2. Hukuk Dairesi 2015/5724 E. , 2015/20549 K. ..... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından manevi tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, manevi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere …
**2. Hukuk Dairesi 2015/5724 E. , 2015/20549 K.** **"İçtihat Metni"** ..... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından manevi tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, manevi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Mahkemece davalı erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı kadının davasının kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalının bu eyleminin dava tarihinden sonra gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.Her dava açıldığı tarihe göre değerlendirileceğinden davalı erkek tarafından dava tarihinden sonra gerçekleştirilen bu eylem davalıya kusur olarak yüklenemez ve hükme esas alınamaz. Ne var ki boşanma hükmü temyiz edilmediğinden söz konusu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 3- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenle davalının dava tarihinden önceye dayalı ve davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bir kusuru ispatlanamadığından davacı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile manevi tazminata hükmolunması doğru olmamıştır. 4- Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Davacı kadın hakkında kolluk tarafından yapılan araştırmada iki evinin ve kızı ile ortak bir kamyonetinin bulunduğu, yine davalı tarafça dosya içerisine sunulan belgelerden muhtelif gayrimenkullerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı kadının sosyal ve 2015/5724 2015/20549 ekonomik durumunun kendisinden sorulması, gerektiğinde yeniden usulünce ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması, gayrimenkullerinin değerlerinin tespiti ile gelir getirip getirmediğinin araştırılması suretiyle, kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi ve gerçekleşecek sonuca göre yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla arar verildi.05.11.2015 (Per.) (Muhalif) ..... KARŞI OY YAZISI Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (TMK. md.174/2). Eldeki davada, davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Boşanma kararı temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Boşanma "sebebi sayılan" olayın, dava tarihinden önce veya dava tarihinden sonra meydana gelmesinin artık bir önemi kalmamıştır. Boşanma sebebi sayılan kusurlu davranış, davacı kadının kişilik haklarını ihlal eder niteliktedir. Hüküm, manevi tazminat yönüyle de onanmalıdır. Bu sebeple, sayın çoğunluğun manevi tazminat ilgili hükmün bozulması gerektiği yönündeki görüşüne katılmıyorum. ....