Başvuru, Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun milletvekillerine göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle haberleşme özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun milletvekillerine göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle haberleşme özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/3/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 15/6/2015 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 15/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 3/7/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 22/7/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 5/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Hâlihazırda Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda iken dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) üyesi olan eski milletvekilleri Melda Onur ile Hüseyin Aygün'e ve "Kutsal Kitap Bilgilendirme Merkezi" adlı bir yayınevine göndermek istediği mektuplar, Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 12/11/2012 tarihli ve 2012/398 sayılı kararıyla sakıncalı olarak değerlendirilerek alıcısına gönderilmemiştir. Başvurucunun, yayınevine göndermek istediği mektubun alıkonulmasını ayrı bir başvuru formuyla (2013/2260 numaralı bireysel başvuru) şikâyet ettiği anlaşılmaktadır. Gönderilmek istenen mektupların muhataplarının farklı olması sebebiyle, anılan mektuplarla ilgili bireysel başvuruların ayrı ayrı değerlendirilmesi uygun görülmüştür. Söz konusu mektuplardan, eski Milletvekili Melda Onur'a gönderilmek istenen mektubun ilgili kısmı şöyledir:“Sayın Melda Onur,İyi olmanız dileğiyle selam saygılarımı sunuyorum. Ben Kahraman Güvenç. Kırıkkale F Tipi cezaevinde siyasi davadan bağımsız konumdayım. Bulunduğum cezaevinde yaklaşık bir yıldır insani ve hukuki haklarım idare tarafından keyfi olarak gasp edilmektedir. İlgili mercilere yazmama rağmen bir düzelme olmamıştır. Bu hak ihlallerinden dolayı 2012 tarihinden itibaren şartlarım düzelene kadar süresiz açlık grevi eylemine girmiş bulunuyorum. Beni bu eyleme zorlayan koşulları kısaca özetlemek istiyorum:2012 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne iadeli taahhütlü mektup gönderdim. RR.TR barkod kodlu mektubun iki gün gecikmeyle gönderilmiş fakat bu mektup söz konusu tarihten beri kayıptır....Konu ile ilgili 2012 ve 2012 tarihlerinde K.Kale Cumhuriyet Başsavcılığına iki defa suç duyurusunda bulundum. Birinci dilekçem kaybedilirken ikinci dilekçem küçük çaplı yemek almama protestosuyla çıkış yaptırılmıştır. Cezaevi idaresi içeriği hoşuna gitmeyen dilekçeleri işleme koymamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarına hakkım olduğu halde dilekçe yazamıyorum...Bu cezaevine nakil olduğumdan beri depoya alınan ve sözde kayıt altına alınan eşyalarımın çoğu kayıptır. Ayakkabım, iki kitabım ve birçok eşyam kaybedilmiştir....2012 tarihinde bu cezaevine nakledildim. 9 ay boyunca idarenin keyfi-hukuksuz tutumları nedeniyle hiçbir aktiveteye dahil edilmedim. Talep ettiğimde odama girerek eşyalarım dağıtıldı. Revire keyfi olarak çıkarılmıyorum tedavi hakkım engellenmektedir. Akciğerlerimdeki iltihaplanma olduğundan düzenli olarak ilaç kullanmam gerekiyor. İlaçlar eksik ve farklı getirilmektedir. Kontrole gitmem zorunluyken sağlık biriminden sorumlu ve Y. kasti bir şekilde hastaneye gidişimi muayene hakkımı gaspederek gecikmektedirler. Uzman doktor kontrole gelmem gerektiğini söylerken, sağlık biriminden sorumlu K. gecikmeli olarak beni hastaneye başka doktora götürmüş ve muaynemden önce girerek doktora ön bilgi vererek doktoru etkilemektedir. Birşey olmadığını söyleyerek geri getirildim.İdarenin sağlık politikası mahkumu iyileştirmeye değil sağlığını bozmaya yöneliktir. Ve bunu bir baskı aracı olarak kullanmaktadır.Sohbet yerlerinde çay içmek ... tarafından keyfi olarak yasaklandı. Üstelik 3 saat kalmamıza rağmen insani ihtiyacımızı karşılayacağımız bir lavabo dahi yok. 10 saatlik sohbet hakkımın "personel yok" bahanesiyle 6 saat olmaktadır. Bu ve benzeri birçok hakihlali yapılmaktadır. Mahkum da olsam sonuçta insanım ve temel insan hakkımın ve hukuki haklarımından fazlasını istememekteyim. İletişim hakkımın engellenmemesi ve tedavi hakkımın yasal güvenceler çerçevesinde düzenli olarak yapılmasını istiyorum. Bu haklarımın çiğnenmemesi, hukuksuzluğun, hak gasplarının, insanlık dışı uygulamaların son bulması adına başlatmış olduğum açlık grevini yasal-hukuki güvence verilmediği sürece sürdüreceğim. Bu hususta bana yardımcı olmanızı, gerekli duyarlılık ve dayanışma içerisinde olacağınızı umud ediyor selam ve saygılarımı iletiyorum.Not: beni size O.E. arkadaş yönlendirdi. 