10. Hukuk Dairesi 2024/3916 E. , 2024/4652 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1027 E., 2021/1082 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/458 E., 2019/115 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesin…
**10. Hukuk Dairesi 2024/3916 E. , 2024/4652 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1027 E., 2021/1082 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/458 E., 2019/115 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının 1983 yılında davalı işverene ait çıraklık okuluna başladığını, davalıya ait çıraklık okulunda iki gün teorik aldığını, geri kalan günlerde ise fiilen üretime katılarak çalışmasına devam ettiğini, çıraklık okulunu bitirdikten sonra da 1984 yılının Ocak ayı başında aynı işyerinde işçi olarak fiilen çalışmaya başladığını beyanla 1983 yılı Ocak ayı - 1984 yılı Ocak ayı arasındaki hizmet süresinin haftalık üç gün üzerinden; 1984 -1987 yılları arasında kalan hizmet süresinin ise tam zamanlı olarak hesaplanarak 1983 yılı Ocak ayının sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti ile 1987 yılı sonuna kadar işçi olarak kesintisiz çalıştığının tespiti ile Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesinin talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı .... Tic. A.Ş. vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili şirkette çırak statüsünde çalıştığını ve çırak statüsündeki çalışmasının 01.01.1987 tarihinde son bulduğunu, çalıştığı dönemde yürürlükte olan 2089 Sayılı Çırak-Kalfa ve Ustalık Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, davacıya ait iş kazaları ile meslek hastalıkları ve hastalık sigortası kollarına ait primlerin müvekkili şirket tarafından tam ve eksiksiz olarak yatırıldığını, davacının müvekkil şirketteki çırak statüsündeki çalışmasının İş Kanunu’na tabi olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde davacının 21158.35 sicil sayılı dosyada işlem gören BMC San. Tic. A.Ş.’de tespit istediği tarihlerde çalışmasının olmadığının görüldüğünü, davacının 03.06.1968 doğumlu olup, tespitini istediği tarihte 18 yaşından küçük olduğunu, bu nedenle 506 sayılı Kanun'un 60/G ve geçici 54 üncü maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin Ocak 1983 olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca davacının tespitini istediği dönemlerde çırak olarak çalıştığını belirttiğini, çıraklık ilişkisinin hizmet sözleşmesine dayalı bir çalışma niteliği bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, "... yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatları ile dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dinlenen tanıklar tarafından “davacının işyerinde çıraklık okuluna gitmediği dönemlerde üretim işçisi olarak çalıştığı” beyan edildiğinden davacının işyerinde geçen bir kısım çalışma süresinin tüm sigorta kollarına tabi olması gerektiği, diğer taraftan talep dönemi bordrolarda ismi bulunan tanık ...'ün beyanında davacının çalışma süresi olarak 4-5 yıl çalıştığına ilişkin beyanı esas alınarak, davacının 17.09.1984-02.06.1986 tarihleri arasında ayda 12 gün tüm sigorta kolları kapsamında çalışmalarının bulunduğu, 03.06.1986-31.12.1987 tarihleri arasında ise sürekli ve kesintisiz çalışmalarının bulunduğu, davacının 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca 18 yaşını doldurduğu 03.06.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespit edilebileceği sonuç ve kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. davanın kabulü ile davacının 21158.35 sicil nolu işyerinde 16.08.1986-31.12.1986 tarihleri arasında,1986/2. dönemde 16 gün ve 19.184 TL prime esas kazançlı 1986/3. dönemde 45 gün ve 53.955 TL prime esas kazanlı olmak üzere toplam 61 gün çalıştığı, bu çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi anlamında tüm sigorta kollarına tabi çalışma kabul edilmesi gerektiğinin ve sigorta başlangıç tarihinin de 16.08.1986 olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespiti..." gerektiği gerekçesiyle, Davanın kabulü ile davacının 21158.35 işyeri sicil numaralı BMC San ve Tic. A.Ş. unvanlı işyerinde 17.09.1984-02.06.1986 tarihleri arasında ayda 12 gün üzerinden asgari ücretle ve kısmi olarak tüm sigorta kolları kapsamında toplam 248 gün çalıştığı, 248 günlük çalışmasının fer’i müdahil Kuruma bildirilmediğinin tespitine, davacının 21158.35 işyeri sicil numaralı BMC San ve Tic. A.Ş. unvanlı işyerinde 03.06.1986-31.12.1987 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücretle sürekli ve kesintisiz 567 gün çalıştığı, 567 günlük hizmet süresinin fer’i müdahil Kuruma bildirilmediğinin tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarihe göre 03.06.1986 olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin tespitine,karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı .... Tic. A.Ş. vekili, davalı işveren vekili, yerel mahkemece davacının 1983 yılına dair istemleriyle ilgili bir karar verilmediğini, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından değerlendirilmeyen zamanaşımı unsuru yönünden bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirkette çalıştığı dönemde yürürlükte olan 2089 Sayılı Çırak-Kalfa ve Ustalık Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, davacıya ait iş kazaları ile meslek hastalıkları ve hastalık sigortası kollarına ait primlerin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak yatırıldığını, Yasaya göre çırak olarak çalışanların uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulamayacaklarını, davacı tarafın tanık anlatımlarının hükme ya da rapora esas alınmasını kabul etmediklerini beyanla eksik incelemeye dayalı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.İstinaf kanun yoluna başvuran fer'i müdahil Kurum vekili, davacının dava dilekçesinde 1987 yılına kadar çalıştığını iddia etmesine karşın mahkemece 1987 yılının sonuna kadar tespit yapılmasının yerinde olmadığını, davacının çıraklık dönemindeki ilişkisinin hizmet sözleşmesine dayalı bir çalışma olmadığını, çıraklık döneminde iddia edilen çalışmalarının uzun vadeli sigorta kolundan tespitine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, Kurum yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alındığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. 03.06.1968 doğumlu davacı ...’ün Pınarbaşı/İzmir adresinde bulunan 21158.35 işyeri sicil numaralı BMC San ve Tic. A.Ş. işyerinden düzenlenen ve 16.10.1984 tarih, 772680 vr sayısı ile Kurum kayıtlarına intikal eden 17.09.1984 tarihli işe girişi gösterir ilk işe giriş bildirgesine istinaden 10128460 ss numarası ile tescil edildiği, adına hizmet bildirimi yapılmadığı, hizmet döküm cetveline göre çalışmalarının 21158.35 sicil nolu davalı işyerinden 1986/1. (01.01.1986) tarihinden itibaren Kuruma bildirilmeye başlandığı, 1986/01., 02. ve 03. dönemlerde yapılan toplam (120 + 119 + 114 = 353 günlük hizmetlerinin bilahare verilen iptal bordroları ile iptal edildiği, sonraki hizmetlerinin ise 241400.35 sicil nolu dava dışı bir başka işyerinden 01.07.1988 tarihinden itibaren Kuruma bildirilmeye başlandığı, davacının 12.01.2017 tarihli dilekçesi ile yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, bu talebinin Konak SGM’nin 15.02.2017 tarihli yazısı ile ilk defa 01.07.1988 tarihinde çalışmaya başladığı tarihten 15.02.2017 tarihine kadar 28 yıl 7 ay sigortalılık süresi ve 30.11.2016 tarihi itibariyle 9597 gün MYÖ sigortaları primi ödediği tesbit edildiğinden, 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun'la değişik geçici 81 inci maddesinin 4759 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile değiştirilen 1inci fıkrasında yapılan değişiklikle kademeli geçiş süresi öngörüldüğünden 51 yaş şartını tamamlaması halinde talebinin değerlendirileceğinin bildirildiği, davalı işveren vekilinin 16.11.2017 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu dönem bordrolarının incelenmesinde; 21158.35 işyeri sicil numaralı BMC San ve Tic. AŞ tarafından düzenlenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına Tabi Olmayanlar için düzenlenen 1984/3, 1985/1, 2, 3 ve 1986/1, 2, 3 dönem 4 aylık bordrolarında davacının isminin bulunduğu görülmektedir. Dosya kapsamında bulunan Bornova Kaymakamlığı Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğünün 