11. Hukuk Dairesi 2023/5081 E. , 2024/7483 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/677 Esas, 2023/635 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/206 E., 2021/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5081 E. , 2024/7483 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/677 Esas, 2023/635 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/206 E., 2021/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “x ...”, "...", "x ...", "x +şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2019/47202 sayılı “X ...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, X harfinin tek başına herhangi bir anlam ifade etmeyen ve Türk Alfabesi’nde de mevcut olmayan bir harf olduğunu, kaldı ki müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle tüm sınıflarda korunmalarının gerektiğini, müvekkilinin ... markası adı altında kullandığı diğer logoları da gözetildiğinde davalı başvurusundaki kötü niyetinin açıkça görüleceğini, müvekkilinin kullandığı "X" şeklinin rengini dahi değiştirmeden tescil ettirmek isteyen davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek dava YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, "x" harfinin herkesin kullanımına açık, tek başına ayırt edici niteliği bulunmayan, oldukça genel geçer ve sıradan bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, başvuru kapsamındaki 25, 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin itiraza dayanak markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, dava konusu başvuruda, davacının markalarındaki kırmızı, siyah ve turuncu renklerin tercih edildiği, davacıya ait markaların asli unsurunun dilimizde bulunmayan X harfi olduğu, markanın anlamsal, işitsel ve görsel incelemesi neticesinde davalının x-hall markasında da bulunan X harfi bakımından benzerlik bulunduğu, markalarda kullanılan renkler de dikkate alındığında siyah-kırmızı renk kombinasyonunun yüksek oranda benzerlik doğurduğu, markaların tüketici nezdinde davacı tarafından oluşturulan seri markalar izlenimi yaratabileceği, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvurunun beyaz zemin üzerine turuncu tonlarda yazılmış "x hall" ibareleri ile "hall" ibaresinin altına siyah renkle yazılan "collection" ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markaların ise "...", "X ..." ve "X" ibareli olduğu, taraf markalarında yalnızca "X" harfinin ortak olarak kullanıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.10.2019 tarih, 2018/1201 E., 2019/6166 K. sayılı ilamında da işaret edildiği üzere davacının anılan markaları ile dava konusu başvuru arasındaki benzerliğin "x" harfinden kaynaklandığı, harflerin ise kimsenin tekeline bırakılamayacağı ve esasen tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı, ancak tescil öncesi yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirilmiş ya da bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına harflerin tescilinin mümkün bulunduğu, bu halde de harf markalarının ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, somut olayda da taraf markalarında ortak olarak kullanılan "X" harflerinin düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da dava konusu başvuruda yer almadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava,YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.