8. Hukuk Dairesi 2023/2929 E. , 2023/5462 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın ayrı ayrı reddine, tavzih talebinin reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Tapu Müdürlüğü bir kısım taşınmazlar yönüyle hükümde bulunan maddi hatanın giderilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince 26.10.2021 tarihli tashih şerhi ile maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmişt…
**8. Hukuk Dairesi 2023/2929 E. , 2023/5462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın ayrı ayrı reddine, tavzih talebinin reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Tapu Müdürlüğü bir kısım taşınmazlar yönüyle hükümde bulunan maddi hatanın giderilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince 26.10.2021 tarihli tashih şerhi ile maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmiştir. Davalı ... tashih şerhinin yeniden düzeltilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, davalı ... Tutal tarafından ek karar temyiz edilmiştir. İlk Dere Mahkemesince 15.02.2023 tarihli ek karar ile temyiz isteminin süre nedeniyle reddine karar verilmiş, bu ek karar da davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında buluna temyize konu 226 ada 17, 227 ada 7, 234 ada 3, 235 ada 1 ve 2 parsel ... taşınmazların komisyon kararıyla davalı ... Tutal adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar murisi ... ve ... vekili dava dilekçesinde; tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak hisseleri nispetinde davacılar adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2000 tarihli ve 1989/128 Esas, 2000/18 Karar ... kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.12.2005 tarihli ve 2005/13510 Esas, 2005/13842 Karar ... kararıyla; davacıların murisi ... oğlu ... Tutal'ın hissesinin icra yoluyla satıldığına göre davacıların artık miras yoluyla gelen bir haklarının kalmadığı, diğer muris ... eşi ...'nün payının ise hiç intikal görmediği, böylece davalılar lehine 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 13/B-c maddesi koşullarının gerçekleştiğine davanın tümden reddi gerektiği belirtiler hüküm bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1. İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli ve 2006/2 Esas, 2018/90 Karar belirtilen kararı ile davanın reddine, temyize konu 226 ada 17, 227 ada 7, 234 ada 3, 235 ada 1 ve 2 parsel ... taşınmazların 20 pay kabul edilerek, 5 payın ... adına, 3 payın ... ... adına, 3 payın ... adına, 3 payın ... adına, 3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince hükmün taraflara en son 08.01.2021 tarihinde tebliğ olunduğu, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine hükmün 26.01.2021 tarihinde kesinleştiği belirtilerek 07.04.2021 tarihli kesinleştirme işlemi yapılmak suretiyle dosya tescil işlemleri için Tapu Müdürlüğüne devredilmiştir. 3. Tapu Müdürlüğü, 12.07.2021 havale tarihli yazısı ile temyize konu taşınmazlar hakkındaki hükümde toplam 20 pay kabul edilmesine rağmen dağıtılan payların 17 olduğu, bu nedenle tescil işlemlerinin yapılamadığını İlk Derece Mahkemesine bildirmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesince, dosya üzerinden 26.10.2021 tarihli tashih şerhi ile İlk Derece Mahkemesinin asıl hükmündeki "20" pay "17" pay olarak düzeltilmiştir. 5. Dahili davalı ..., 17.02.2022 havale tarihli dilekçesi ile temyize konu taşınmazların üvey annesi ve kardeşleri adına tescil edildiği, ancak kendi adının ve payının bulunmadığını belirterek hükmün düzeltilmesini istemiştir. 6. İlk Derece Mahkemesince 01.03.2022 tarihli ek karar ile; hükmün kesinleşmesine binaen infaz edilmiş olması nedeniyle tavzih ve tashih incelenmesine de imkan bulunmadığı, ilgili kararın tarafların temyiz kanun yoluna başvurmamaları neticesinde kesinleştiği, belirtilerek davalı ...'ın tavzih talebinin 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 305 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 7. Davalı ... 29.12.2022 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz etmiştir. 8. İlk Derece Mahkemesince 15.02.2023 tarihli ek karar ile süresinde yapılmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Tutal 07.03.