T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/176 - 2025/1668 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/176 KARAR NO : 2025/1668 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2024 NUMARASI : 2023/171 Esas - 2024/730 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/176 - 2025/1668 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/176 KARAR NO : 2025/1668 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2024 NUMARASI : 2023/171 Esas - 2024/730 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.04.2022 tarihinde, ... plakalı araç sürücüsü ...’in yeşil ışıkta yaya geçidinden geçmekte olan davacıya çarpması sonucu davacının ağır yaralandığını ve tedavisinin halen devam ettiğini, kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğu üzere araç sürücüsünün kazaya tam kusuru ile neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru olmadığını, kaza ile ilgili olarak Ankara 62. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/512 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda, araç sürücüsü ...’in asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacının kaza tarihinde 65 yaşında olduğunu, olay tarihinde davacının müdür yardımcısı olarak çalışmakta olduğunu, olay nedeni ile 09.11.2022 tarihinde emekli olduğunu, güncel emekli maaşının 13.429,39.-TL olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu davalı sigorta şirketi tarafından 29.11.2022 tarihinde 148.345,00.-TL tutarında ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00.-TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100,00.-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00.-TL bakıcı ve tedavi gideri olmak üzere toplamda 300,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 30.04.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 419.175,88-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça eklenmesi zorunlu belgelerle birlikte başvuru yapılmamış olduğundan başvuru şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın zararının karşılandığını ve 29.11.2022 tarihinde 148.345,00.-TL tazminat ödemesi yapıldığını, öncelikle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, taksirle yaralama suçunun uzlaşmaya tabi suçlardan olması nedeni ile öncelikle uzlaşma tutanaklarının temin edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri dahilinde olduğunu, hesaplamada 1,65 iskonto oranının uygulanması gerektiğini, usulüne uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davaya konu 07.04.2022 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın düzenleyerek Ankara 62. Asliye Ceza Mahkemesine sunduğu*** *** ****1.01.02-2022/20192/6562 sayılı, 26.08.2022 tarihli raporda; "Sürücü ..., yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermemiş, olay yerinde seyir yönüne yanan kırmızı ışığa rağmen kavşağa girip, kurallara aykırı biçimde kavşak adasını kullanmaksızın sola dönüşle Şehit Hakan Tunç Caddesi’ne girmek istediği sırada, sağından kaplamaya girerek ışık kontrollü yaya geçidinden yeşil ışıkta ilk geçiş hakkına sahip biçimde yolun karşısına geçmekte olan yayaya çarptığı olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurludur. Yaya ..., olay yeri ışık kontrollü yaya geçidinden, kendisine yanan yeşil ışıkta nizami biçimde kaplamaya girerek karşıya geçişini yaptığı sırada, ışık ihlali yaparak gayri nizami biçimde gelen sürücü İsa yönetimindeki otomobilin sadmesine maruz kaldığı olayda herhangi bir kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru yoktur." denildiği, davacının söz konusu kaza nedeniyle uğradığı maluliyet durumunun tespiti amacıyla mahkeme tarafından davacının sevk edildiği Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 20.12.2023 tarihli raporda, "17/01/1957 doğumlu ...'in 07/04/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı meydana gelen yaralanmaları dikkate alınarak 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; 07/04/2022 tarihli kazaya bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %20 (yüzdeyirmi) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin," bildirildiği, SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı’nın 07.07.2023 tarihli yazısı ile davacının 15.02.2012 tarihinden itibaren emekli aylığı aldığı, 01.06.2023 tarihi itibarıyla emekli aylığının 13.468,00-TL olduğu, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği, davacı tarafça zararın giderilmesi talebi ile davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 31.10.