10. Ceza Dairesi 2019/5520 E. , 2023/9920 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürür…
**10. Ceza Dairesi 2019/5520 E. , 2023/9920 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/458 Esas, 2015/159 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, bozulmasına karar verilmesini talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre) [adres satırı maskelendi] Turunçlu Mahallesinde oturduğu, uyuşturucuların ise annesinin ikamet ettiği Akbelen Mahallesinde ele geçirildiği, sanığın kullanmak için aldığını beyan ettiği uyuşturucuyu kullanmak istediği zaman her an elinin altında bulundurması gerekirken farklı bir adreste bulundurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumun sanık hakkındaki ihbarı da doğruladığı, bu nedenlerle sanığın suç vasfını değiştirmeye yönelik savunmalarına itibar edilmediği, uyuşturucu maddelerin sanığın annesine ait ikamette ele geçirildiği, sanığın ise farklı bir adreste oturduğu, sanığın istihbari bilgi dışında aleyhine somut bir delil yokken polis merkezine gelerek uyuşturucunun kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, bu savunmasına istinaden parmak izi incelemesi beklenmeden sanık hakkında kamu davası açıldığı, uyuşturucu madde üzerinde sanığın parmak izinin tespitinin kamu davası açıldıktan sonra belirlendiği, sonuç olarak sanığın aleyhine somut bir delil yokken annesine ait evde yakalanan uyuşturucunun kendisine ait olduğunu kabul ederek suçunun ortaya çıkarılmasını sağladığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulandığı, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında hapis cezasının alt sınırının 10 yıl olduğu ve bu miktarın pek çok suçun cezasına nazaran oldukça yüksek bir miktar olduğu, ele geçirilen uyuşturucunun miktarı itibarıyla hapis cezasının bu nedenle alt sınırdan belirlendiği, ancak ticari amaçla bulundurulan 1 gram esrar ile 518 gram esrara da aynı cezanın verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı ve caydırıcı olmayacağı kanati ile adli para cezasının alt sınırının ise takdiren 120 gün olarak belirlendiği, gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE [adres satırı maskelendi] 22.11.2014 tarihli Arama El Koyma ve Yakalama Tutanağı içeriğine göre, Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.11.2014 gün ve 2014/2074 D.İş sayılı arama ve el koyma kararına istinaden aynı gün 17.50 sıralarında belirtilen ikamette yapılan aramada herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı, ikamet sahibi Azime ve aramaya refakat eden muhtara aramalardan dolayı zarar ve ziyanının olup olmadığı sorulduğunda yoktur demeleri üzerine ikamette yapılan aramalara aynı gün saat 18.20 sıralarında son verildikten sonra, Azime'ye ikametine ait deponun olup olmadığı sorulduğunda Azime'nin "Apartman girişinde motorların konulduğu küçük bir ortak deponun olduğu ve yukarıda da kendilerinin kullanmış olduğu bir yerin bulunduğunu" beyan etmesi üzerine binanın damına çıkıldığında 8 numaralı dairenin tam üst kısmında bulunan asmanın altındaki tahta divanın altına gizlenmiş vaziyette siyah renkli naylon poşet içerisinde suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, Soruşturma aşamasında hakkında 25.11.2014 tarihinde Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verilen Azime'nin müdafi eşliğinde alınan beyanında, evde yapılan aramada herhangi bir şey bulamadıklarını, depo olarak kullandıkları bir yer olup olmadığını sorduklarında apartmanda çatı katında bulunan depoyu kullandığını söylemesi üzerine dairenin üzerinde olan bu depoyu aradıklarında siyah poşet içinde bir şey bulduklarının söylendiğini, polislere ne olduğunu sorduğunda esrar olduğunu söylediklerini, poşetin oraya ne zaman kim tarafından bırakıldığını bilmediğini, oğlunun en son bayramda ziyaretine geldiğini, bayramdan bu yana evine hiç gelmediğini, beyan ettiği anlaşılmakla; Yukarıda anılan arama kararının içeriğinde ikametin müştemilat veya eklentilerinde de arama yapılabileceğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı ve tutanak içeriğinden, suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerin söz konusu ikamete ait olup olmadığı veya bağımsız bir bölüm ya da eklenti niteliğinde olup olmadığı anlaşılamadığından, bu hususun araştırılarak eklenti veya bağımsız bölüm niteliğinde olup olmadığının tespiti halinde, bu kısımda yapılan aramaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde verilmiş "adlî arama kararı" ya da "yazılı arama emri" dosya içinde bulunmadığından, "adli arama kararı" veya "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin dosya içine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/458 Esas, 2015/159 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.