11. Hukuk Dairesi 2011/13117 E. , 2012/21207 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2011 tarih ve 2009/90-2011/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki…
**11. Hukuk Dairesi 2011/13117 E. , 2012/21207 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2011 tarih ve 2009/90-2011/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin tekstil ve moda sektöründe faaliyet gösteren İtalya’da mukim dünyaca çok tanınmış marka niteliğindeki VERSACE markasının sahibi olduğunu, davacının VERSACE ve VERSACE ibaresinin esaslı unsur olduğu bir dizi markasının TPE nezdindeki tescillerin yanı sıra VERSACE markasının WIPO nezdinde de tescilli olduğunu, VERSACE markasının WIPO’nun resmi İnternet sitesinde yapılan aramada 23 tescilinin olduğunu, VERSACE markasının yanı sıra davacıya ait MEDUSA BAŞI ŞEKLİ’ nin de ülkemizde ve dünyanın birçok ülkesinde tescilli olduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2005/418 E. 2006/1015 K. sayılı ilamı ile VERSACE markasının tanınmış bir marka olduğunu, Bakırköy 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nden alınan arama kararı ile davalıların adresinde CMK 119. maddesine uygun olarak arama yapıldığını, Yapılan arama neticesinde 556 sayılı KHK’ya muhalif nitelikte olduğu değerlendirilen üzerinde VERSACE + MEDUSA BAŞI ŞEKİL unsuru bulunan 25 adet tabaka, 2 adet klişe, kutu örneği, kalıp vs'ye el konulduğunu, ele geçirilen klişe ve kutu örneklerinde davacıya ait VERSACE ve MEDUSA BAŞI ŞEKİL markalarının bire bir kullanıldığını,Davalıların davacıya ait VERSACE ve MEDUSA BAŞI ŞEKİL markalarını kozmetik ürünlerine ait ambalajlar üzerinde birebir kullandıklarını ileri sürerek, davalıların müvekkilinin marka ve telif hakalrına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespiti ile durdurulmasına, 3.500 TL maddi tazminat, 4.000 TL itibar tazminatı, 2.000 TL manevi tazminat ile telif hakkı ihlali nedeniyle 1.500 TL maddi tazminat ve 1.500 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının üretici olmadığını, davacının FSEK kapsamında da talep ettiği tazminatın kabulü halinde davalının iki kez cezalandırılması halinin söz konusu olacağını, bilirkişinin de olayı hem FSEK hem de marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilmelerinin doğru olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalıların davacı ...'nın tescilli marka ve telif haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitine, men'ine, davacının marka hakkına tecavüz nedeniyle 3500-TL maddi tazminat ve 500 TL itibar tazminatı ve 500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, FSEK 68. madde kapsamında telif hakkına aykırılık nedeniyle toplam 1500 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, marka ve telif hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin imhasına, karar özetinin ilanına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1– Davalılar vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi, davacı vekiline 04.08.2011 günü tebliğ edilmiş, kararın adli tatil süresi içinde tebliğ edilmesi nedeniyle HUMK'nun 177. maddesi uyarınca temyiz süresi adli tatilin bitiminin ardından 7 gün süre ile uzamış ancak bu sürenin 12.09.2011 tarihinde dolmasının ardından davacı vekili tarafından 13.09.2011 tarihinde temyiz dilekçesi verilmiş ve bu suretle temyiz süresi geçirilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin HUMK'nun 432/4'üncü maddesi uyarınca, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2– Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 334,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.