11. Hukuk Dairesi 2010/10949 E. , 2010/12350 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 gün ve 2007/142-2008/91 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.05.2010 gün ve 2008/13589-2010/5398 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dos
**11. Hukuk Dairesi 2010/10949 E. , 2010/12350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 gün ve 2007/142-2008/91 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.05.2010 gün ve 2008/13589-2010/5398 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 04.11.1998 tarihinde kurulduğunu, davalı Nadir’in 31.08.2004 tarihine kadar şirketin münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğunu, ortaklığı ve müdürlük görevi devam ederken TTK.'nun 547 nci maddesine aykırı şekilde aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğunu, müvekkili şirketin zararına faaliyet gösterdiğini, ticari çevresinden, sırlarından ve itibarından yararlandığını, ayrıca ‘ERDİR’ markasını muvazaalı şekilde davalı şirkete devir ettiğini, bedelin düşük olduğunu, devir sözleşmesini vekil atadığı kişi ile yaptığını, ayrıca ortaklar kurulu kararı olmadan yapılan bu devrin geçerli bulunmadığını, davalının haksız rekabette bulunduğunu, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, haksız rekabetin tespit ve men’ine, ‘ERDİR’ markasının devrinin iptali ile bu markanın ve logonun müvekkili adına tesciline, ‘ERDİR’ ibaresinin davalı unvanından çıkartılmasına ve kullanılmasının önlenmesine, 5 milyar TL maddi ve 10 milyar TL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, taraf şirketlerin ortaklarının aynı aileye mensup olduğunu, davacı şirketin kuruluşundan sonra 1997 yılında ailenin kararı ile davalı şirketin M.N.M Mak. Parç. Ltd. Şti. olarak kurulduğunu, 2004 yılının Temmuzunda diğer ortakların anlamsız isnatları sonrasında anasözleşmesi tadil edilerek şimdiki unvanını aldığını, baştan beri taraf şirketlerin ticari ilişkide olduğunu, tüm iddiaların asılsız bulunduğunu, davacı şirketteki ortaklıktan ayrılma aşamasında malların taksiminde markanın müvekkiline kaldığını, bu devrin iptalini talep etmenin MK.'nun 2 nci maddesiyle bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı şirketi ile davalı şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiği, davacının 1998, davalı şirketin ise, 2004 yılında kuruldukları, davalı gerçek kişinin davacı şirketin ortağı ve müdürüyken davalı şirketi kurduğu, ‘ERDİR+Şekil’ ibareli davacı adına tescilli markayı diğer davalı şirkete devir ettiği, TTK.'nun 547 nci maddesi uyarınca aynı alanda şirketi kurup, müdür olarak görev yapmasının haksız rekabet oluşturduğu, markanın devrinin ortaklar kurulu kararına dayanmadığı gibi sonradan da bu kararın onaylanmadığı, satış bedelinin 100.00 YTL olduğu, bunun da muvazaayı gösterdiği, esasen kısa süre sonra davacıdan ortaklığını devir ettiği, haksız rekabet ve marka dolayısıyla davacının zarar gördüğü, kayıtlarla bu zararın tespit edildiği, taraf unvanlarında kılavuz sözcüğün ‘ERDİR’ olduğu, davalı şirketin sonradan tescil edildiği, ticari faaliyette karışıklığa neden olacağı, davacının öncelikli ve üstün hakkı bulunduğu, davalı gerçek kişinin soyadı olmasının sonuca etkili bulunmadığı, davacının manevi zarara da uğradığı, tescilin idari işlem konusu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka devir sözleşmesinin iptaline, tescil isteminin reddine, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ‘ERDİR’ ibaresinin davalı şirket unvanından çıkarılmasına, 5.000.00 YTL maddi ve 5.000.00 YTL manevi tazminatın tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Davacı vekili ve davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.