10. Ceza Dairesi 2024/3918 E. , 2024/19901 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/854 E., 2023/374 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi
**10. Ceza Dairesi 2024/3918 E. , 2024/19901 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/854 E., 2023/374 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Şüpheli hakkında, 08.11.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2013 tarihli ve 2013/78607 Soruşturma, 2013/21561 Esas, 2013/10383 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli ve 2014/478 Esas, 2014/122 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verilmiş, kararın 13.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde 25.02.2015 tarihinde işlediği kamu görevlisine hakaret suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2016 tarihli ve 2016/177 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına karar verilmiş, hüküm, 28.06.2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. B. Şüpheli hakkında, 11.11.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2013 tarihli ve 2013/78583 Soruşturma, 2013/21571 Esas, 2013/10392 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2016 tarihli ve 2016/263 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş, hükmün, 13.06.2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 04.07.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2016/263 Esas, 2016/390 Karar sayılı ek kararı ile, erteli 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verilmiştir. C. Adalet Bakanlığının 24.07.2020 tarihli ve 2020/4447 sayılı evrakı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2020 tarihli ve 2020/73282 sayılı tebliğnamesi ile kanun yararına bozma istemi üzerine, Dairemizin 02.06.2022 tarihli ve 2020/17040 Esas, 2022/7185 Karar sayılı kararı ile, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı, her iki davanın birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2016 tarihli kararı ile Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2016 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. D. Kanun yararına bozmadan sonra Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli ve 2022/282 Esas, 2022/917 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/854 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiş, yapılan yargılama sonucunda, Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli ve 2022/854 Esas, 2023/374 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden önce yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, 5271 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli ve 2022/854 Esas, 2023/374 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2024 tarihinde karar verildi.