Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/10304 E. , 2024/9492 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/10304 Karar No : 2024/9492 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili: Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/10304 E. , 2024/9492 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/10304 Karar No : 2024/9492 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili: Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamına giren bir suçlama bulunduğundan anılan maddede güvence altına alınan ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, örgütle iltisakını veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, iltisak ve irtibat kavramlarının kanunlarda tanımlanmayan, belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, talimat tarihinden çok önce açtığı Bank Asya hesabına değişik zamanlarda para yatırdığı ve bu paraları çektiği, olağan bankacılık işlemleri için kullandığı hesabında sadece para yatırma işlemleri üzerinden değerlendirme yapıldığı, kim tarafından, ne zaman ve ne şekilde hazırlandığı bilinmeyen kodlama listesinin delil niteliğinin bulunmadığı, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kim tarafından hangi kriterlere göre hazırlandığı bilinmeyen kurum kanaatinin yasal dayanağının bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, AİHM tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda ByLock kullanımının, yasal bir bankaya para yatırılmasının ya da yasal sendika veya derneklerde üyelik kaydının bulunmasının silahlı terör örgütüne üye olma suçuna delil olamayacağının belirtildiği ve AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve 7. maddesinde düzenlenen kanunsuz suç ve ceza ilkesinin ihlal edildiğine karar verildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacının 24/08/2016 tarihli onay ile istihbarat branşından çıkarıldığı tespitine yer verilmişse de, söz konusu branştan çıkarılma işleminin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.