Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4286 E. , 2024/6028 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/4286 Karar No : 2024/6028 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 100-Kasa hesabında izlenen tutarlar için…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4286 E. , 2024/6028 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/4286 Karar No : 2024/6028 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 100-Kasa hesabında izlenen tutarlar için faiz geliri hesaplanmayarak bu gelirin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı 2018 yılı gelir vergisinin, 2018 yılı bütün dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ... K: ...sayılı kararıyla; 100-Kasa hesabında yüksek miktarlarda gözüken paranın gerçekte kasada bulunup bulunmadığı yeterli şekilde araştırılmadan, salt 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan basiretli tacirde bulunması gereken özelliklerden hareketle varsayımsal olarak birtakım değerlendirmelerde bulunularak, 100-Kasa hesabında yüksek tutarlarda para bulunduğu ve bu paradan elde edilen faiz gelirinin kayıt ve beyanlarına yansıtılmadığından bahisle yapılan cezalı tarhiyat ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karara verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda ilişkili kişilerle yapılmış bir işlem tespiti bulunmadığı için salt kasa fazlası sebebiyle örtülü kazanç dağıtımının, dolayısıyla vergilendirilmeden işletme dışına aktarılan bir kazancın, re'sen tarh sebebini gerektiren bir fiilin bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu tarhiyatta ve kesilen cezalarda bu sebeple hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mükellefin faiz gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı, bu nedenle vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: Davacı adına, 100-Kasa hesabında izlenen tutarlar için faiz geliri hesaplanmayarak bu gelirin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı 2018 yılı gelir vergisinin, 2018 yılı bütün dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat" başlıklı 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanun'un "Re'sen vergi tarhı" başlıklı 30. maddesinde, resen vergi tarhının, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olduğu, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının resen takdir olunmuş sayılacağı belirtilmiş, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmaması ve tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen vergi tarhı nedenlerinden bazıları olarak sayılmıştır. Anılan Kanun'un "Özel Usulsüzlükler ve Cezaları" başlıklı 353. maddesinde, elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227. ve 231. maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 240 Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği açıklanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında 2018 yılı gelir vergisine ve 2018 yılı bütün dönemlerine ilişkin geçici vergiye dair düzenlenen ... tarih ve ..., ... sayılı vergi inceleme raporlarında; 2018 yılında 100-Kasa Hesabında bulunan yüksek miktardaki tutarların basiretli iş adamı olarak çeşitli finansal enstrümanlar yoluyla değerlendirilmediği, herhangi bir faiz hesaplaması yapılmadığı, yıl içinde herhangi bir faiz geliri elde edildiğine dair fatura düzenlenmediği ve beyanlara faiz geliri olarak aktarılmadığı, dolayısıyla elde edilen faiz kazancının kayıt ve beyan edilmediği, davacıya kasasında olması gerekenin çok üzerinde nakit tutarların gözüktüğü, bu tutarların gerçekten kasada mevcut olup olmadığı, gerçekten bu tutarların kasada mevcut ise bulunma nedenin sorulduğu, davacı tarafından verilen cevapta "kasada bahsedilen kadar nakit bulunmadığı, yapılan işlerle ilgili olarak yapılan hak edişlerin nakit olarak çekilerek şahsi işlerinde kullanıldığı"nın beyan edildiği, yapılan araştırma ve harici verilere göre, kasada bulunan tutarların mükellefin ilişkili kişi kapsamında değerlendirilecek kişi/kurumlar tarafından kullanıldığını ispat edecek donenin bulunamadığı, bu nedenle, kasa hesabında bulunan paralar için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yönünden değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığı, bu nedenlerle, 100-Kasa hesabında tutarların çeşitli finansal enstrümanlar yoluyla değerlendirilmediği ve elde edilecek kazançtan vazgeçildiğinin kabul edildiği, iç emsale teşkil edecek herhangi bir faiz oranı olmaması nedeniyle T.C. Merkez Bankası reeskont faiz oranı dış emsal olarak dikkate alınarak yapılan adatlandırma sonucu hesaplanması gereken ve kayıt ve beyan dışı bırakılan faiz gelirinin 400.674,78-TL olduğu tespitlerine yer verildiği, bu raporlara dayanılarak re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı 2018 yılı gelir vergisinin, 2018 yılı bütün dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, vergi incelenmesinde davacı tarafından "kasada bahsedilen kadar nakit bulunmadığı, yapılan işlerle ilgili olarak yapılan hak edişlerin nakit olarak çekilerek şahsi işlerinde kullanıldığı"nın beyan edilmesine karşın 100-Kasa hesabındaki günlük nakit ihtiyacını aşan ve adatlandırmaya esas alınan tutarın gerçekte kasada bulunup bulunmadığına ilişkin araştırma ve tespit yapılmadığından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hükmünden hareket etmek suretiyle eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı olarak tanzim edilen vergi inceleme raporlarına istinaden yapılan cezalı tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalının istinaf başvurusunu gerekçeli reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.