1. Hukuk Dairesi 2009/11210 E. , 2010/1538 K. "" MAHKEMESİ : SAMANDAĞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/04/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı 3870 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan kaydın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın bir kısmının keşfen belirlenen kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle…
**1. Hukuk Dairesi 2009/11210 E. , 2010/1538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SAMANDAĞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/04/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı 3870 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan kaydın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın bir kısmının keşfen belirlenen kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 16.2.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili Avukat .... geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme konusu 3870 parsel sayılı taşınmazın öncesini teşkil eden 340 sayılı parselin 14.2.1937 tarihinde dava dışı şahıslar adına kadastro ile tespit görüp, tescil edildiği anlaşılmaktadır. Her nekadar, çekişmeli taşınmazın belirlenen kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kalan bölümü devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak (Anayasanın 43, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/C maddesi gereğince) yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de; 25.2.2009 tarihinde kabul edilip, 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmasızın uygulanır" ve 3. maddesi ile eklenen geçici 10. maddesinin " bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki hükmü gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 14.2.1937 ile davaların açıldığı tarihler arasında 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir.