9. Ceza Dairesi 2023/13734 E. , 2024/1353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1382 E., 2022/711 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyete dair hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. S
**9. Ceza Dairesi 2023/13734 E. , 2024/1353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1382 E., 2022/711 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyete dair hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanık ... müdafiinin 08.04.2022 tarihli süre tutum dilekçesi sonrası yapılan gerekçeli kararın tebliği üzerine gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı, süre tutum dilekçesinde ise temyiz sebebi göstermediği anlaşılmıştır. Belirtilen durumlar haricinde sanıklar haklarında verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar haklarında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2015 tarihli, 2015/47637 Esas sayılı iddianamesiyle, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli, 2015/420 Esas, 2021/351 Karar saylı kararı ile; sanıklar ..., ... ve ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ..., ... ve ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli, 2021/1382 Esas, 2022/711 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine; diğer sanıklar haklarında ise duruşma açılmasına karar verilerek sanıklar ..., ... ve ... haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde vajinal yoldan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ..., ... ve ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.11.2022 tarihli ve 9-2022/103580 sayılı, kısmi ret, kısmi onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan hüküm kurulduğu, takdiri indirim nedenlerinin soyut gerekçelerle uygulandığı, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulama olanağı bulunduğu halde uygulanmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasından ceza verildiği, zincirleme suç hükümleri uygulanırken alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm verildiği ve dilekçesinde belirttikleri diğer sebeplere yöneliktir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyet gerekçesine delil olarak gösterilen olayın intikal şekli ve süresi aynı zamanda karşı oyda beraat gerekçesi olarak belirtildiği, mağdurenin sanıkla yaşadığı iddia edilen cinsel birlikteliğin rızasıyla olup olmadığı hususunda çelişkili ifadelerde bulunduğu, mağdurenin telefonunun incelenmesinde ortaya çıkan yazışmaların sanığın suçsuzluğunun kanıtı olduğu, sanıkla mağdure arasında husumet olduğu, mağdurenin maddi gerçeği gizlemek zorunda kaldığı, suç tarihinin tam tespit edilememesinin sanık aleyhine yorumlandığı, olayın geç intikal ettiği, şikayetin uzun süre sonra yapılmasının lehe olan delillerin toplanmasına engel olduğu, mağdurenin kemik yaşı tespitinin yapılmadığı, tanık ...'nın mahkemede gerçeği ifade ederek mağdurenin baskısıyla ifade verdiğini beyan ettiği, adli tıp raporlarının eksik hazırlandığı, mağdurenin ruh sağlığının başka sebeplerle bozulmuş olabileceği, lehe olan tanıkların dinlenmesine yönelik taleplerin reddedildiği ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir. D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın savunması aleyhine başkaca bir delil bulunmadığı, sanığın birbirini doğrulayan savunmalarına itibar edilmesi gerektiği, sanık lehine kararın bozulması ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir. E. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin duruşmada hazır edilmediği, sanıkla ilişki tarihinin tam olarak tespit edilmesi gerektiği, aldırılan ruh sağlığı raporunda sanığın eyleminin mevcut bozulmayı artırdığının yazıldığı ancak rızaya dayalı ilişkiyle bunun mümkün olmamasının gerektiği, mağdurenin yaşı konusunda sanığı kandırmış olabileceği, sanığın savunmasının aksine mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin kendisine tefhim edilen karara karşı 08.04.2022 tarihli süre tutum dilekçesinden sonra usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen gerekçeli karara karşı aynı Kanun'un 295 inci maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süre içerisinde temyiz dilekçesi vermediği, süre tutum dilekçesinin ise dosyaya özgülenebilecek herhangi bir temyiz sebebi içermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanunun 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar vermek gerekmiş, bu nedenle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında reddine karar vermek gerekmiştir. C. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı,dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir. D. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Yönünden Kurulan Hükümlere Yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işleyen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 nci maddesinin dördüncü ve beşinci maddeleri hükümleri de dikkate alınarak aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilecek ceza üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sonucu bulunacak miktarın, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbikiyle bulunacak ceza üzerine eklenerek, sanıkların cezasının belirlenmesi gerekirken, zincirleme suç hükümlerinin önce uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, bozma gerekçesine istinaden Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. E. Sanık ... Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Yönünden Kurulan Hükme Yönelik İlk Derece Mahkemesi gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 15.12.2021 tarihli raporunda, mağdurede ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travma sonrası stres bozukluğu denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının sanıklar ..., ... ve ...'ın eylemlerine bağlı olarak ayrı ayrı bozulduğu, sanık ...'in eyleminin ise bu bozulmayı arttırdığının bildirilmesi karşısında, sanığın eyleminin mağdurenin ruh sağlığını ayrıca bozmadığı anlaşıldığından, hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile artırılması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş, bozma gerekçesine istinaden Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm ile Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafii ve katılan Bakanlık vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli, 2021/1382 Esas, 2022/711 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanıklar Haklarında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (D) ve (E) bölümlerinde açıklanan nedenle sanıklar ..., ... ve İnsel müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli, 2021/1382 Esas, 2022/711 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi. ...