11. Hukuk Dairesi 2013/37 E. , 2013/18223 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ İHBAR OLUNANLAR :1- AXA OYAK SİGORTA A.Ş. 2- ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA A.Ş. Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 tarih ve 2005/42-2011/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor din…
**11. Hukuk Dairesi 2013/37 E. , 2013/18223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ İHBAR OLUNANLAR :1- AXA OYAK SİGORTA A.Ş. 2- ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA A.Ş. Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 tarih ve 2005/42-2011/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigorta poliçesiyle sigortalı... adresinde bulunan bodrum zemin katta faaliyet gösteren... Tekstil Ltd. Şti.'nin kullanmakta olduğu dairede 15/07/2004 tarihinde dairenin bulunduğu apartman kanal rogarının taşması sonucu suların basmasıyla maddi hasar meydana geldiğini, şirkete vaki hasar kayıp ihbarını müteakip yaptırılan 04/08/2004 tarihli ekspertiz raporuna istinaden tespit edilen 33.063,32 TL hasarın 25/08/2004 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalıların apartman malikleri olarak zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının iddia ettiği gibi sigortalısının faaliyette bulunduğu iş yerinin apartmana ait kanal rögarının taşması sonucu maddi hasar meydana gelmediğini, bodrum katta taşmadan dolayı zarar meydana gelmesinin fiilen mümkün olmadığını, ekspertiz raporunun gerçeği yansıtmadığını, olay ile zarar arasında bir illiyet bağı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu hasarın davalıların, BK’nın 58 maddesi gereğince binanın fena yapılması yada muhafaza edilmesindeki kusurundan kaynaklanmadığı, hasarın İSKİ ana kanalının tıkanması sonucu binanın ana rögarından taşan sular nedeni ile meydana geldiği, bölgede yağmur suyu ve atık suyunun aynı boru hattında taşınması ve ayrık sistem olması halinde taşkın olmayacağı, davaya konu işyerinin bulunduğu yapının bitişik nizam olduğu, bu tip yapılarda kaldırım altında bulunan rogarın İSKİ tarafından onaylanmış proje gereği uygun bir kapakla kapatılması gerektiği, zararın gerçekleştiği yerin bodrum katında olması, şebeke kanalında en yüksek su seviyesinin altında kalması gibi durumlarda tahliyenin, İSKİ tarafından onaylı pompaj sistemi ile parsel çıkış bacasının yükselttirilerek diğer katların atık suları ile bağlantı kanalı vasıtası ile kanalizasyon şebekesine verilmesi yoluyla çözüme kavuşturulacağı, ayrıca zarar gören yerin iki sokaktan da cephe alması nedeni ile hangi kanal şebekesine bağlantı yapılacağına İSKİ'nin karar vereceği ve parsel sahiplerinin de buna uymak zorunda oldukları, bu durumda apartman maliklerine yüklenecek kullanıma ilişkin kusur yada bina maliki sorumluluğunu gösterir bir durum mevcut olmadığı, davacı vekilinin dayanmış olduğu İSKİ Yönetmeliği’nin 11.13 maddesinin, zararın apartmana ait kanal rögarının taşmasından değil, İSKİ ana kanalının tıkanmasından meydana geldiği tespit edilmekle davalılara herhangi bir kusur isnat edilemeyeceğinden uygulanma yeri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.