T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/623 Karar No : 2025/3285 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten ...adına velayeten..., ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıl…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/623 E. , 2025/3285 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/623 Karar No : 2025/3285 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten ...adına velayeten..., ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılardan ... ve ...'in müşterek çocukları davacı ...'in 23/02/2014 tarihinde Mardin ili, Nusaybin ilçesi,...Mahallesi, ... Sokakta bulunan askeri yasak bölge olarak belirlenen mayınlı sahada arkadaşlarıyla birlikte oynadığı sırada yerde gördüğü bir cisme tekme atması sonucu cismin patlaması neticesinde yaralandığından bahisle uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık ... için geçici ve daimi işgöremezlik tazminatı olarak 100.000,00 TL (miktar artırımı üzerine 350.299,00 TL) maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, anne ... ve baba... için de ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sınır güvenliğinin sağlanması amacıyla sınır bölgesine yerleştirilen mayınlara ait yerlerin belirlenmesi ve vatandaşların her ne surette olursa olsun söz konusu alana ulaşımının engellenmesi suretiyle meydana gelen riski bertaraf edemeyen davalı idarenin yüklenmiş olduğu kamu hizmetini kötü işlettiği, dolayısıyla davacıların uğradığı zararlardan hizmet kusuru kapsamında sorumlu olduğu, öte yandan, davacıların çocuğu ...'in olay tarihi itibarıyla 11 yaşında olduğu dikkate alındığında, olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim sorumluluğunu gereğince yerine getirmeyen anne ve babanın %25 oranında kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığından, hükmedilecek tazminat tutarı belirlenirken tarafların kusur oranının da dikkate alınması gerekmekte ise de maddi tazminat isteminin yalnızca davacıların çocuğu ... için talep edildiği gözetildiğinde, olay tarihinde henüz 11 yaşında olan küçük için belirlenecek maddi tazminat miktarında ana-babanın gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle indirim yapılamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca 350.299,00 TL olan sürekli/geçici iş gücü kaybı maddi zararının 100.000,00 TL'sinin davacıların 07/03/2017 tarihli idari başvuru dilekçesinin davalı idare kaydına girdiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle, kalan 250.299,00 TL'nin ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 03/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, manevi tazminat yönünden, duyulan elem ve ızdırabın karşılığı olarak sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde ... için takdiren 40.000,00 TL, kusur oranları da dikkate alınmak suretiyle anne ... ve baba ... için ayrı ayrı takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin ve hükmedilen tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısım yönünden davacıların istinaf başvurusunun ve manevi tazminat isteminin kabul edilen kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, yargılama gideri içerisinde yer alan harç tutarı ile nispi karar harcı tutarının kurumlarına yükletilemeyeceğine ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, hükmedilen miktarın değişmesi nedeniyle nispi karar harcının yeniden hesaplanmasına, maddi tazminat isteminin kabul edilen kısmına ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, olay nedeniyle hizmet kusuru bulunan ve müterafik kusur kapsamında % 75 oranında kusurlu kabul edilen davalı idarece, bilirkişi tarafından hesaplanan toplam 350.299,00 TL olan sürekli/geçici iş gücü kaybı maddi zararının % 75'lik kusur payı olan 262.724,25 TL'lik kısmının 100.000,00 TL'sinin davacıların 07/03/2014 tarihli idari başvuru dilekçesinin davalı idare kaydına girdiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle, kalan 162.724,25 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 03/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı ...'e ödenmesine, kalan maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, istinaf aşamasında davalı idarenin sadece harçlar yönünden bozulması istemiyle istinaf başvurusunda bulunmasına rağmen mahkemece maddi ve manevi tazminat yönünden de hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı anne ve babaya müterafik kusurun yüklenemeyeceği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, maddi ve manevi tazminata işletilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, olay nedeniyle hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğun bulunmadığı, maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu mahkeme kararının maddi tazminata ve maddi tazminatın miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmına işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısımlarının