edildiği görülmüş olup, sübut bulan fiili nedeniyle Tüzüğün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." kuralına yer verilmiştir. Olayda, davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına neden teşkil eden "irtibatlı olduğu kişilerin telefonla arayarak veya cep telefonuna mesaj göndererek verdikleri bazı kimlik numaralarının GBT kayıtlarını sistem üzerinden sorgulayıp sonucunu arayan kişilere bildirdiği" şeklindeki eyleminin sabit olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararı ve İçişleri Bakanının 19/12/2013 tarihli oluruyla kesinleşen Mardin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararında, işlediği suçun niteliği, işleniş biçimi ve mesleğin özelliği göz önünde bulundurulduğunda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararda 15. maddede belirtildiği şekilde, davacının "geçmiş hizmetleri ve sicillerinin" tartışılmadığı, kararın, objektif kriterlere dayandırılmaksızın zaten disiplin cezası verilirken dikkate alınan suçun vasfı, işleniş şekli ve mesleğin özelliğinden bahisle tesis edildiği anlaşılmıştır. Bir başka deyişle 15. maddede önörgülen takdir yetkisinin maddede belirtilen kriterlere uygun kullanılmadığı açıktır. Bu nedenle; davacının "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve kararın bozulması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddi yolundaki kararın onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.