T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:28/09/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:28/09/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı tarafın müvekkili hakkında Denizli 5.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine giriştiğini, müvekkili ile davalı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki ve borç durumu bulunmadığını, takibe konu olan senetin müvekkili tarafından 2017 yılında kayınpederi olan davalı tarafından hukuka aykırı olarak zorlanarak alındığını, senetin üzerindeki imza hariç hiç bir yazının müvekkiline ait olmadığını, 2017 yılında müvekkilinin eşi ile yaşadığı bir sorun sonrası kayınpederinin "kızımla tekrar barışmak istiyorsan bana senet vereceksin" dediğini, müvekkilinin bu duruma önce karşı çıktığını ancak çocukları ve aile birliğini korumak için mecburen boş senedi sadece imza atmak suretiyle kayınpederine verdiğini, akabinde eşiyle sorun yaşaması üzerine boş senet üzeri doldurularak icra takibine konu edildiğini, senet alacaklısı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bonoya ilişkin borç tutarının 600.000 TL olarak doldurulduğunu, müvekkilinin minibüs hattı çalıştırdığını, minibüs hattı çalıştıran müvekkilin 600.000 TL borçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senet üzerindeki yazıların müvekkilin harici olarak öğrendiğine göre kayınbiraderi ...'a ait el ürünü olduğunu, bu nedenlerle Denizli 5.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibinin iptaline, davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağıya olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, HMK 201. maddesi "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak ve azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin iki bin beş yüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." gereğince dava konusu senet tutarı bahsi geçen maddedeki istisna kapsamında kalmadığından ve tarafların HMK 203. maddesinde açıklanan yakınlık ilişkisi bulunsa bile akdi ilişki senede bağlandıysa buna karşı ileri sürülen iddia ve savunmaların senetle ispatı gerektiğinden, bu hususta tanık beyanına başvurulamayacağını, davacı senedin 2017 yılında zorla alındığından bahsetmiş ise de bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının 4 senedir müvekkilinden şikayetçi olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi ile takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... HMK'nun 201.maddesi gereğince ana kural senede karşı senetle ispat zorunluluğudur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı savunma olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler 200/1 maddede belirtilen meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz, ancak senet ile ispat edilebilir. Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları karşısında senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnaları daha azdır. Bunlar senet alınması mümkün olmayan ciddi hallerde (örneğin yangın, düşman istilası gibi) senede karşı tanıkla ispat mümkündür. Hukuki işlemlerdeki irade bozukluğu veya aşırı yararlanma halleri tanıkla ispat edilebilir. Yine üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları tanıkla ispat edilebilir. Davacı tarafından manevi olarak zor durumda bırakılarak baskı ile iradesinin sakatlandığı ve senedi bu sebeple boş olarak imzaladığının iddia edilmesi karşısında davacı tarafından bildirilen tanıklar mahkememizce dinlenilmiştir. Bilgisine başvurulan tanıklardan ...'ün görgüye dayalı bilgisinin olmaması, diğer tanık ...'ün ise davacının kardeşi olması nedeniyle mahkememizce beyanlarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafça yazılı delil ibraz edilmediği gibi yemin deliline de dayanılmadığından usulüne uygun delillerle ispat edilemeyen davanın reddine, davacı tarafından teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkili hakkında Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine giriştiğini, takibe itiraz edilerek iş bu menfi tespit davası açıldığını, müvekkili ile davalı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki ve borç durumunun olmadığını, takibe konu olan senedin müvekkili tarafından 2017 yılında kayınpederinin davalı tarafından hukuka aykırı olarak zorlanarak alındığını, iş bu senet üzerindeki imza hariç hiç bir yazının müvekkiline ait olmadığını, 2017 yılında müvekkilinin eşi ile yaşadığı bir sorun sonrası kayın pederinin "kızımla tekrar barışmak istiyorsan bana senet vereceksin" dediğini, müvekkilinin bu duruma öncelikle karşı çıktığını, fakat çocukları ve aile birliğini korumak için mecburen boş senedi sadece imza atmak suretiyle kayınpederine verdiğini, daha sonrasında müvekkilinin eşiyle sorun yaşadığını ve iş bu takibe konu boş senet üzeri doldurularak icra takibine konu edildiğini, takibe konu senet için senet alacaklısı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, iş bu bonoya ilişkin borç tutarının 600.000 TL olarak doldurulduğunu, müvekkilinin minibüs hattı çalıştırdığını, müvekkilinin üzerine kayıtlı olan minibüs hattını 2010 yılında aldığını, minibüs hattı çalıştıran müvekkilinin 600.000 TL borçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iddialarını tanıklarla ispatladıklarını, mahkemece tanık beyanlarına itibar edilmediğini, müvekkili ile eşinin bu durumlardan dolayı boşanma aşamasında olduklarını, celbini talep ettiklerini mahkemenin taleplerini reddettiğini, senet üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, mahkemece taleplerinin değerlendirilmediğini, Denizli 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında bulunan icra takibi ödeme emrinin müvekkiline değil davalının kızı yani müvekkilinin husumetli eşine tebliğ edildiğini ilk duruşmada bildirdiklerini, müvekkilinin senedinin zaten kayın pederine kızına iyi davranması için zorla imzalattığını söylemekteyken, bu senedin davalı yanca icra takibine konulması ile müvekkilinin icra takibine itiraz yolunu kapatmak amacıyla tebligatı davalının kızının yani müvekkilinin husumetli eşinin alması ile tebligatta usulsüzlük yapıldığını beyan ettiklerini, bu tebligat parçasının incelenmesinin gerektiğini, yerel mahkemenin kararı hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, İİK'nın 72/3. maddesine dayanmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında icra takip dosyası nedeniyle yapılan 721.269,48 TL'lik ödeme nedeniyle dava yasa gereği istirdat davasına dönüşmüş olup, davacı tarafça bu miktar yönünden eksik harcın ikmal edildiği görülmüştür. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 600.000,00 TL bedelli senet altındaki imzaya bir itirazının bulunmadığı, senedin 2017 yılında kayınpederi olan davalı tarafından eşi ile yaşadığı sorunlar üzerine barışmak üzere imzalatıldığını ileri sürdüğü, ancak Yerel Mahkeme huzurunda davacı tarafça yasal süre içerisinde bildirilen ve dinlenen davacı tanıklarından ...'ün görgüye dayalı bilgisi bulunmadığı, ...'ün de davalının davacının eşi ile olan tartışmaları nedeniyle ailece yapılan görüşme sırasında "bu senedi imzalarsan kızımla barışırsın aksi halde sizi boşatırım" şeklinde beyanda bulunduğunu, davacının da senedi alarak imzalayıp davalıya verdiğini beyan ettiği, bu hususta başlatılan ceza soruşturmasının da kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlandığı ve kesinleştiği, kaldı ki davalının, davacı ile eşinden boşanmasını sağlayacağı hususunun bir tehdit unsuru olamayacağı, dava konusu senedin kambiyo senedi niteliğini haiz olup sebepten mücerret olduğu, senedin malen veya nakden kaydını içermediği, davacının senedi zorla imzaladığı yönünde bir delilin de dosyaya sunulmadığı, kambiyo senedinden kaynaklı işbu menfi tespit davasında ispat yükü davacı üzerinde olup davacının borçlu olmadığı iddiasını usulünce ispat edemediği anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30/12/2025 ...