11. Hukuk Dairesi 2009/2583 E. , 2010/8887 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2000/1313 - 2008/761 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v
**11. Hukuk Dairesi 2009/2583 E. , 2010/8887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2000/1313 - 2008/761 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, dışı ...’in Bayrampaşa ilçesi özel idare müdürü olduğunu, idare adına para çekme, hesabı kullanma, başka hesaplara aktarma, havale yapma yetkisinin bu kişide olduğunu, davalı bankanın dava dışı kurum mutemedi ...’in bu yetkilere sahip olmamasına rağmen bu kişinin işlem yapmasına izin vererek 1996 ila 2000 yıllarında muhtelif tarihlerde gerçekleştirdiği zimmet eyleminde toplam 139.756.792.430 TL’yi zimmete geçirmesine neden olduğunu, bu durumun teftiş raporlarıyla belirlendiğini, mutemet ve özel idare müdürünün açılan ceza davasında mahkum olduğunu, ...’in asıl davaya konu toplam 36 adet 16.876.953.200 TL bedelli çekler üzerinde tahribat yaparak bankadan tahsil ettiğini, tahrif edilmiş çeklerin bu kişiye ödenmesinden dolayı davalı bankanın sorumlu olduğunu, birleşen davada ise ...'in 133 adet çek üzerinde tahrifat yaparak yetkisi olmadığı halde tahsil edip müvekkili idareyi 122.879.839.230 TL zarara uğrattığını, buna davalı bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinin sebep olduğunu ileri sürerek, asıl davada 16.876.953.200 TL’nin, birleşen davada 122.879.839.230 TL’nin (toplam 139.756.792.430 TL’nin) 1996 yılından itibaren bankanın en yüksek aylık faiz oranı ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu olayda bankaya atfedilecek bir kusur olmadığını, tüm çeklerin idarenin mührü ile mühürlenmiş olarak müdür tarafından imzalanmış olarak verdiği talimat dairesinde ödendiğini, çek ödemelerinin tamamının bankaca ...'e yapıldığını, bu kişinin idarenin mutemetlik işlerini yürüttüğünü, Bayrampaşa Kaymakamlığı’ndan şubeye gönderilen 13.08.1999/45-647 ve 11.08.1998/45-772 sayılı talimatlarla müdürün yokluğunda iki defa müdür vekilliği için görevlendirildiğini, şubeye ibraz edilen ve tediye olunan tüm çeklerde resmi mühür ile müdür ...'in imzasının bulunduğunu, çeklerin yasal unsurları taşıdığını, tahrifat, çizinti ve kazıntı görülmediğini, hesaba ilişkin günlük ve aylık ekstrelerin verilmiş olduğunu, davacı idarenin hesap ekstreleri ile ilgili olarak veya hesap mutabakatsızlığı konusunda şubeye herhangi bir itirazda bulunulmadığını, kurum yetkililerinin hesaplara hakim olmamalarından ve kendi iç denetimlerini yerine getirmemelerinden kaynaklandığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 724. maddesindeki düzenleme çerçevesinde somut olaya bakıldığında çekin düzenlenmesi sırasında keşidecinin kusurlu olduğu ve çeki tahrifata elverişli biçimde düzenlediği, hesap ekstrelerinin kendisine gönderilmediği iddiasına karşılık kendisinin de bu ekstreleri talep etme ve hesap hareketlerini dikkatli bir biçimde takip etme gibi bir yola gitmediği, çeklerin çok fazla sayıda olması nedeniyle bu özensizliklerin bariz ve dikkat çekici olduğu, ceza dosyasında davacı memurlarının bu tahrifat nedeniyle mahkum olduğu, davacının, kendi çalışanlarının kusurları nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sorumluluğun tamamen bankada olduğunu ileri süremeyeceği, buna karşılık davacı kusurunun, muhatap bankayı TTK’nun 724. maddesi kapsamındaki sorumluluktan tamamen kurtarıcı bir nitelik taşımadığı, özellikle bankanın davacıya hesap ekstreleri göndermemesi, hesap hareketleri konusunda davacıya bilgi vermemesi, davacı elemanının banka yetkilisiymiş gibi davranmasına ve banka içindeki bankoların arkasına geçerek bazı belgeleri düzenlemesi veya düzenletmesine ve sonra banka yetkililerine imzalatmasına göz yumulmasının bankanın kusurunu oluşturduğu, davacının zarara uğramasında tarafların müterafik kusurunun bulunduğu ve kusurlarının % 50'şer oranında olduğu, tarafların tacir oldukları, bir alacağa faiz istenebilmesi için ödeneceği tarihin belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerektiği, dosyada davalının temerrüdüne dair bir belge bulunmadığından temerrüdün dava tarihinde oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada 8.438,48YTL’nin, birleşen davada 61.349,94YTL’nin dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 4.145.00 TL temyiz harcının temyiz eden bankadan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.