11. Hukuk Dairesi 2013/11424 E. , 2014/3996 K. Taraflar arasında görülen davada verilen 24.02.2011 tarih ve 2011/15 - 2011/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşü…
**11. Hukuk Dairesi 2013/11424 E. , 2014/3996 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 24.02.2011 tarih ve 2011/15 - 2011/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin üç yılı aşkın bir süredir yağmur oluk borularının duvara bağlantı yapılmasına yarayan kelepçelerinin üretimini yaptığını, davalının yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunmayan nezdinde adına 23.05.1997 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkili hakkında şikâyette bulunup arama ve zabıt kararları aldığını, müvekkilinin işyerinde 06.08.2004 tarihinde yapılan arama ve zabıt işlemi sonunda üretimini gerçekleştirdiği kelepçe ürünleri ile bu ürünleri üretmeye yarar kelepçe kalıplarına el konulup yediemine verildiğini, hakkında tasarım hakkına tecavüz suçlaması ile esas sayılı dosyalarında kamu davaları açıldığını, daha sonra anılan yargılamalardan beraat ettiğini, davalı adına tescil edilmiş bulunan tasarımın öteden beri piyasada genel kullanımı olan davalı ... birçok firma tarafından üretim ve satışa konu edilip eski tarihli kataloglarda tanıtımının yapılmış olması karşısında yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığı tespit edilerek 26.05.2005 günsayılı kararı ile hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı tescilinin arkasına sığınarak müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ve üretim araçlarına el konulması sebebiyle üretim yapamaması ve buna bağlı taahhütlerini yerine getirememesi nedeniyle ciddi mağduriyete uğradığını ileri sürerek, üretim kalıplarının iadesine, müvekkilinin uğradığı zararlar karşılığı ıslah dilekçesiyle birlikte toplam 40.000,00 TL maddi tazminat ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin yasal tasarım tescilinden kaynaklanan haklarını kullandığını, kötü niyetli olmadığını ve davacıya karşı yasal şikâyet hakkının kullanıldığını, müvekkili tasarımının hükümsüz kılınmasının önceye yönelik haklarını ortadan kaldırmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir .../... -2- Mahkemece bozma ilamına direnilerek,davalının öteden beri sektörde bir çok firma ve hatta kendisi tarafından kullanılan, harcıalem biçimi taşıyan pis su kelepçesini kendisine ait olmadığını ve bir tasarım olarak tescilliyle korunmasının mümkün olmadığını bilerek bizzatihi adına tescil ettirmesi; kendisine karşı hükümsüzlük davası açılıp kanıtları ortaya konularak tescil konusu ürünün yenilik ve ayırt edicilik vasıfları bulunmadığı vakıası ortaya konulmasına rağmen, bu tasarım belgesine dayanarak basiretli bir tacirden beklenemeyecek şekilde, kötüniyetle ve en azından ihmali davranışla haksız fiil ve rekabet oluşturacağı ve tasarım hakkının kötüye kullanılması niteliğindeki fiillerle davacı hakkında zararlandırıcı eylemlere giriştiği gerekçesiyle 25.09.2008 gün ve E. 2006/259, K. 2008/195 sayılı kararında ısrar edilmesine (Direnilmesine), davanın kısmen kabulü ile, 4.452,14 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminatın 06.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek değişir oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nun 17.10.2012 tarih 2012/11-236 esas 2012/714 karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddine,davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiş karar düzeltme istemi üzerine Hukuk Genel Kurulu 27.03.2013 tarih 2013/11-209 esas 2013/399 karar sayılı ile bozma kararının kaldırılmasına,direnme uygun bulunduğundan davalının işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 11.Hukuk Dairesi’ne Gönderilmesine karar verilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 851,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.