T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/05/2022 DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/05/2022 DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ... plakalı araçla yoluculuk ederken 08/06/2020 tarihinde dava dışı ...'nın sevk ve idaresinde olan ... plakalı araçla çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, bu durumun ... tarafından sunulan kabul evrakı ile sigorta şirketine bildirildiğini, aracın tamirat bedelinin 13.000,00 TL olarak belirlendiğini, araçta değer kaybının meydana geldiğini beyan ederek; araç hasar onarım bedeli olan 13.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsiline, şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tutarının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete hasar aşamasında yapılmış olan herhangi bir başvuru bulunmadığını, kusur konusunda hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması geretiğini, zira sigortalılarının kusur oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumluluklarına gidilebileceğini, iddia olunan araç hasar onarım bedeli ve değer kaybı tutarlarının son derece fahiş olduğunu, zararın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...günü, saat ... sıralarında, Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı otomobil ile ... numaralı sokağı takiben seyir halinde iken olay mahalli olan kavşağa gelip bu kavşakta sola dönüşle ... numaralı sokağa geçiş yapıp ... Bulvarı istikametine gitmek istediği sırada aracının sağ yan ön kısımlarıyla, sağ tarafındaki ... numaralı sokağı takiben gelip aynı istikamete seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışmaları neticesinde yabancı plakalı otomobilde meydana gelen maddi hasara konu trafik kazasının meydana geldiği, davacı sürücü ...'in, idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşakta dönüşe geçmeden evvel görüş alanını kontrol altında bulundurması, sağ tarafından yaklaşan otomobilin hız ve yakınlığını dikkate alması ve geçiş/dönüş manevrasını kavşağın müsait olduğundan emin olduğu bir anda gerçekleştirmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin kavşakta geçiş/dönüş manevrası yaptığı anlaşılmış olup, meydana gelen olayda; tali yani %30 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı sürücü ...'nın, idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşağa giriş yapmadan evvel istikamet yönüne konumlandırılmış "DUR" levhasını dikkate alarak durması, ilk geçiş hakkını sol tarafından gelip bu kavşakta geçiş/dönüş manevrası yapan diğer sürücü idaresindeki otomobile vermesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin mevcut seyir hızıyla kavşağa yaklaşıp hatalı bir şekilde giriş yaptığı sırada kavşak müşterek alanı içerisinde diğer sürücü idaresindeki otomobil ile çarpıştıkları anlaşılmış olup, meydana gelen olayda; asli yini % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusunlu bulunduğu Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 04/06/2021 tarihli raporu ile mütalaa edilmiş, rapor, oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunduğundan yeniden rapor alınmasına yönelik davalı vekilinin itirazları yerinde görülmemiş, hükme esas alınmıştır. Dosya tazminat ve sigortacı bilirkişisine verilmiş, verilen raporda, dava konusu ... plaka sayılı ... Model ... Şasi numaralı araç için resen yapılan piyasa araştırmalarında kaza tarihi itibariyle yedek parça ve işçilik tutarının 11.016,95 TL + KDV (% 18 = 1.983,05 TL) = 13.000,00.-TL olduğu, serbest piyasa şartlarına göre dava konusu araçta kaza tarihi itibariyle oluşan değer kaybı tutarının ise 10.000,00 TL tutarında olduğu bildirilmiştir. Rapora itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin başvuru tarihi olan 22/07/2020 tarihi dikkate alındığında temerrüt tarihinin 8 iş günü ilavesi ile 04/08/2020 tarihinde temerrüt halinde olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili 09/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı açısından netice-i talebini 10.000,00 TL'ye çıkartmış ve harcını yatırmıştır. Her ne kadar davacı vekilinin verdiği talep sonucunu arttıran dilekçesi ıslah konulu ise de bu dilekçe ıslah dilekçesi olarak değerlendirilemez. Zira tazminat miktarının davanın başında belirlenebilir nitelikte olmaması nedeniyle, dava belirsiz tazminat davası olarak açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda tazminat miktarı belirlenebilir hale geldiğinden, tazminat miktarı somutlaştırılarak belirli hale getirilmiştir. Aslında teknik manada bir ıslah bulunmayıp, belirsiz tazminat talebi, belirli hale getirilmiştir." gerekçesiyle "davanın kısmen kabulüne, temerrüt tarihi olan 04/08/2020 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 16.100,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu aracın yabancı plakalı araç olup genel şartlar gereği yabancı plakalı araçların teminat kapsamında olmadığı gibi akabinde uyuşmazlık konusu aracın yabancı plakalı olması nedeniyle husumetin müvekkili şirkete değil, motorlu taşıtlar bürosuna yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, aracın yabancı plakalı olup değer kaybı hesaplamasına konu edilmesinin mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olacağını, kusur oranları açısından en doğru ve en geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasına bağlı araçta oluşan hasar bedeli ile değer kaybına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, zarar gören aracın davacıya ait ve yabancı plakalı olması nedeniyle KTK'nın 91/5. maddesi uyarınca 3. kişilere vereceği zarara yönelik ancak yeşil kart sigortasının gerekli olmasının davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağına, bu anlamda davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sebebiyet verdiği davaya konu zararda davalı sigorta şirketinin KTK 91 vd. maddeleri uyarınca araç işleten ile birlikte müteselsil sorumluluğunun ve husumetinin bulunmasına, dosya kapsamında yer alan ve hükme esas alınan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne ait bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamasına, yine dosyada yer alan 16/12/2021 tarihli değer kaybı ve hasar tazminatına yönelik hazırlanan bilirkişi raporunun davacının aracında gerçekleşen kaza nedeniyle oluşan hasar ile uyumlu ve aracın ikinci el piyasa değeri ile kaza sonrasındaki ikinci el piyasa değeri sonrasındaki fark gözetilerek değer kaybının belirlenmesi bakımından hükme esas alınmasında ve hasar tazminatı hesabında belirlenen rayiç yedek parça ve işçilik değerlerinin belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin ilk derece mahkemesi tarafından davacı tarafça sigortaya yapılan başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olarak belirlenmesi nedeniyle mahkemece faiz başlangıç tarihi yönünden hükümde herhangi bir aykırılığın bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... Sigorta (... Sigorta A.Ş.) vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.099,79 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 275,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 824,79 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 30/12/2025 ...