Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/261 E. , 2024/6203 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/261 Karar No : 2024/6203 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER(DAVALI YANINDA) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Valiliği (... İl Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmekted…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/261 E. , 2024/6203 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/261 Karar No : 2024/6203 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER(DAVALI YANINDA) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Valiliği (... İl Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, (eski ...) ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 23/02/2017 tarih ve 3372 sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işlemiyle onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; aynı imar planı değişikliklerinin... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla iptaline karar verildiği görüldüğünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince Danıştay Altıncı Dairesinin 07/03/2022 tarih ve E:2019/2279, K:2022/2655 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; İdare Mahkemesi kararına dayanak oluşturan dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 17/09/2019 tarihli, E:2019/349, K:2019/7470 sayılı kararıyla bozulması üzerine İdari Dava Dairesinin 04/03/2020 tarih ve E:2020/30, K:2020/188 sayılı kararıyla istinaf başvurularının kabulü ile atıf yapılan mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 24.12.2020 tarihli, E:2020/7978, K:2020/13613 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görüldüğünden, bu çerçevede tekemmül eden dava dosyasında hukuka uygunluk incelemesinin yapılması gerektiği, bu kapsamda uyuşmazlık konusu ... ada, ...-... (eski ...) parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 650 metre kuzeydoğusunda yer alan Balçova İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde hizmet veren eski vergi dairesi binasının mimari tasarım özellikleri nedeniyle yetersiz halde olduğu, bunun yanı sıra İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısı ile bina için hazırlanan yapı performans analiz raporuna göre, binanın kullanılmasının Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiğinin Milli Emlak Dairesi Başkanlığına bildirildiği, buna göre eski vergi dairesi hizmet binası için yapılan riskli yapı analizinde binanın yıkılması gerekliliği ortaya çıktığından, vergi dairesi gibi kullanıcı yoğunluğunun fazla olduğu yapıda can güvenliği riskini ortadan kaldırmak amacıyla yeni yer arayışına girildiği, bu kapsamda eski vergi dairesinin hizmet etki alanı da dikkate alınarak, Maliye Bakanlığı tarafından mülkiyeti kendisine ait olan ... ada, ...-... (eski ...) parsel sayılı taşınmazın 2.647 m²'lik kısmının vergi dairesi olarak değerlendirildiği anlaşıldığından, söz konusu kullanım kararı yönünden şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve kamu yararına aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve yanında müdahiller tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Mülkiyeti hazineye ait olan İzmir İli, Balçova İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde faaliyette olan eski vergi dairesi hizmet binasına ilişkin olarak yapılan riskli yapı analizinde, söz konusu binanın kullanılmasının can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiğinin tespit edilmesi üzerine vergi dairesi binasının taşınması için yeni ve uygun yer arayışı içine girilmiş, bu doğrultuda Gelir İdaresi Başkanlığının...tarihli, ... sayılı ve... tarihli, ... sayılı yazıları ile; Balçova İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde hizmet vermekte olan vergi dairesi binasının tahliyesi gündemde olduğundan, hizmet ihtiyacını karşılamak amacıyla, uzun zamandır kullanılmayarak atıl durumda bulunan İzmir Maliye Meslek Lisesinin bulunduğu alana 2 ya da 3 blok halinde hizmet binası yapılmak üzere taşınmazın tahsis edilmesi Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünden talep edilmiştir. Başbakanlık Ekonomik, Sosyal ve Kültürel İşler Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı yazısı ile; Milli Eğitim Bakanlığından uygun görüş alınması halinde Karabağlar İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 2.647 m2'lik kısmının imar planında tahsis amacına uygun plan tadilatı yapılması kaydıyla vergi dairesi müdürlüğü yapılmak üzere Gelir İdaresi Başkanlığına tahsis edilmesine izin verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı oluru ile; mülkiyeti Hazineye ait olan ve üzerinde eski İzmir Maliye Meslek Lisesinin bulunduğu toplam 10.647 m2 büyüklüğündeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 8.000 m2'lik kısmında araziye uygun özel projeyle 32 derslikli imam hatip lisesi binası, spor salonu, pansiyon ve uygulama camisi yapılması ve ayrıca ihtiyaç duyulan herhangi bir okulun genişleme sahasına ilave 2.647 m2 eşdeğer alan ayrılması karşılığında, taşınmazın 2.647 m2'lik kısmının lise alanından çıkartılarak vergi dairesi yapılmak üzere İzmir Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığına devredilmesine onay verilmiştir. Devam eden süreçte İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün... tarihli, ... sayılı yazısı ile; İzmir Defterdarlığı ile yapılan şifahi görüşmeler sonucunda mutabık kalınan toplam 2.332 m2 büyüklüğündeki Buca İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, -Karabağlar İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda küçültülecek lise alanına eşdeğer alan olarak- Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilmesi talep edilmiş ve bu talep doğrultusunda söz konusu taşınmaz 14/04/2014 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilmiştir. Anılan tahsis işlemi gerçekleştikten sonra Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yazılan... tarihli, ... sayılı yazı ile; Karabağlar İlçesi, 266 ada, 44 parsel sayılı taşınmazın planlama çalışmalarının 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre yürütülmesi hususunda gereği talep edilmiştir. Bu doğrultuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ...tarihli, ... sayılı oluru ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile; mülkiyeti Hazineye ait toplam 10.647 m2 büyüklüğünde olan ve önceki (03.02.1984 tarihli) 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "lise alanı" kullanımında kalan Karabağlar İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, 8.000 m2 lik kısmı "TAKS:0.40, E:1.30, hmaks:4 kat yapılaşma koşulunda eğitim tesisleri alanı (imam hatip lisesi)" kullanımına, kalan 2.647 m2 lik kısmı "TAKS:0.60, hmaks:4 kat yapılaşma koşulunda resmi kurum alanı (vergi dairesi)" kullanımına, yine mülkiyeti Hazineye ait toplam 2.332 m2 büyüklüğünde olan ve önceki (1991 tarihli) 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "ayrık nizam 4 kat konut alanı" kullanımında kalan Buca İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ise "enerji nakil hattı kapsamında park alanı" kullanımına çevrilmiştir. 10/07/2014 tarihinde onaylanan imar planlarına askı süresi içinde yapılan itirazlardan sadece İzmir Defterdarlığının itirazı kabul edilerek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının dava konusu ... tarihli, ... sayılı oluru ile yeniden onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile Buca İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın "park alanına" çevrilmiş olan işlevi bu defa "enerji nakil hattı kapsamında E:0.50, hmaks:2 kat yapılaşma koşulunda eğitim tesisleri alanına" dönüştürülmüş, dava konusu Karabağlar İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın kullanım kararlarında ise herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Söz konusu 10/07/2014 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle Karabağlar Belediye Başkanlığı tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile planların iptaline karar verilmiş,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile de 21/10/2014 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptaline karar verilmiş, bunun üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16/02/2017 tarihli, 3148 sayılı oluru ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın 8.000 m2 lik kısmı "eğitim tesisleri alanı" işlevine, kalan 2.647 m2 lik kısmı "kamu hizmet alanı" işlevine ayrılmış, aynı doğrultuda dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile taşınmazın 8.000 m2 lik kısmı "TAKS:0.40, E:1.30, hmaks:4 kat yapılaşma koşulunda lise alanı" işlevine, kalan 2.647 m2 lik kısmı "TAKS:0.40, E:1.30, hmaks:4 kat yapılaşma koşulunda resmi kurum alanı (vergi dairesi)" işlevine ayrılmıştır. Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı Yasanın 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırayla inceleneceği belirtilmiş, aynı maddenin 6. fıkrasında; yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlenmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatları ile belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüş ise de, bu kapsamda bulunmayan bir alanda imar planının iptali istemiyle dava açabilmek için komşu, bitişik parsel maliki ya da en azından mahalle sakini olmak gerekmektedir. Dava dilekçesinde, genel olarak; uyuşmazlık konusu alanda yer alan, davacının mülkiyet ilişkisinin bulunmadığı ve kamulaştırılmak suretiyle 15/12/2015 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tapuda tescil edilmiş olan ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı özel şahıs mülkiyetinde (... Gayrimenkul A.Ş. ve ... Gayrimenkul A.Ş. mülkiyetinde) yer alan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ve Hazinenin mülkiyetine yer alan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1983 tarihinden bu yana yapılan imar planı değişiklikleri ile parselasyon sürecine ilişkin açıklamalara yer verildiği, bu doğrultuda alanda yapılan 21.07.1998 tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara getirilen yol alanı ile otopark alanının biçimsiz bir formda, işlevsiz ve ulaşım planlama tekniğine aykırı olduğu, burada asıl amacın kamu yararı değil, söz konusu taşınmazları "kentsel ve bölgesel iş merkezi" fonksiyonu dışında bırakmak olduğu, 2015 yılında kamulaştırılan ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların da "kentsel ve bölgesel iş merkezi" kullanımına ayrılması mümkün olduğu halde; sırf komşuluğunda yer alan özel şahıs mülkiyetindeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz maliklerine rant sağlamak amacıyla, onun mülkiyet sınırı esas alınarak planlama yapıldığı, 08.06.2004 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği doğrultusunda alanda yapılan parselasyonda; ... Gayrimenkul A.