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edilmiş olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya ibraz edilen hasar dosyası içeriğinden davacı tarafın başvurusu üzerine 29.11.2022 tarihinde 148.345,40-TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, ödemeye ilişkin dekontun dosyada mevcut olduğu, yerleşik Yargıtay kararları ile çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılmakta olduğu, pasif dönem zararına esas alınacak ücretin asgari ücret olması gerektiği ve bu durumun bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olması nedeniyle asgari geçim indirimi uygulanmamış asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğinin kabul edildiği, ancak 01.01.2022 tarihi itibarıyla tüm ücretlerin asgari ücret kadar kısmından gelir ve damga vergisi alınmayacağı düzenlenmiş olup AGİ'nin de kaldırılmış olduğundan hesaplamada net asgari ücretin esas alındığı, bu çerçevede Anayasa Mahkemesinin 2918 sayılı Kanunun 90. maddesine ilişkin vermiş olduğu iptal kararları ve Yargıtay’ın son dönem verdiği artık yerleşik sayılabilecek kararları uyarınca TRH-2010 tablosu esas alınarak ve progresif rant yöntemi kullanılarak rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zarar bilinen veriler nazara alınarak iskontoya tabi tutulmadan, rapor tanzim tarihinden sonraki zararın bilinen son gelir nazara alınıp her yıl %10 oranında artırılmak ve %10 iskonto edilmek suretiyle hesaplama yapıldığı, dosya içeriğinden davalı sigorta şirketi tarafından 29.11.2022 tarihinde davacıya 148.345,40-TL ödeme yapıldığı, Yargıtay kararları gereği ilk olarak ödeme tarihi itibarıyla davacının gerçek zararının karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi tarafından geçici işgöremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilmediğinden yapılan ödemenin sürekli işgöremezlik alacağına ilişkin olduğunun kabulü ile hesaplama yapıldığını, işlemiş dönem zarar hesabı kaza tarihinden ödeme tarihi olan 2022 yılı sonuna kadar net asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacının maluliyeti oranında indirim yapıldığı, işleyecek dönem hesabı yapılırken ödeme tarihi 29.11.2022 itibariyle uygulanmakta olan net asgari ücret tutarı olan 5.500,35.-TL esas alındığı, sonraki bilinmeyen dönem için ise her yıl için ayrı ayrı %10 artış (K") ve aynı şekilde %10 iskonto (1/Kn) yapılarak peşin değerin belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından 29.11.2022 tarihinde davacıya 148.345,40-TL ödenmiş olup ödeme tarihi itibarıyla ve ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapıldığında davacının gerçek zararının 184.993,52-TL olduğu hesaplanmış ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığının tespit edildiği, bu nedenle rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapılması gerektiği, 20.12.2023 tarihli, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu ile davacının geçici işgöremezlik süresi 9 ay olarak tespit edildiği, buna göre 07.04.2022-07.01.2023 tarihleri arası 9 aylık dönem için oluşan zarar, net asgari ücret üzerinden hesaplandığı, işlemiş dönem zarar hesabı, davacının geçici işgöremezlik süresinin son bulduğu ve sürekli işgöremezliğe girmiş olduğu 08.01.2023 tarihinden, bilinen dönem sonu olan 31.12.2024 tarihine kadar, net asgari ücret tutarları üzerinden hesaplandığı, davacının maluliyeti oranında indirim yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 29.11.2022 tarihinde 148.345,40.-TL ödeme yapıldığı, Yargıtay’ın yerleşik kararları uyarınca, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilerek hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiği, buna göre 29.11.2022 tarihinde yapılan ödemenin güncelleştirilmiş tutarı ise, 148.345,40 + 17.374,70 (148.345,40 / %9 /365 x 475) = 165.720,10-TL olarak hesaplandığı, buna göre başvuran tarafın bakiye sürekli işgöremezlik alacağının 526.813,04 – 165.720,10 = 361.092,94-TL olarak hesaplandığı, ancak dava konusu kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limiti sakatlanma ve sağlık giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere 500.000,00-TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından sakatlık teminatından yapılan ödeme poliçe limitinden mahsup edildiğinde, bakiye poliçe limitinin 500.000,00 – 148.345,40 = 351.654,60-TL olarak hesaplandığı, davacının tedavi gideri talebinde de bulunduğu, davacının yaralanması sonucu uzun süre tedavi gördüğü, buna ilişkin tedavi belgeleri ile bir kısım faturaların sunulduğu, tedavi giderinin yaralanan kişinin sadece hastanede yapılan giderleri değil, bunun dışında ilaç, pansuman, medikal malzeme yanında doğrudan tedaviye bağlı giderler dışında, tedavi sırasında yapılacak zorunlu refakatçi ve ulaşım gibi giderlerin de tedavi giderleri içerisinde olduğu, bu giderlerin tamamının fatura ile kanıtlanmasının mümkün olmadığı, Yargıtay tarafından tazmin edilmesi gerektiği kabul edilen faturasız tedavi giderlerinin belirlenmesi hususunda, yaralanmanın niteliği konusunda uzman hekim bilirkişiden tedavi için yapılacak zorunlu giderlerin belirlenmesi yönünde bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulması usulünün kabul edildiği, bu kapsamda yapılan incelemeler sonucu SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmeti bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderlerinin belirlenmesi gerektiği, davacının SGK dışı tedavi giderleri toplamının 5.602,90-TL olarak hesaplandığı, davacının 9 aylık dönem için hesaplanan geçici işgöremezlik zararının ise net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu 46.612,98-TL, bakiye sürekli işgöremezlik zararının 361.092,94-TL, bakıcı ihtiyaç süresi olarak belirlenen 3 aylık dönem için asgari brüt ücret üzerinden hesaplanan bakıcı gideri zararının 15.305,40-TL olarak hesaplandığı, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve sağlık giderleri teminatı kapsamında ayrı ayrı 500.000,00.