2012Kendisinin size çok selamları var. Saygılarımla Kahraman Güvenç" Mektubun yazıldığı tarihte milletvekili ve aynı zamanda TBMM İnsan Hakları İzleme Komisyonu üyesi olan Hüseyin Aygün'e gönderilmek istenen mektubun ilgili kısmı ise şöyledir:" T. T.B. MECLİS İNSANHAKLARI İZLEM KOMİSYONU ANKARAKonu: Açlık greviKonu: Komisyonuzla görüşme talebimİyi olmanız dilerken sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Ben 'Kahraman Güvenç' 10 yıldır cezaevindeyim.2012 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine İ.T. dosya gönderdim. Bu tarihten bu yana bu dosyam kayıptır....Konu ile ilgili olarak 27/8/2012 tarihinde suç duyurusunda bulundum. Ancak bu dilekçem de kayboldu...Kaybolan bu mektubum ve idarenin uygulamaların anlatan 2 tane mektup yazdım. Bu mektuplardan birini B. Türkiye temsilciğine ve diğeri ise İzmir İnsan Hakları Derneği Başkanı N.Ş.'e göndermek istedim. Ancak idare bu mektuplarımı göndermek istemedi. Engel olmak istedi. Her iki mektubu İ.T. gönderdiğim halde idare N.Ş. isimli bayana gönderdiğim mektubu T. olarak 3 gecikmeli, B. insanhaklarına yazmış olduğum mektubu ise 4 gün sonra yani açlık gırevinegöndermiyecekti. 2012 tarihinde açlık gırevine girdimondan sonra mektubum gönderildi.Hiçbir eşyam kayıt altına alınmadı...2012 tarihinden 2012 tarihine kadar herhangi bir faaliyete dahil edilmedim...Yukarıda belirttiğim sebeplerden dolayı 2012 tarihinde başlıyarak süresiz süresiz açlık gırevine başlamış bulunmaktayım. Can güvenliğim olmadığı için bir çok hususu yazamıyorum. Cangüvenliğim sağlanana kadar ben bu eylemi sürdüreceğim...Ben açlık grevine başladıktan sonra H.P. İstanbul milletvekili sayın Melda Onur'a bir iyadeli taahütlü mektup göndermek istedim.2012 tarihinde göndermek istediğim bu mektup aradan bir hafta gibi bir süre geçmesine rağmen halen bu mektup gönderilmemiş. Hakeza 2012 tarihinde kutsal kitap yayın evine iyadeli taahütlü mektup gönderdim. Söz konusu idare bu mektubu da engellemektedir.2012 tarihinden başlayarak musluk suyuna lağım suyu karıştırıp öyle vermektedir. Yani ölüm orucuna başlamamı istemektedirler.Sonuç olarak ben şu anda süresiz açlık gırevindeyim. Sorunlarım çözülene kadar ve koşullarım düzelene kadar bu eylemi sürdüreceğimi can güvenliğim olmadığı için komisyonuzla görüşüne kadar bu tavrımı sürdüreceğimi 2012 tarihinden itibaren ölüm orucuna başlayacağımı bilgilerinize saygılarımla sunarken gerekli duyarlılık göstereceğinize olan inancımla sevgi ve selamlarımı sunuyorum.F. TİPİ YÜKSEK GÜVENLİKLİ 2012Kapalı İ.K. A-6 Kahraman GüvençHACILAR KIRIKKALE" İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunca, anılan mektupların tamamının sakıncalı bulunarak alıcısına gönderilmemesine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şu şekildedir: “...hükümlünün mektubunun içeriğinde yer alan ifadalerde kuruma ilk girişi esnasında eşyalarının kayıt altına alınmadığına, ilgili yerlere yazdığı mektupların alıcılarına gönderilmediğine veya kaybolduğuna, kuruma yazdığı dilekçelerinin işleme konulmadığına dair yalan yanlış ve de aksinin kanıtlanması mümkün iddialar ile kurum ve görevlilerini hedef göstermeye yönelik çaba içerisinde olduğu anlaşılmış olmakla birlikte iddiasında yer alan; gönderilmediğini ifade ettiği mektuplarının gönderildiği PTT onaylı çıktılarından, eşyalarının ise kayıt altına alındığına dair hükümlünün imzası bulunan belgeden ve dilekçelerinin gönderildiği uyap kayıtlarından anlaşılmıştır. Bu sebep ile;- Hükümlü Kahraman Güvenç tarafından CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur'a, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'e, Kutsal Kitap Bilgilendirme Merkezine gönderilmek istenen mektupların tamamının sakıncalı bulunarak alıcılarına gönderilmemesine; - ...;karar verilmiştir." Başvurucu bu karara karşı Kırıkkale İnfaz Hâkimliği nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 19/12/2012 tarihli ve E.2012/614, K.2012/554 sayılı kararla başvurucunun şikâyetini reddetmiştir. Şikâyetin reddedilme sebebi şu şekildedir:“Hükümlü Kahraman Güvenç tarafından gönderilmek istenen mektuplarda, cezaevi idaresince yapılan işlemlerin kanuna aykırı olarak yapıldığı intibaanı uyandıracak şekilde yalan yanlış yazılar bulunduğundan, kurumu hedef gösterme gayesi söz konusu olduğundan, cezaevi idaresince sakıncalı bulunarak mektupların gönderilmemesi kararı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ve Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük'ün maddesine uygun olduğundan hükümlünün şikayetinin reddine …” Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi, 4/2/2013 tarihli ve 2013/117 Değişik İş sayılı kararıyla İnfaz Hâkimliğinin kararını usul ve yasaya uygun bularak başvurucunun itirazını reddetmiştir. Anılan karar başvurucuya 13/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 6/3/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Anayasa Mahkemesinin Ahmet Temiz (B. No: 2013/1822, §§ 16-19) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan müdahalelere ilişkin mevzuata yer verilmiştir.