Ş. ile ... Gayrimenkul A.Ş.'nin hissedarı oldukları ticaret işlevli ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza dışarıdan hisse taşınmaması ve taşınmazdaki hissedar sayısının artırılmaması amacıyla, düzenleme sınırının mülkiyet sınırına göre belirlendiği, kamusal kullanımına ayrılmış diğer taşınmazlar düzenleme dışında bırakılarak özel mülkiyetler arasındaki adil dengenin gözetilmediği, bu şekilde ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz maliklerine özel menfaat sağlandığı, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar parselasyona dahil edilmeyerek hem düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının bölge genelinin altında belirlendiği, hem de ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların maliklerine komşu parsel ile aynı koşullarda imar hakkı verilebilecek iken, kasıtlı olarak parselasyona dahil edilmemesi sonucunda, söz konusu taşınmazların 2011 yılında kamulaştırma programına alındığı, bu şekilde kamulaştırma maliyetine sebebiyet verilerek kamu zararı oluşturulduğu, uyuşmazlık konusu alanda kamusal kullanımların, ticari kullanıma çevrilmesinde kamu yararı bulunmadığı, rant sağlama amacıyla yapı yoğunluğunun artırıldığı, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarla, ... Gayrimenkul A.Ş. ve ... Gayrimenkul A.Ş.'nin hissedarı oldukları komşu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz arasında eşit işlem yapılmadığı, dava konusu 16.02.2017 tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda öngörülen vergi dairesi işlevinin alana yoğun şekilde kullanıcı nüfusu çeken ve trafik yükünü artırıcı etkisi olan bir kullanım kararı olduğu, öncesinde Balçova İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yer alan vergi dairesi hizmet binasının, dava konusu imar planları ile alt kademe yolların bulunduğu alana taşınması nedeniyle bölgenin ana arteri olan ... Caddesi trafiğinin işlemez hale gelmesine sebebiyet verileceği şeklinde iddialar ileri sürülerek bakılmakta olan davanın açıldığı görülmüştür. Diğer taraftan davacının uyuşmazlık konusu taşınmazın veya komşu taşınmazın maliki olmadığı, iddialarının temelini oluşturan ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarla arasında mülkiyet ilişkisinin bulunmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde aynı bölgede taşınmaz sahibi olduğu iddia edilmişse de, davacının mülkiyet ilişkisinin bulunduğu taşınmazlara ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Davacının "Mernis" kaydından alınan güncel ikametgah adresinin de Balçova İlçesi olduğu, ancak dava konusu taşınmazın Karabağlar İlçe sınırları içerisinde yer aldığı, bu haliyle davacının semt sakini sıfatına da sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle ikamet ettiği yere uzak konumdaki bölgede adına kayıtlı taşınmazı bulunmayan, dolayısıyla dava konusu imar planları ile doğrudan hiçbir menfaat ilişkisi olmayan davacının, İzmir İlinde yaşayan bir kişi olarak açtığı bu davadaki istemlerinin, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren hususlar kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu haliyle davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen durumda, temyize konu edilen karar neticesi itibarıyla usul ve hukuka uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) : Dava, İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, (eski ...) ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 23/02/2017 tarih ve 3372 sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işlemiyle onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararın gerekçesini değiştirerek onayabileceği, 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 50. maddesinin 3. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak kararında ısrar edebileceği belirtilmiş; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde ise, İdari Dava Daireleri Kurulunun idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ile idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının dava konusu imar planları ile doğrudan menfaat ilişkisi olmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken İdare Mahkemesince davanın esası incelenmek suretiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince, Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararına uyularak, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararın içeriği ve sonuçları itibarıyla esasa ilişkin karardan farklı olması nedeniyle, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile esasa ilişkin bir kararın onanması halinde karar veren Mahkemenin davacının ehliyetli olduğu gerekçesiyle ilk kararında ısrar etme imkanı ortadan kalkacağından, yargılama yetkisinin usulüne uygun kullanımının sağlanması amacıyla kararın bozulmasına Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, Mahkeme tarafından verilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, anılan kararın değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.