4. Hukuk Dairesi 2023/1051 E. , 2026/1268 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1566 E., 2022/1854 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/259 E., 2019/211 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafın…
4. Hukuk Dairesi 2023/1051 E. , 2026/1268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1566 E., 2022/1854 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/259 E., 2019/211 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.10.2015 tarihinde müvekkilinin sahibi olduğu ve davalı ... şirketine kasko sigortası ile sigortalandırılmış olan 2011 model ... marka araç müvekkilinin kardeşi olan ...'ın sevk ve idaresinde iken Kızıltepe'den Mardin iline seyir halinde olan dava dışı araç ile çift taraflı trafik kazasına karıştığını ve trafik kazasında müvekkilinin aracı pert olduğunu, trafik kaza tutanaklarından da görüleceği gibi müvekkilinin sahibi olduğu aracın şoförünün kaza anında alkolsüz olduğunu, aracı kullanan ...'ın tek yönlü yolda önündeki dava dışı aracı sollamak için sol şeride grimesi ile beraber aracın önü boş olmasına rağmen sağ şeritten çıkıp sol şeride girmesi ile ... da birden sol şeride giren araca arkadan çarpması ile trafik kazası meydana geldiğini beyanla, müvekkiline aracın trafik kazası sonucunda pert olması nedeniyle meydana gelen zarar bedeli olan şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan 27.10.2015 tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile tazmin edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu Kasko Poliçesinde ... . A.Ş'nin rehin kaydının bulunduğu görüldüğünü, sigorta tazminatı rehin hakkına haiz alacaklıların muvafakatleri alınmak suretiyle sigortalıya ödenebileceğinden, davaya konu alacak nedeniyle davacı ancak rehin hakkı sahibinin açık muvafakatini almak suretiyle tazminat istemek hakkına sahip olduğunu, davacı tarafın sigorta poliçesine dayalı olarak tazminat talep edeblimesi için dain-i mürtehin ....'nin muvafakatinin davanın görülebilmesi için şart olduğunu, bu muvafakat sağlanmadığı takdirde aktif husumet yokluğundan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait aracın sürücüsü ...'ın kaza esnasında belirlenen yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu, yerleşik hale gelen Yargıtay içtihatlarına göre de, meydana gelen trafik kazasının "münhasıran alkolün etkisi altında" meydana gelip gelmediğinin uzman nörolog doktor raporu ile tespit edilmesi gerektiği, dosyada alınan bilirkişiler kurulu raporunda yer alan nörolog bilirkişinin dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın alkollü olmasının münhasıran etkili olduğunun belirlendiği, taraflar arasında tanzim edilen kasko sigortası poliçe klozları ile sigorta genel şartları nazara alındığında, davacılar tarafından talep edilen tazminatın sigorta poliçesi kapsamı dışında kaldığı, davalı ... şirketinin davacının tazminat istemini reddetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesi ile bu kanuna bağlı Yönetmeliğin 97. maddesine göre, alkollü içki alınmış olunması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasaklandığı, Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesinde de, aracın mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında meydana gelen zararların rücu nedenleri arasında sayıldığını, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, kaza anında sürücünün sırf alkollü olmasının sigortacıya rücu hakkı vermediği, kazanın münhasıran alkolün tesiri ile meydana gelmiş olması gerektiğini, somut olayda, rücuya konu trafik kazasının, sigortalı araç sürücüsünün alkollü araç sürdüğü sırada meydana geldiği ve içinde nöroloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından kazanın münhasıran alkolün tesiri ile meydana geldiğinin belirlendiği gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle incelenen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince esastan reddine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin dayandığı bilirkişi raporunda müvekkilinin kazadan 3 saat sonra alınan kan örneğinde düşük miktarda çıkan 7,3 mg/dl etanola dayanak müvekkilinin kaza anında 0.64 promil alkollü olduğu kanısına varılmasının bilimsellikten çok uzak olduğunu, müvekkilinin sigara kullanmakta olduğunu ve sigaranın içinde de söz konusu etanol bulunduğunu, müvekkilinin olay gecesinde olayın şoku ve stresi içinde fazla sigara içmiş olmasının kanında etanol bulunması için yeterli olduğunu belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Kasko Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu aracın pert total talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.