bozulması, manevi tazminata ilişkin kısımların onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; davacı ...'in 23/02/2014 tarihinde Mardin ili, Nusaybin ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokakta bulunan askeri yasak bölge olarak belirlenen mayınlı sahada arkadaşlarıyla birlikte oynadığı sırada yerde gördüğü bir cisme tekme atması sonucu cismin patlaması neticesinde yaralanması nedeniyle meydana gelen zararın hizmet kusuru kapsamında karşılanması gerektiği ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık geçici ve daimi işgöremezlik tazminatı olarak davacı ... için 100.000,00 TL (miktar artırımı üzerine 350.299,00 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat ile anne ...ve baba ...için de ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi: Uyuşmazlıkta, dava konusu tazminat istemine esas olan yaralanma olayının meydana gelmesinde davalı idarenin, sınır güvenliğinin sağlanması amacıyla sınır bölgesine yerleştirilen mayınlara ait yerlerin belirlenmesi ve vatandaşların her ne surette olursa olsun söz konusu alana ulaşımının engellenmesi suretiyle meydana gelen riski bertaraf edemeyerek kamu hizmetini kötü işlettiği, dolayısıyla davacıların uğradığı zararlardan hizmet kusuru kapsamında sorumlu olduğu, öte yandan, davacıların çocuğu ...'in olay tarihi itibarıyla 11 yaşında olduğu dikkate alındığında, olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim sorumluluğunu gereğince yerine getirmeyen ebeveynlerin de % 25 oranında müterafik kusurunun bulunduğu Dairemizce de kabul edilmektedir. Bununla birlikte, uyuşmazlığa konu yaralanma olayının 23/02/2014 tarihinde gerçekleştiği, yaralanan davacının olay tarihinde 11 yaşında olduğu ve herhangi bir işte çalışmadığı dikkate alındığında, davacının çalışma gücü kaybı oranının olay tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca belirlenmesi gerekirken, Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun... tarih ve ... sayılı raporunda, davacının çalışma gücü kaybı oranının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınmak suretiyle %30,2 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporu, yanlış mevzuatın esas alınması sebebiyle hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığından, dava konusu olay nedeniyle davacıda meydana gelen çalışma gücü kaybı oranının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin esas alınması suretiyle yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda; davacının olay tarihinde 11 yaşında olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, başka bir anlatımla bu dönemde davacının herhangi bir gelirinin bulunmadığı biliniyor olmasına rağmen, geçici iş göremezlik dönemi için tazminat hesabının yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun içeriğine ilişkin açıklanan hususlar, söz konusu raporun karara dayanak olarak kabul edilemeyeceğini, başka bir anlatımla anılan raporun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını göstermektedir. Bu itibarla, Mahkemece, davacının uğradığı zarara karşılık ödenecek maddi tazminatın tespiti amacıyla, aşağıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir. 1- Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden; Geçici iş göremezlik tazminatı, çalışma gücünün kullanılamaması nedeniyle çalışma gücünün %100 oranında kaybedildiğinin kabul edildiği "tedavi ve iyileşme süresi" ile sınırlı bir tazminat olup, bu süreçte olay öncesinde çalışan kişinin işe devam edememesinden dolayı uğradığı kazanç kaybının giderilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, olay/zarar tarihinde 11 yaşında olup gelir getirici bir işte çalışmayan davacının kazanç kaybı söz konusu olmayacağından geçici iş göremezlik zararı da doğmayacaktır. 2- Sürekli/kalıcı çalışma gücü kaybı (efor-güç kaybı) tazminatı yönünden; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süre için net asgari ücrete çalışma gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle yapılan hesaplama yönteminde hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, yukarıda izah edildiği üzere olay nedeniyle davacıda meydana gelen çalışma gücü kaybı oranı yeniden belirleneceğinden yeni rapor doğrultusunda belirlenen çalışma gücü kaybı oranı üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda maddi tazminat yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır. C) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi: İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu, aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 16/04/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının manevi tazminat istemleri yönünden ONANMASINA, maddi tazminat istemi ile maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden BOZULMASINA, 3. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. kurum //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };