2. Hukuk Dairesi 2013/18903 E. , 2014/1137 K. "" MAHKEMESİ :Kayseri 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :16.05.2013 NUMARASI :Esas no:2012/922 Karar no:2013/503 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından; boşanma dışındaki hükümler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere …
**2. Hukuk Dairesi 2013/18903 E. , 2014/1137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kayseri 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :16.05.2013 NUMARASI :Esas no:2012/922 Karar no:2013/503 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından; boşanma dışındaki hükümler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davalının kişilik haklarının saldırıya uğradığına ilişkin bir delil bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddinin bu sebeple sonucu bakımından doğru olmasına göre davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile tedbir nafakasının miktarına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; a-Davacı (koca) tarafından bundan önce 01.04.2011 tarihinde davalı aleyhinde açılan "terk" (TMK.m.164) sebebine dayanan boşanma davası, "ihtar isteğinin samimi olmadığı, davalının dönmemekte bu sebeple haklı olduğu" gerekçesiyle reddedilmiş, karar 03.07.2012 tarihinde kesinleşmiştir. İhtar isteği, davalının önceki kusurlu davranışlarının affedildiğini veya en azından hoşgörü ile karşılandığını gösterir. Bu sebeple ihtardan önceki olaylara dayanılarak artık davalı kusurlu görülemez. Kaldı ki, terk sebebiyle açılan boşanma davasının reddine ilişkin kararın gerekçesinde "davalının dönmemekte haklı olduğu" kabul edildiğine göre, kesinleşen bu gerekçe karşısında "evlilik birliğini yeniden başlatmak için bir girişiminin olmaması" sebebiyle de davalı kusurlu sayılamaz. Terk sebebine dayanan boşanma davasından önce davalı kadının 25.01.2008 ve 21.01.2009 tarihinlerinde açtığı iki ayrı boşanma davasının reddedilmiş olmasının, eldeki dava bakımından artık bir önemi yoktur. Bu yüzden boşanmaya sebep olan olaylarda davalıyı, diğer tarafa göre ağır kusurlu kabul etmek mümkün bulunmamaktadır. Evlilik birliğinin sona ermesinde ve bu sonuca ulaşılmasında davacı (koca) daha fazla kusurludur. Hal böyleyken davalının ağır kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak maddi tazminat talebinin reddedilmesi doğru bulunmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen daha az kusurlu olan davalı yararına Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi gereğince uygun miktarda maddi tazminat takdir etmekten ibarettir. Bu husus nazara alınmaksızın davalının maddi tazminat isteğinin reddi doğru bulunmamıştır.