Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/3465 E. , 2025/1189 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3465 Karar No : 2025/1189 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada (eski ... ada), ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması, ihale yoluyla veya doğrudan satışına dair alınmış bir karar var ise bu kararın geri alınması…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/3465 E. , 2025/1189 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3465 Karar No : 2025/1189 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada (eski ... ada), ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması, ihale yoluyla veya doğrudan satışına dair alınmış bir karar var ise bu kararın geri alınması ve Maliye Hazinesine devrinin iptali ile Tarım ve Orman Bakanlığına iadesi talebiyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yapılan 27/08/2024 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu taşınmazın zilyetliğini, zilyetlik satış sözleşmesi ile devraldığı, taşınmazın evvelinin tescil dışı yerlerden olduğu, ilk kadastro çalışması sırasında hukuka aykırı olarak Hazine adına kadastro tespitinin yapıldığı, kadastro tespitine itiraz üzerine açılan davada verilen kararla orman vasfında yerlerden olduğu tespit edilerek Orman Bakanlığı adına tesciline hükmedildiği, tescil kararı tapu müdürlüğüne gönderilmiş olmasına rağmen, ihmal edilerek tapuya işlenmediği, taşınmazın kesinleşmiş mahkeme kararına aykırı şekilde Hazine adına tescilli kaldığı, devamında zilyetliğinde bulunan ve 2/b kapsamında ön alım hakkı bulunan taşınmaz hakkında Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca özelleştirme kapsamında ihale yoluyla satılmak üzere öncelikle imar planı hazırlandığı, planın Cumhurbaşkanı onayına sunulduğu ve Cumhurbaşkanınca onaylandığı, imar planı sonrasında taşınmazın ihaleyle satılacağının anlaşıldığı, 27/08/2024 tarihli başvuruyla taşınmazın özelleştirme kapsamından çıkarılması, Hazine adına görünen tescilin düzeltilerek Orman Bakanlığı adına tescili ile ilgili mahkeme kararının uygulanması yoluyla Orman Bakanlığı adına tescilinin sağlanmasının talep edildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca yasal süre içerisinde cevap verilmediğinden bakılan davanın açıldığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılmadığı, davanın açılmasında davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı, dava dilekçesinde yer alan taleplerin açık olmadığı, davacıya süre verilerek dava dilekçesinin açıklanmasının istenilmesi, verilen süre içinde yeterli ve anlaşılabilir bir açıklama yapılmaması halinde dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş; Esasa ilişkin olarak ise, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'da Hazine veya muhtelif kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde bulunan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınacağının kurala bağlandığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar verildiği, kararın kanunun amacına uygun olduğu, kamu elinde bulunan taşınmazların etkin ve verimli kullanımının amaçlandığı, bu doğrultuda gerekli tüm incelemelerin yapıldığı, bu süreçte Pendik Belediye Başkanlığı ile birlikte imar planı çalışması yürütüldüğünden herhangi bir özelleştirme ihalesinin yapılmadığı belirtilmiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, aralarında mülkiyeti Maliye Hazinesine ait söz konusu İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş., (...) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (...) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmaz ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlatılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından, 27/08/2024 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yapılan başvuruyla, İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada (eski ... ada), ... parsel sayılı taşınmazın öncelikle Hazineye devredildiği ve özelleştirme kapsam ve programına alındığının öğrenildiği belirtilerek taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması, ihale yoluyla veya doğrudan satışına dair alınmış bir karar var ise bu kararın geri alınması ve Maliye Hazinesine devrinin iptali ile Tarım ve Orman Bakanlığına iadesi talebinde bulunulmuştur. Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, "(1) İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. (2) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. (3) İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." kuralına yer verilmiş; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" alt başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği; "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı, ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı kurala bağlanmıştır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, "Bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların 'özelleştirme kapsamına' alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibariyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan 'özelleştirmeye hazırlanmasına', hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan 'özelleştirme programına' alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" Kurulun görevleri arasında sayılmıştır. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; ... e) ... 3. maddesinin birinci fıkrası ... yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir. Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte bulunmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin ise Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağının kurala bağlandığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığı, davacı tarafından söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsamından çıkarılması talebiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 4046 sayılı Kanun uyarınca Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı mahiyetinde olduğu, dolayısıyla bakılan davada 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulünün uygulanacağı anlaşılmıştır. Davacı tarafından, 27/08/2024 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yapılan başvuruyla, İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada (eski ... ada), ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması, ihale yoluyla veya doğrudan satışına dair alınmış bir karar var ise bu kararın geri alınması ve Maliye Hazinesine devrinin iptali ile Tarım ve Orman Bakanlığına iadesi talebinde bulunulduğu, davalı idare tarafından verilen savunma dilekçesinde anılan taşınmaza yönelik herhangi bir özelleştirme ihalesinin yapılmadığının belirtildiği, dolayısıyla davacı tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazın özelleştirme kapsamı ve programına alınmasına ilişkin karardan en geç başvuru tarihi olan 27/08/2024 tarihinde haberdar olunduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen 30 günlük dava açma süresinin en geç bu tarihten (27/08/2024) itibaren işlemeye başlayacağı açıktır. Bu itibarla, taşınmazın özelleştirme kapsamı ve programına alınmasına ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle 27/08/2024 tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 28/10/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme imkanı bulunmamaktadır. Öte yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla, yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tabi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiş ise de, kararda zımni ret işlemleri üzerine açılan davalarda dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ve kurulları kararları arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin davacı tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem olduğu ve dolayısıyla davalı idarenin yazılı olarak bildirilen bir işleminin dava konusu edilmediği dikkate alındığında, içtihatların birleştirmesine ilişkin anılan kararın bakılan davada uygulanamayacağı açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi halinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış; 125. maddesinin üçüncü fıkrasında da "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; dördüncü fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kurala bağlanmış; "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasında, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının gerekçesinde belirtildiği üzere, idari işlemlere karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle, işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce işlemde belirtilmesi hukuk güvenliği ilkesinin bir gereği olduğundan, Anayasa'nın 40. maddesiyle bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Bu nedenle, nitelikleri gereği özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca olanak bulunmamakta olup, 2577 sayılı Kanun’da açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur. Dolayısıyla, her ne kadar 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendiyle, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca tesis edilen idari işlemler yönünden, 2577 sayılı Kanun'da öngörülen 60 günlük genel dava açma süresi 30 güne indirilmiş ise de, dava konusu işlemde bu hususun bildirilmemiş olması, bu davada özel dava açma süresinin değil, 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanmasını gerekli kılmaktadır. Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, 'özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği' yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir. Her ne kadar söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de bahse konu Anayasa hükümünün uygulanması ve uygulamanın da söz konusu Kurul kararı doğrultusunda yapılması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, ancak mevzuatta bu yöndeki işlemlerin ilgililere tebliğ edileceğine dair bir zorunluluk bulunmaması nedeniyle davacıya da ayrıca tebliğ edilmediği, davacı tarafından söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığının öğrenilmesi üzerine 27/08/2024 tarihinde davalı idareye başvurularak taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması, ihale yoluyla veya doğrudan satışına dair alınmış bir karar var ise bu kararın geri alınması ve Maliye Hazinesine devrinin iptali ile Tarım ve Orman Bakanlığına iadesi talebinde bulunulduğu, başvurunun zımnen reddi üzerine 28/10/2024 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, davacı tarafından en geç idareye başvuru tarihi olan 27/08/2024 tarihinde öğrenildiği, bu tarihten itibaren işlemeye başlayan altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde 28/10/2024 tarihinde (sürenin son günü cumartesiye denk geldiğinden) açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki karara katılmıyorum.