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince asıl kararın tarafımdan temyiz edilmediği ve böylece hükmün kesinleştiği gerekçe gösterilmişse de asıl ilamın ayrı hanelerde oturdukları ve aralarında husumet bulunan kardeşi ... ...'a yapıldığını öğrendiğini, böylece kendisinin karardan haberdar olmadığı için temyiz hakkını kullanamadığını, usulsüz tebligata dayalı olarak hükmün kesinleştirildiğini, kendisi yönüyle hak kaybına sebebiyet verildiğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 07.11.2018 tarihli İlk Derece Mahkemesinin asıl kararının davalıya usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, edilmemiş ise bundan asıl karardan sonra tesis edilen ek kararların usulüne uygun olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 7021 ... Tebligat Kanunu'nun (7201 ... Kanun) 53 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince davalı yönüyle mahkeme kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği belirtilmiş ise de; 07.11.2018 tarihli mahkeme asıl kararının incelenmesinde, davalı ...'ın yargılama sırasında ölmesi nedeniyle mirasçılarının davalı sıfatıyla gösterildiği, mirasçılarından davalı ... ile kardeşi ... ...'ın sokak/kapı numaraları ve iç kapı numaraları farklı olan adreslerinin ilama yazıldığı, tebligatların da bu adreslere çıkartıldığı, buna rağmen davalı ...'a İlk Derece Mahkemesi hükmünün aynı adreste yaşadığı belirtilerek kardeşi ... ...'a yapıldığı görülmektedir. 2. Diğer bir anlatımla; İlk Derece Mahkemesi hükmünün davalı ...'a usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceğinden, 7201 ... Tebligat Kanunu'nun (7201 ... Kanun) 53 üncü maddesi gereğince davalının 07.03.2023 tarihli temyiz dilekçesiyle asıl kararın kendisine usulsüz yapıldığını öğrendiğinin ve böylece eldeki temyiz dilekçesinin öncelikle 07.11.2018 tarihli İlk Derece Mahkemesi asıl kararına karşı temyiz istemine ilişkin olduğunun kabulü gerekir. 3. Hal böyle olunca; 07.11.2018 tarihli asıl İlk Derece Mahkemesi kararından sonra verilen 26.10.2021 tarihli tashih şerhinin, 01.03.2022 tarihli tavzih talebinin reddine dair ek kararın ve 15.02.2023 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmakla tüm bu ek kararların ortadan kaldırılmasına karar verilmek suretiyle 07.11.2018 tarihli İlk Derece Mahkemesinin asıl kararına karşı davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi. 4. 07.08.2018 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararında davanın reddi ile birlikte, taşınmazların malikinin davalı ...'a ait olduğu ve adı geçenin ölmesi nedeniyle ve temyize konu 226 ada 17, 227 ada 7, 234 ada 3, 235 ada 1 ve 2 parsel ... taşınmazların 20 pay kabul edilerek, 5 payın ... adına, 3 payın ... ... adına, 3 payın ... adına, 3 payın ... adına, 3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. Muris ...'ın nüfus kaydının incelenmesinde; ölümüyle geriye mirasçı olarak eşi ... ile önceki eşinden olma çocukları ... ..., ..., ..., ... ve ...'ın kaldığı, murisin eşinin kanuni miras payı 1/4 olup, geri kalan 3/4 payın ise 5 çocuğuna ait olduğu, bu nedenle ortak payda olarak 20 pay belirlenmek suretiyle eşine 5/20 pay, çocuklarına da 3/20'şer pay düştüğü, hüküm yerinde de bu şekilde payların belirlendiği, ancak hüküm yazılırken davalı ...'ın isminin ve payının yazılmasının maddi hataya dayalı olarak unutulduğu, böylece paydanın "20" dağıtılan payların ise "17" olması nedeniyle eşitsizliğe yol açılarak infazın yapılamamasına neden olunduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle hükmün bozulması gerekir. 6. Ne var ki bu hatanın maddi hataya dayalı olduğu ve yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile; 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (V.C.3.3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, yok hükmünde bulunan 26.10.2021 tarihli tashih şerhinin, 01.03.2022 tarihli tavzih talebinin reddine dair ek kararın ve 15.02.2023 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararların ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Yukarıda (V.C.3.4., 5., 6.) no.lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli asıl kararının, 4 numaralı hüküm fıkrasında "... ..." dan sonra gelmek üzere " 3 payın 2*** *** ****0 TC kimlik numaralı ..." ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı ...'a iadesine, Taraflarca 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.