-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sakatlık teminatı kapsamında yapılan ödeme mahsup edildikten sonra sakatlık teminatına ilişkin bakiye poliçe limitinin 351.654,60.-TL olduğu gerekçesiyle; "1-Davacının davasının, talep artırım dilekçesi kapsamında istenilen tutarlar üzerinden KABULÜ İLE, davacının uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı karşılığı olarak 351.654,60-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik zararı karşılığı olarak 46.612,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri zararı karşılığı olarak 15.305,40 TL bakıcı gideri tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri nedeniyle uğradığı 5.602,90 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere TOPLAM 419.175,88 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden, 29.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Hüküm altına alınan sürekli iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin "Şahıs Başına Sürekli Sakatlık Teminatı" limiti kapsamında, diğer tazminatlardan ise "Şahıs Başına Sağlık Giderleri Teminatı" limiti kapsamında sorumlu olmasına, 2-Davacının talep ettiği tutarlara kaza tarihi olan 07.04.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin istemi ile ticari avans faizi uygulanmasına ilişkin feri nitelikteki istemlerinin yerinde görülmemesi nedeniyle REDDİNE," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve türünün hatalı olduğunu, eldeki davada kazaya karışan davalı aracın ticari taksi olup ticari araç olduğunu, açıkça dava dilekçesi ve değer artırım dilekçesinde, kaza tarihinden itibaren ticari faiz talep edildiğinden mahkemece Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Faiz türüne ilişkin olarak, işletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmesine, somut olayda, aracın ticari taksi olarak kullanıldığı poliçe ve kaza tespit tutanağından anlaşılmakla avans faizine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemesi isabetsiz bulunmuş olup, bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile faiz türüne ilişkin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre, kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 12/11/2024 tarihli, 2023/171 Esas - 2024/730 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davacının davasının, talep artırım dilekçesi kapsamında istenilen tutarlar üzerinden KABULÜ İLE; davacının uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı karşılığı olarak 351.654,60-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik zararı karşılığı olarak 46.612,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri zararı karşılığı olarak 15.305,40 TL bakıcı gideri tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri nedeniyle uğradığı 5.602,90 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere TOPLAM 419.175,88 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden, 29.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Hüküm altına alınan sürekli iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin "Şahıs Başına Sürekli Sakatlık Teminatı" limiti kapsamında, diğer tazminatlardan ise "Şahıs Başına Sağlık Giderleri Teminatı" limiti kapsamında sorumlu olmasına, 2-Hüküm altına alınan 419.175,88-TL üzerinden hesaplanan 28.633,90-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 179,90-TL ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 1.431,00-TL harcın mahsubu sonucu kalan 27.023,00-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç, 64,00-TL vekalet harcı ve 1.431,00-TL ıslah harcı olmak üzere Toplam 1.854,80-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 4.500,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 263,00-TL, dosya kapak masrafı karşılığı 10,00-TL ve 4.974,00-TL Adli Tıp fatura bedeli olmak üzere toplam 9.747,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 25,60-TL vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden AAÜT hükümleri uyarınca dava değeri göz önüne alınarak 66.876,38-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 290,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.973,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, V-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan V. Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.