11. Ceza Dairesi 2021/3801 E. , 2024/358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/956 E., 2016/85 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yü
**11. Ceza Dairesi 2021/3801 E. , 2024/358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/956 E., 2016/85 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2014/956 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezanın ertelenmesine ve sanığın 1 yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi 1. Sanığın, söz konusu şirkette sigortalı olarak çalıştığı, bu nedenle katılana karşı vermiş olduğu senette isminin yanında adresi olarak bu yeri yazdığı ve senedi kendi adına imzaladığı, senet üzerinde herhangi bir şirket kaşesinin bulunmadığı, katılanın da sanığın bu şirkette çalıştığını bilmesine göre suça konu senedin sahte olmadığı, geçerli bir senet olması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, 2. Doğrudan maddi zarar doğurmayan eylem yönünden, katılanın zararının giderilmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi 1. Sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, 2. Hükmolunan cezanın ertelenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılana ait evde bazı inşaat - imalat işlerini yaptığı, yapılan işlemler karşılığında katılanın 80.000,00 TL civarında para ödemesi gerektiği, o dönemde daha fazla paraya ihtiyacı olan sanığın, katılandan aldığı 10.000,00 TL fazla meblağ karşılığında, borçlu kısmına hem kendi adını hem de kendisinin sigortalı olarak çalıştığı kardeşi S.'ye ait olan ve sanığın ortağı ya da yetkilisi olmadığı şirketin adını yazıp iki kez imzalamak suretiyle tanzim ettiği suça konu bonoyu katılana verdiği, katılanın, bedeli ödenmeyen senedi ... 4. İcra Dairesi nezdinde takibe koyduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, katılan ile şirketin sahibi olan ağabeyi S.'nin ve kendisinin bulunduğu sırada katılanın işi için sözleşme yaptıklarını, işler devam ederken 10.000,00 TL daha paraya ihtiyaç olduğunu, bundan dolayı senet düzenlendiğini, bu senedi de kendisinin imzaladığını ancak imzayı atarken şirketin sahibi ve yetkilisi olan ağabeyinin ve katılanın durumdan haberdar olduklarını beyan etmiştir. 3. Mahkemece ... İcra Dairesine ait 2013/7009 Esas sayılı takip dosyasının dava dosyası arasına alındığı belirlenmekle yapılan inceleme neticesinde şirketi temsile yetkili olduğunu belirten F.E.'nin 29.08.2013 tarihli Haciz Tutanağında; "Borçtan haberim vardır. Ancak şirketimizin şu anda ödeme gücü yoktur. En kısa zamanda ödenecektir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. 4. Suça konu senedin onaylı bir suretinin dava dosyasında mevcut olduğu görülmekle Heyet tarafından yapılan incelemesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ncı maddesi uyarınca bonoda bulunması gereken zorunlu unsurları taşıdığı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında resmi belge niteliğinde olduğu saptanmıştır. 5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın 17.04.2015 tarihli savunmasında imzayı atarken şirketin sahibi olan ağabeyinin haberinin olduğunu belirtmiş olması ve kendisinin şirket yetkilisi olduğu beyan eden ve ... 4. İcra Müdürlüğünün 2013/7009 Esas sayılı takip dosyası kapsamında tanzim olunan 29.08.2013 tarihli Haciz Tutanağında imzası bulunan F.E.'nin; "Borçtan haberim vardır. Ancak; şirketimizin şu anda ödeme gücü yoktur. En kısa zamanda ödenecektir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın tespiti amacıyla şirket sahibi S.A. ile şirket yetkilisi olduğunu beyan eden F.E.'nin kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla bilgi ve görgüleri tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabul ve uygulama yönünden; reşit olan ve hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği de gözetilerek hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleAntalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2014/956 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.