Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2076 E. , 2024/3888 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2076 Karar No : 2024/3888 TEMYİZ EDEN (DAVALI: ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : .. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir ola…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2076 E. , 2024/3888 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2076 Karar No : 2024/3888 TEMYİZ EDEN (DAVALI: ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : .. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu ...'un vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ....tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesince, yetkili vergi dairesince düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak dosyanın yeniden incelenmesi suretiyle, davacı hakkında düzenlenen sorumluluk raporunun incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği borcun, beyannamelerde yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmadığı, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyata dayandığı anlaşıldığından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde belirtilen müteselsil sorumluluk kapsamında değerlendirilemeyecek tespitlerden hareketle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle; Vergi Mahkemesince dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının asıl borçludan veya davacıdan takip ve tahsilinde asıl borçlunun bağlı olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün yetkili olması karşısında, davacının bağlı olduğu .... Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenen ödeme emrinde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığından, davanın kabulü, ödeme emrinin iptali yolunda verilen karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dilekçelerinde yer alan açıklamalar ve yasal dayanaklar doğrultusunda idarelerince tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu Enver Umut'un vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak olarak düzenlenmiş, aynı Kanun'un 2. maddesinin A bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işler yapmak olduğu belirtilmiştir. 3568 sayılı Kanun'un serbest muhasebeci, serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde ise, meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve davacı adına asıl borçlu ...'un sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının dava konusu edildiği ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin E:2020/520 sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, Asıl borçlu ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, mükellefin, 27/01/2016 - 29/12/2016 tarihleri arasında tuğla, kiremit, briket, kaldırım taşı vb. inşaat malzemeleri toptan ticareti faaliyeti, 21/07/2017 - 30/11/2017 tarihleri arasında banyo küvetleri, lavabolar, eviyeler, klozet kapakları, tuvalet taşı ve rezervuarları ile seramikten karo ve fayans vb. sıhhi ürünlerin toptan ticareti faaliyeti ile iştigal ettiği, 30/11/2017 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terk ettirildiği, 2016 yılında muhtasar beyanname bildiriminde bulunmadığı ve işçi çalıştırmadığı, vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken toplam vergi borcunun 24.770,35-TL olduğu, ödenen toplam vergi borcunun ise 266,53-TL olduğu, 2016 yılında Ba-Bs formu vermediği, 2016 yılında mükellefe mal satışında bulunanların da herhangi bir bildirimde bulunmadığı, mükelleften 2016 takvim yılında toplam 116.575.154,00-TL tutarında mal/hizmet aldığını Ba formları ile bildiren şirket ve şahıs firmaları bulunduğu, bunlardan 88.355.222,00-TL tutarında mal/hizmet aldığını bildirenler hakkında sahte belge düzenleme kapsamında vergi tekniği raporları düzenlendiği, 27.716.946,00-TL tutarında mal/hizmet aldığını bildirenler hakkında ise devam eden sahte belge düzenleme incelemelerinin bulunduğu, adına kayıtlı motorlu araç olmadığı, mükellefin ...'un muhasebe işlerini yürüttüğü 2016/Eylül, Ekim, Kasım dönemlerinde beyan ettiği katma değer vergisi matrahı toplamının 82.999.342,72-TL olduğu, 2016/Ocak ila 2016/Ağustos dönemlerinde beyan ettiği katma değer vergisi matrahı toplamının ise 15.792,436,47-TL olduğu, organize biçimde sahte belge düzenleme faaliyeti içinde bulunan 173 mükellef arasında yer aldığı, ...'un organize biçimde sahte belge düzenleme kapsamında incelemeye sevk edilen 173 mükellef arasında bulunan 29 ayrı mükellefin muhasebe işlerini yürüttüğü, kendisinin de aynı kapsamda incelemeye sevk edilen 12 serbest muhasebeci mali müşavir arasında olduğu, tüm bu hususların ...'un mesleki sorumluluğunu yerine getirmediğini gösterdiği, takdir komisyonunca bir matrah takdir edilmesi halinde suça iştirak ettiği belirlenen .... adına bir vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir. Öte yandan, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve .... sayılı görüş ve öneri raporunda da benzer tespitlerde bulunularak, davacının sahte fatura düzenleyen mükelleflerle çalışmayı meslek haline getirdiği, asıl borçlu özelinde de suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları (beyanname vermek, yasal defterleri tutmak gibi) sağlayarak suçun icrasını kolaylaştırma suretiyle sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği kanaatinin oluştuğu belirtilerek, asıl borçlu adına re'sen tarh edilecek vergi, kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizinden müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu tespitler ve davacının tarafı olduğu ilgili dosyalarda yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, asıl borçlunun sahte belge düzenlemek amacıyla kurulan/mükellefiyet tesis ettirilen bir kısım mükellef arasında yer aldığı, otuz yılı aşkın mesleki deneyimi olduğu görülen davacının bir organizasyon dahilinde hareket eden bu mükelleflerden yine aralarında asıl borçlunun da bulunduğu 29 tanesinin muhasebeciliğini yaptığı, bunlardan bazılarıyla aynı iş yerini paylaştığı, sahte fatura düzenleme faaliyetlerini başından beri bildiği, gerek kuruluş/mükellefiyet tesisi, gerekse beyannamelerinin verilmesi gibi eylem ve işlemleri ile sahte fatura düzenleme fiillerine doğrudan katıldığı, bu durumun kesinleşmiş yargı kararlarıyla da somut olarak ortaya konulduğu, çalıştığı mükelleflerin vergisel işlemlerinde de mesleki bilgisine dayalı muhasebe hileleri kullandığı ve yol açılan vergi ziyaı nedeniyle ortaya çıkan kamu alacağından 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesi uyarınca asıl borçluyla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki gerekçeyle ödeme emrini iptal eden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 04/07/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.