04.12.2017 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere davacının 31.10.1984 tarihinde davalı şirket ile sözleşme hazırlayarak 2089 sayılı Kanun'a göre kayıt olmuştur. Tanık ... beyanına göre çıraklık 3 yıl sürmektedir. Davacı çırak olarak işe girmiştir. Tanık ... beyanına göre davacı çırak olarak işe girmiştir. Bir yıl sonra işçi olmuştur. Tanık ... beyanına göre çıraklar 2 gün okullardaki gibi eğitim almakta diğer günlerde ise çalışanların yanına pratik yapmak üzere verilmektedir. Davacının 17.09.1984 tarihinde ilk işe giriş bildirgesi ile kuruma çırak olarak bildiriminin yapılmış olması, 1984-1986 arası çırak olarak dönem bordrolarının düzenlenmiş olması karşısında 17.09.1984 tarihinden itibaren 3 yıllık sürede çırak olduğunun kabulü zorunludur. Nitekim tanık Mithat beyanı ile çırakların üretime dönük değil eğitim amaçlı diğer çalışanların yanına makineye verildikleri sübuta ermiş bulunmaktadır. Yine ... anlatımı ile çıraklığın 3 yıl sürdüğü görülmektedir. Dinlenen bordro tanıklarının çoğunluğu davacıyı tanımamaktadır. Tanıyıp davacı hakkında beyanda bulunanlar da net tarihler vererek davacının çalışma süresi ve şartları konusunda kanaat oluşturacak düzeyde beyanda bulunabilmiş değildir. Şu halde hem davacının çıraklık eğitimi kapsamında işyerinde bulunduğuna ilişkin kayıtlar hem de tanık beyanlarının ispata elverişli olmaması (Aradan geçen uzun zaman nedeniyle eylemli çalışmanın varlığı ve ne şekilde olduğunun hatırlanmasının beklenemeyeceği açıktır.) nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. .." gerekçesiyle istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulünün gerektiğini beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun n 2 nci, 3/II-B, 6 ncı, 79 uncu, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4 üncü, 5 inci,16 ncı maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesi, 14 üncü maddesi, Geçici 4 üncü maddesi hükümleridir. 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür. Öte yandan aynı Kanun'un 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35 inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir. 05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4 üncü maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunu'nun 5 inci maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16 ncı maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 19.06.1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14 üncü maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, Geçici 4 üncü maddesinde ise Kanun'un 25 inci maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır. Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (... Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130). 3. Değerlendirme 1.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, 03.06.1968 doğumlu olan davacı adına davalı ... ve Tic. A.Ş. ünvanlı işverenin 21158.35 işyeri sicil numaralı işyerinden davacı adına ilk olarak 17.09.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, 1986/1-3. dönem arası toplam 353 gün süreli uzun vadeli sigorta kollarından bildirim yapıldığı, daha sonra Kurum tarafından kısa vadeli sigorta kollarına tabi çalışma niteliğinde olduğunun belirlendiği belirtilerek iptal edildiği, öte yandan Bornova Kaymakamlığı Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğünün mahkemeye verdiği cevapta davacının 31.10.1984 tarihinde davalı şirket ile sözleşme hazırlayarak 2089 sayılı Kanun'a göre kayıt olduğunun belirtildiği, davacının kaynakçı olduğu, davacının dava konusu dönemde çırak olarak çalışıp çalışmadığı hususu tam olarak açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 2.Buna göre Mahkemece, davacının dava konusu dönemde çırak olarak çalışıp çalışmadığı araştırılmalı,bu kapsamda dava konusu dönemde işyeri bordrosunda yer alan bordrolu çalışanlar dinlenmek suretiyle, iş yerinde davacının tam olarak hangi işleri yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği belirlenmeli, dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, böylelikle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.