T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/187 - 2026/396 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/187 KARAR NO : 2026/396 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2023 NUMARASI : 2022/237 E. - 2023/376 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/187 - 2026/396 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/187 KARAR NO : 2026/396 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2023 NUMARASI : 2022/237 E. - 2023/376 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/07/2023 tarih ve 2022/237 E. - 2023/376 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının ve T/02340 nolu tanınmış markasının bulunduğu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin "... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2022-M-6238 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkiline ait markanın dava konusu markanın içinde aynen yer aldığını, başvuruya konu markayı gören tüketicilerin aklına müvekkili şirketin “...” ibareli markasının geleceği ve müvekkilinin seri markalarından biri zannına kapılacakları, bu sebeple, itiraza konu markanın müvekkili markası ile benzer olduğunun ve tüketiciler nezdinde iltibasa sebep olacağının kabulünün gerektiği, davalı şirketin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yararlanacağını, itiraza konu markanın müvekkili şirkete ait "..." markalı ürünlerin 2. elini çağrıştırdığını, müvekkiline ait tanınmış markanın tescilli olmadığı diğer sınıflarda da benzer markaların tescilini engelleme olanağı bulunduğu, emtia benzerliğinin gerçekleştiğini, dava konusu markanın müvekkiline ait ticaret unvanı ile de iltibas oluşturduğu ileri sürerek, ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-6238 sayılı red kararının iptaline ve 2020/144007 sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmektedir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin otomotiv sektöründe 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin müvekkili şirket ile aynı veya benzer alanlarda faaliyet gösterdiğine dair somut hiçbir veri bulunmadığı, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkili markasının bütün olarak algılandığını, müvekkili markasının "... ..." markasının oldukça ayırt edici özellikler taşıdığını, uzun senelerdir otomotiv alanında faaliyet gösteren tanınmış bir marka olan müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği sektörde davacı şirketin tanınırlığını kullanmaya ihtiyacı bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği; davaya konu markada kırmızı renkte yazılarak vurgulanan "..." ibaresinin, davacı markalarında ise "..." ibaresinin asli ve baskın unsur olduğu; davaya konu markanın davacı markalarında yer alan kelimenin ilk 3 harfini aynen içerdiği, davaya konu markanın bu ibarenin devamında "..." ibaresini içerdiği; "..." ibaresinin tüketici tarafından bir bütün olarak algılanacağı; bu terimin marka olarak değerlendirilmeyeceği; markadaki "..." ibaresinin kırmızı renk ile vurgulandığı ve "..." ibaresinden gri renkte dikey bir şerit ile ayrıldığı; davaya konu marka ile davacı şirkete ait "..." ibareli markaların ortalama tüketici nezdinde görsel bakımdan benzer olmadığı; işitsel ve kavramsal bakımdan da benzer olmadığı; taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirme veya karıştırılma ihtimali bulunmadığı; dava konusu marka ile davacıya ait "..." ibareli marka arasında işaret benzerliği bulunmadığından tanınmışlık iddiasından kaynaklı nispi tescil engeli şartlarının somut olayda vücut bulmadığı, "..." ibaresi ile davaya konu "... ..." ibareli markanın görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzer olmadığı düşünüldüğünden, SMK’nın 6/6. maddesi kapsamında ticaret unvanına dayalı korumaya ilişkin aranan şartların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin sektöründe tanınmış olduğunu, markasının da tanınmış marka ile tescil ettirildiğini, dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, emtia benzerliğinin de oluştuğunu, tanınmışlık itirazının reddinin gerekçelendirilmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının da dikkate alınmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, zira, taraf markalarında markasal algıyı üzerinde toplayan kelimelerin "..." ve "..." ibareleri olduğu, bu hale göre dava konusu markanın kavramsal olarak farklılaştığı; dava konusu markada "..." ibaresinin dikey bir şerit ile "..." ibaresinden ayrılmasının da markaları görsel ve işitsel olarak uzaklaştırdığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği; taraf marka işaretleri benzer olmadığından, tanınmışlık iddiasının da somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı; öte yandan davacı vekili bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını ileri sürmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.