İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/12/2025 YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından düzenlenerek davalıya verilen bono bedelinin ödendiğini, buna rağmen davalı tarafından müvekkili hakkında bonoya dayalı icra takibi başla…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2572 KARAR NO : 2025/2854 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : ... mirasçıları; : 1 -... : 2 -... : 3 -... : 4 -... : 5 -... VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/12/2025 YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından düzenlenerek davalıya verilen bono bedelinin ödendiğini, buna rağmen davalı tarafından müvekkili hakkında bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından yalnızca 8.000,00.TL ödeme yapıldığını, davacı/borçlu tarafından müvekkiline senede istinaden ilk olarak 8.000,00.TL ödeme yapıldığını, daha sonra da geri kalan 52.000,00.TL'nin cirantaya ödendiğini, davacı tarafından cirantaya yapılan ödemenin yersiz olup, davacı tarafından iddia edilen çekle ödeme iddiasında da sunulan belgede müvekkilinin imzası olmadığını, davacı tarafından senedin müvekkiline cirolandığını bilmesine rağmen cirantaya ödeme yapılmasının müvekkilini ilgilendiren bir durum olmadığını, başkasına yapılan ödemenin müvekkilini bağlaması için müvekkilinin yazılı onayı gerektiğini, müvekkilinin bu hususa dair bir talimat veya onay vermediğini, müvekkili tarafından davacıya verilmiş bir ibraname söz konusu olmadığını, davacının iddiaların gerçek dışı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı ... ile dava dışı ... arasında ... tarihli emlak satım sözleşmesi imzalandığı, iş bu sözleşmeye istinaden ...'dan 60.000,00.TL kapora alındığı, daha sonra dava dışı şahsın sözleşmeden vazgeçmesi nedeniyle, kapora bedelini yine dava dışı ...'a ödenmesini talep etmesi nedeniyle, kapora bedeli olan 60.000,00.TL meblağlı bononun davacı tarafından düzenlenerek davalı ...'a verildiği, yine iş bu senede ilişkin 8.000,00.TL ödemenin davacı tarafından davalı ...'ya ödendiği, akabinde davacı tarafından ...'a bonadan bakiye kalan alacağa istinaden ... nolu çekin verildiği ve iş bu çekin ödenmesi halinde borcun tasfiye edileceğinin kararlaştırıldığı, .... ...Şubesine çekin kim tarafından tahsil edildiği sorulduğu, cevabi yazıda ... tarihinde davalı ...'nın hesabına takastan ödemenin yapıldığı, duruşma da tanık sıfatıyla dinlenen ...'ın beyanında 9.500,00.TL nakit ve 40.000,00.TL'de çek teslim ettiğini, davalı ...'nın iş bu çekin senetten dolayı verildiğini beyan ve kabul ettiğini, çekin tahsil edilmesi halinde davaya konu senedin bedelsiz kalacağını bildiği halde senedi takibe koyduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık anlatımları ile sabit olduğu, bononun ödeme nedeniyle bedelsiz olduğuna ilişkin şahsi defiyi, davacı keşidecinin senedi kötüniyetle devralan hamil davalıya karşı ileri sürebileceği değerlendirildiği gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takibine dayanak ... tanzim, ... vade tarihli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı yönünden iptaline, davalının takipte kötü niyetli olduğundan, asıl alacak miktarı olan 52.000,00.TL'nin % 20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık olarak dinlenen ...'ın davacının veya kendilerinin tanık listesinde bulunmadığını, Mahkemece taraflarca getirilme ilkesine tabi olan bu davada re'sen tanık dinlemesinin usule aykırı olduğunu, dava dışı bu kişinin taraf olmadığı gibi dosyayla bir bağlantısının da bulunmadığını, müteveffa müvekkili ile arasında husumet bulunan dava dışı 3. Kişi olduğunu, tanık olarak dinlenmesini kabul etmenin mümkün olmadığını, davacının müvekkiline yaptığı 8.000,00.TL bedelli kısmi ödemeye karşılık olarak müvekkilinden almışken kalan bakiyenin çekle yapılacağına dair bir imza almamasının ticari örf ve adetlere aykırı olduğunu, müteveffanın kötü niyetli olduğuna dair bir değerlendirmenin yerinde olmadığını, sadece tanık olarak bildirilmeyen ve re'sen usulsüzce dinlenen tanık beyanı ile müvekkilinin kötü niyetli olduğunun değerlendirilmesinin kabul edilebilir olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından düzenlenerek davalıya verilen bono bedelinin ödendiğini, buna rağmen davalı tarafından müvekkili hakkında bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, davalı ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede ilk derece mahkemesi tarafından yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalılar vekili tarafında istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafta olup, davacının iddiasını 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesince yazılı belgelerle ispatlaması gerekmektedir. Somut olayda; her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, işbu kararın dosya kapsamına uygun olmadığı, zira davacının dava konusu bono bedelini ödediğini bonoya atıf yapan yazılı bir belge ile ispat edemediği, davacının dinlenen tanıklardan ...'a ödeme yaptığını iddia ettiği, ancak bono hamili olmayan kimseye yapılan bu ödemenin davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, kaldı ki davalının da bu hususta bir kabul beyanı olmadığı, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği, davalılar vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu ve istinafa konu kararın kaldırılması gerektiği, ne varki yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği ve Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulabileceği anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalılar vekilinin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 3)-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın REDDİNE, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar harcının peşin alınan 1.024,65.TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 409,25.TL karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE, c-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, ç-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, d- 6100 Sayılı HMK'nin 330 maddesi gereğince davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 45.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, e-Ara buluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Yargılaması Yönünden; 1)-Davalılar tarafından yatırılan 1.024,65.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalılara İADESİNE, 2)-Davalı tarafından yapılan 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 70,00.TL posta masrafı ve 9,00.TL olmak üzere toplam 299,70.TL olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.470,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 30/12/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır