1. Hukuk Dairesi 2016/18076 E. , 2017/5783 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.11.2014 gün ve 2011/220 Esas-2014/762 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 20.09.2016 gün ve 17135-8396 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi, Gereği görüşülüp,…
**1. Hukuk Dairesi 2016/18076 E. , 2017/5783 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.11.2014 gün ve 2011/220 Esas-2014/762 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 20.09.2016 gün ve 17135-8396 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi, Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları ...'nun maliki olduğu 3634 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 27 nolu bağımsız bölümün satış suretiyle davalıya temlik ettiğini, yapılan işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, çekişmeli daireyi 2000 yılında satın alıp yıllardır kullandığını, ancak kat irtifakının kurulması ile çekişmeli taşınmazda bağımsız bölüm numarası verildiğinden temlikin bu sebeple daha sonra 2009 yılında yapıldığını, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairece onanmıştır. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakana ait mesken niteliğindeki 11 parsel sayılı taşınmazın 27 nolu bağımsız bölümünün 25.06.2009 tarihli resmi akit ile mirasbırakan adına vekâleten oğlu ... tarafından davalıya satış suretiyle temlik edildiği, mirasbırakanın 26.04.2010 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak davacı kızları ile dava dışı çocuklarının kaldığı, davalının mirasbırakan ile irsen bir bağlantısının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.