(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/11806 E. , 2009/11117 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerlerinde 1988-1999 tarihleri arasında yasa gereği sigortalı olduğunun tespitine .. karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyad…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/11806 E. , 2009/11117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerlerinde 1988-1999 tarihleri arasında yasa gereği sigortalı olduğunun tespitine .. karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava davacının 1988-1999 yılları arasında davalılara ait işyerinde 5953 sayılı Yasa kapsamında spor muhabiri olarak çalıştığının 506 sayılı sayılı Kanunun Ek. 5. Maddesinden yararlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece kabule karar verilmiş isede bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Yapılan incelemede davacının şahsi dosyasında 1.2.1988-31.5.1998 tarihleri arasında Güney Ekpres Gazetesi ve Bölge Gazetecilik Ltd. Şti.'ne ati muhtelif işyerlerinde çalışıp kısmi bildirimler yapıldığı bu arada 1.12.1995-1.6.1996 tarihleri arasında Kanal-A Televizyonunda 1.11.1997 tarihinde 30 gün süre ile Tempo Yayıncılıkta, 1998/1,2 dönemde Tempo Yayıncılıkta, 1999/1. dönemde yine Tempo Yayıncılıkta, 1998/1,3, dönemde Eray Yayıncılıkta çalıştığı keşif sonucu bilirkişi heyeti raporunda çalışma koşullarının 2098 sayılı Yasanın a-f bendine uymadığı anılan yasa'dan faydalanamıyacağının bildirildiği görülmüştür. Uyuşmazlığa çözüm aranırken sözü edilen 1/a bendinin yollamada bulunduğu 5953 sayılı Yasa’nın 212 sayılı Yasa ile değişik 1.maddesinin öngördüğü “fikir ve sanat işlerinde çalışma” koşulu üzerinde durulmalıdır. Sözlük anlamında fikir, zihnin bir şey hakkında edindiği ve kurduğu kavram, bir şeyin zihinde temsili ve düşünülmesidir. Sanat ise, bu duygunun, bir tasarının veya güzelliğin ifadesinde kullanılan metodların tümü ve bu metodlar sonucunda ulaşılan üstün yaratıcılıktır. Görüldüğü üzere fikir ve sanat işlerinde çalışma zihinsel bir faaliyeti ve yaratıcılık yeteneğini gerektirmektedir. Davacının çalışmalarının açıklanan nitelikte bir çalışma olduğu, muhabir olarak haber toplayıp, haberi yazıya dökerken zihinsel bir faaliyette bulunduğu, haber metni ile ilgili bir tasarının ifadesinde bazı yöntemler kullandığı ve bunun da yaratıcılık yeteneğini gerektirdiği açıktır. 506 sayılı Kanuna 2098 sayılı Kanunla eklenen Ek. 1. maddesi hükmüne göre itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için sigortalının basım ve gazetecilik işyerinde çalışması gereklidir. Ek 5. Maddenin ( I.a ) bendinin yollamada bulunduğu 5953 sayılı Kanunun 212 sayılı Kanunla değişik 1. maddesinde " Kanun hükümlerinin Türkiye'de yayınlanan gazete ve mehkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki " işçi" tarifi şumulü haricinde kalan kimseler" hakkında uygulanması öngörülmüştür. Mahkemece davacının basın kartı olup olmadığı araştırılmamış, muhabir olarak çalıştığı gazetelerle ilgili olarak yazdığı gazete nüshaları getirtilmemiş, Başbakanlık Basın Yayın Enfarmasyon Genel Müdürlüğünden davacının uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı 5953 sayılı Yasa kapsamına giren işyerleri sorulmamış, yani belirtilen işlerin 5953 sayılı Kanunun 1. maddesinde öngörülen "fikir ve Sanat" işi sayılıp yayılmayacağı yönü yöntemince araştırılarak irdelenmeksizin keza davacının 1988-1999 döneminde başka işyerlerinde Tempo Yayıncılık- Eray Matbaacılık, Kanal-A Televizyonu işyerlerinde de çalıştığı dikkate alınıp araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmiştir. Mahkemece yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı SSK vekilin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.