Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/14027 E. , 2024/991 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/14027 Karar No : 2024/991 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … 4- … 5- … 6- … VEKİLLERİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir İli, Bayraklı İlçesi, … Ma…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/14027 E. , 2024/991 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/14027 Karar No : 2024/991 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … 4- … 5- … 6- … VEKİLLERİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir İli, Bayraklı İlçesi, … Mahallesinde ve tapunun … ada, … sayılı parselinde kayıtlı davacıların maliki olduğu taşınmazların da içinde bulunduğu alanın 07/05/2021 tarihinde askıya çıkan İzmir İli, Bayraklı İlçesi, … ve … Mahallelerinde bulunan muhtelif parseller ve bir kısım tescil harici alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği açıklama raporunda da belirtildiği üzere rezerv yapı alanı (3.proje alanı) olarak kabul edilmesine ilişkin işlem ile proje alanındaki uygulamaların 6306 sayılı Kanunun 6/A maddesi uyarınca re'sen yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Bakanlık işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; proje alanındaki uygulamaların 6306 sayılı Kanunun 6/A maddesi uyarınca re'sen yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Bakanlık işlemi yönünden; olayda, uyuşmazlık konusu alanın üzerindeki yapılaşma hakkında hazırlanmış raporlarla "riskli yapı" olduğu tespit edilerek hasar tespit kararının ilan edildiği, akabinde dava konusu işlem ile taşınmazın bulunduğu alandaki uygulamaların 6306 sayılı Kanun'un 6/A maddesi uyarınca re'sen yapılması hususunda Bakanlık işleminin tesis edildiği, bu durumda; İzmir İlinde 30/10/2020 tarihinde meydana gelen deprem neticesinde yaşanan afet sebebiyle kendiliğinden çöken, ağır hasar gören veya ağır hasar görme riski bulunan yapıların bulunduğu alanların proje alanları olarak belirlendiği, davacıların maliki olduğu taşınmazların teknik raporlar ve hasar tespit çalışmaları neticesinde "riskli" yapı olarak belirlendiği, anılan afet dolayısıyla barınma ihtiyacı bulunan depremzedelerin konut ihtiyacının ivedilikle karşılanması ve anlaşmazlıklardan doğan süre kaybı ile afetin devamı halinde olası kayıpların engellenmesine yönelik amacın ise kamuya hizmet ettiği anlaşıldığından, davacılara ait hasar gören taşınmaz için yapılacak çalışmaların davalı idare tarafından re'sen yürütülmesine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacıların taşınmazın da bulunduğu alanın rezerv yapı alanı (3.proje alanı) olarak kabul edilmesine ilişkin işlem yönünden ise; 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği hükümleri kapsamında bir alanın rezerv yapı alanı olarak ilan edilebilmesi için “yeni yerleşim alanı olarak kullanılması” imkanı bulunması gerekmekle birlikte, meskun alanlar içerisinde tespit edilen riskli yapıların alansal olarak bir bütünlük ve süreklilik göstermesi durumunda yerleşik alanın tamamı ya da bir bölümünün “Riskli Alan” olarak ilan edilemeyeceği yönünde bir kısıtlama bulunmadığı, bu yönüyle rezerv yapı alanının yerleşik alandaki riskli yapılarda yaşayanların ya da riskli alanda ikamet edenlerin nakledilmesi ve riskli alanın ya da yapıların yenilenmesi/dönüştürülmesi için ilan edilen alan olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, rezerv yapı alanının ilanı için Yönetmelik'te gerekçe raporu, hava fotoğrafı, kamuya ait taşınmaz listesi gibi bilgi ve belgenin arandığı, olayda ise; dava konusu taşınmazın 30 Ekim 2020 Cuma günü, saat 14:51'de Ege Denizi'nde İzmir İli, Seferihisar İlçesi açıklarında 6.6 büyüklüğünde meydana gelen deprem afetinde yoğunluklu olarak etkilenen Mansuroğlu Mahallesi sınırları içinde ve tapunun 8048 ada, 1 sayılı parselinde kayıtlı taşınmaz olduğu, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında yapılan hasar tespit çalışmaları neticesinde "ağır hasarlı" olduğunun teknik rapor ile tespit edildiği, davacıların "ağır hasarlı" hasar neticesine itiraz etmediği, hasar neticesinin kesinleştiği, diğer yandan rezerv yapı alanının ilanı için mevzuatta aranılan gerekçe raporunun, hava fotoğraflarının, alana yönelik uydu görüntüsü, sınır krokisi ve koordinat listesinin hazırlandığı, bu kapsamda Rezerv Yapı Alanı Gerekçe Raporu ile hasar tespit raporları ile dosya kapsamından dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın rezerv yapı alanı ilanına uygun bir bölge olduğunun anlaşıldığı, bu durumda; dava konusu alanın rezerv yapı alanı olarak belirlenmesinin, gerekçe raporunda amacı ve gerekleri belirlenerek tanımlandığı, alınan kararların acil yıkılacak olarak tespit edilen can ve mal güvenliğini tehdit eden binaların yoğunluklu bulunduğu bölgede uygulama bütünlüğü gözetilmek suretiyle yapıldığı, “meskun alan” kullanımının taşınmazın “rezerv yapı alanı” olarak tanımlanmasına engel oluşturmadığı, bu yönüyle de ilgili kararın mevzuat hükümlerine, kamu yararına ve 6306 sayılı Kanunun amacına uygun olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 6306 sayılı Kanuna 04/07/2019 tarihinde eklenen 6/A maddesi ile kentsel dönüşüm uygulamalarının hak sahiplerinden herhangi bir muvafakat alınmaksızın re'sen yapılması imkanı getirildiği, buna göre yıkılacak derecede riskli olan yapıların bulunduğu alanlar ile kendiliğinden çöken veya zemin kayması, heyelan, su baskını, kaya düşmesi, yangın, patlama gibi sebeplerle ağır hasar gören veya ağır hasar görme riski bulunan yapıların bulunduğu alanlarda dönüşüm uygulamalarının maliklerin ve ilgililerin muvafakati aranmaksızın Bakanlıkça re'sen yapılmasının mümkün kılındığı, bu kapsamda, uygulamaların hızlı ve kesintiye uğramadan yürütülebilmesi için, riskli yapı tespiti, bu tespite itiraz, tahliye iş ve işlemlerinin yapılacağı süreler ile tapuda, belediyelerde ve diğer idareler nezdinde yapılacak iş, işlem ve diğer uygulamaların maliklerin ve ilgililerin muvafakatı aranmadan Bakanlıkça re'sen yapılmasına, kamu kurum ve kuruluşlarına ait olanlar da dahil olmak üzere taşınmazların Hazine adına tescil edilmesine ve yeni yapılar için kat irtifakı veya kat mülkiyetinin, hak sahiplerine haklarına karşılık gelecek bağımsız bölümlerin devri yapılıncaya kadar Hazine adına kurulmasına imkan sağlandığının açık olduğu, davacılara ait yapının da içinde bulunduğu uyuşmazlığa konu alanda mevcut yapılaşmanın hasarlı ve riskli binalardan oluşan dokusu ile can ve mal güvenliğinin temini için ivedilikle uygulamaya geçilmesinin gerekliliği kapsamında, uygulamaların 6306 sayılı Kanun'un 6/A maddesi uyarınca re'sen yapılması hususunda Bakanlık Olur işleminin tesis edilmesinde, deprem neticesinde yaşanan afet sebebiyle kendiliğinden çöken, ağır hasar gören veya ağır hasar görme riski bulunan yapılar ile riskli yapılardan oluşan bu alanın içinde kalan davacıların maliki olduğu taşınmazın teknik raporlar ve hasar tespit çalışmaları neticesinde acil yıkılacak yapı olarak belirlenmesi nedeniyle, bu özel durumu olan alanda çalışmaların davalı idare tarafından re'sen yürütülmesi yolunda işlem tesis edilmesinde kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış ve İdare Mahkemesince verilen davanın reddi yolundaki kararda belirtilen gerekçelere bu gerekçenin de ilavesi suretiyle İdare Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediği belirtilerek, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; değerli bir bölgede bulunan taşınmazlarının rızaları dışında ellerinden alınarak bina yapıldığı, bu binaların TOKİ marifetiyle yapılan beton kutu olarak tabir edilen sıradan yapılar olduğu, bir kısım davacıların hak sahibi olmadığı gibi bir kısmının ise birden fazla taşınmazı olmasına rağmen tek taşınmaz alabildiği, bağımsız bölüm metrekarelerinin ise imar uygulaması sonucu yarıya düştüğü, kısacası rezerv yapı alanı uygulaması davacıların mülkiyet hakkını ihlal ettiği iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanununun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin esası görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak, karar verildi.