3. Ceza Dairesi 2020/735 E. , 2020/3129 K. "İçtihat Metni" Kasten yaralama suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/1-c, 87/3, 29 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarih ve 2014/10 Esas, 2014/465 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20.12.2019 tarihli ve 2019/17356 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Ba
**3. Ceza Dairesi 2020/735 E. , 2020/3129 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/1-c, 87/3, 29 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarih ve 2014/10 Esas, 2014/465 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20.12.2019 tarihli ve 2019/17356 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.12.2019 tarihli ve 2019/133578 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2018 tarihli ve 2017/6227 Esas, 2018/2568 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, Adli Tıp Kurumu uygulamalarına göre, yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaralanmaya dair adli raporun olay tarihinden itibaren en az 6 aylık süre geçtikten sonra Adli Tıp uzmanından ya da konusunda uzman doktordan rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, olayın meydan geldiği tarihinden 6 ay geçmeden ve kulak burun boğaz uzmanı tarafından düzenlenen adli raporun hükme esas alındığının anlaşılması karşısında, katılan ...'ın geçici ve kati tüm raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılarak yüzünde tarif edilen yara izinin sabit iz niteliğinde olup olmadığına dair usulüne uygun raporu aldırıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik kovuşturma sonucu karar verilmesinde, Kabule göre de, sanık ...'un, katılan ...'ı yüzünde sabit iz ile birlikte vücudunda kemik kırılmasına neden olacak şekilde yaralaması nedeniyle, birden fazla nitelikli halin 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca anılan Kanun'un 86/1. maddesine göre belirlenen temel ceza tayininde dikkate alınması gerektiği gözetilerek, sanık hakkında daha ağır netice olan yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralamadan dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/1-c-son maddelerinin tatbiki ile ceza tayini gerektiği gibi, kemik kırığından dolayı artırımı düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesinden de yarı oranında artırım düzenlendiği, hapis cezasının 3 yıldan az olamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde yaralanma sırasında kemik kırığı da meydana geldiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesi gereğince ceza artırımı yapılması suretiyle ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; sanık ... hakkında ...’nu yaralama suçundan Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarih ve 2014/10 Esas, 2014/465 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.