8. Hukuk Dairesi 2022/8159 E. , 2023/6542 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, asli müdahil ... vekili, ... vekili, ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 25.05.2022 tarihli ve 2021/11885 Esas, 2022/4969 Karar ... ilamı ile İlk Dere…
**8. Hukuk Dairesi 2022/8159 E. , 2023/6542 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, asli müdahil ... vekili, ... vekili, ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 25.05.2022 tarihli ve 2021/11885 Esas, 2022/4969 Karar ... ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı ... İdaresi vekilleri, davacı ... ve arkadaşları vekilleri, davacı ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “290 ada 29 parsel ... taşınmazın orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığından Orman İdaresinin temyiz itirazlarının reddi gerektiği; katılan ... vekilinin 280 ada 1 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından, incelenen dosya kapsamına göre, Kadastro Mahkemesine aktarılan tescil davası sırasında, ...'nun harici satın alma iddiasına dayalı olarak 26.06.2002 tarihli dilekçe ile davaya katıldığı ve Mahkemece 28.12.2004 tarihli ve 1987/190-471 ... karar ile katılanın dava dilekçesinde 1. sıradaki (B)=8.089,78 m² ve (C)=2.060,09 m² yüzölçümlü taşınmazlara ilişkin açılan davasının reddedildiği, hükmün katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından 08.03.2007 tarihli ve 2005/9404-2923 ... karar ile onanarak kesinleştiği, Kadastro Mahkemesi tarafından yapılan keşif sonucu alınan uzman bilirkişi raporunda 1. sıradaki taşınmaza ilişkin 280 ada 1 parsel sayı ile tesbit tutanağı düzenlendiği anlaşıldığından katılan vekilinin bu taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerektiği açıklandıktan sonra; davacılar ... ... mirasçıları ve arkadaşları vekili ve Hazine vekilinin 290 ada 29, 280 ada 1 ve 279 ada 4 parsel ... taşınmazlara, katılan vekilinin 279 ada 4 parsel ... taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda, 766 ... Tapulama Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddelerinin yürürlükten kaldırılmadığı, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi gereğince parselin niteliğinin ve malikinin re’sen belirlenmesinin gerektiği açıklanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye ilişkin en eski tarihli idari sınırlara ait harita ve diğer belgelerin getirtilmesi, ... ... Vakfiyesine ilişkin temessük kayıtları ile ... Çiftliği Mart 1290 tarih 18, ... (...) Çiftliği Mart 1290 tarih 19 ve ... Maa ... Çiftliği Mart 1290 Tarih 20 ... tapu kayıtlarının tüm tedavül kayıtlarının ve revizyon gördüğü kadastro parsellerinin, söz konusu tapu kayıtlarının uygulandığı derdest ve kesinleşmiş dava dosyalarının celp edilmesi, yapılacak keşifte dayanılan tapu kayıtlarının yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanması, uygulama sırasında tutunulan ... Maa ... Çiftliği, ... Çiftliği ve ... Çiftliği tapularında ... Gediği, ... ve ... sınırlarının ortak sınır, Kırvasil (...), Gölenya (İçmeler) sınırlarının köy ya da çiftlik sınırları olduğu, tapu kayıtlarının eşcar-ı ... ve gayr-ı eşcarı müsmireyi müştemil çiftlik kayıtları olup, bu sınırlar içinde devlet ormanları, dereler, taşlık ve kayalık niteliğindeki Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin bulunduğu, sınırlarının mevkii ya da nokta sınırlar olduğu, bu sınırların çoğunluğunun Devlet ormanı içinde kalması nedeniyle sabit kabul edilemeyeceğinden, 3402 ... Kanun'un 20/C maddesi gereğince kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, ... Çiftliğine ait tapu kaydının aynı köy 1 ilâ 169 ... parselle uygulandığı, ancak bu parseller hakkında tapuya dayanmayan ve zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan gerçek kişiler tarafından itiraz edilip, birçok dava açıldığı, ... Maa ... Çiftliği tapusunun ... Köyü 373 ilâ 633 ... parsellere uygulandığı da gözönünde bulundurularak, dayanılan çiftlik tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması; bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların gösterecekleri tanıkların dinlenmesi, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin, komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritaları, köy isimleri ve sınırlarına ilişkin tüm kayıtlarla denetlenmesi, tapu kayıtları sınırında yazılı ... sınırının tapu tesisinde ... Çiftliği olarak gösterilmesi nedeniyle “...'ün nokta halinde mevkii ismi olmayıp, ..., ... ve ... ... çiftliklerinin batı sınırını oluşturan çiftlik arazisi olabileceği düşünülerek uygulama yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından tarif edilen ve gösterilen sınırlardaki çelişkilerin yöntemince giderilmesi, revizyon parselleri ile Kırvasil (...) ve Gölenya (İçmeler) Köyleri (ya da Çiftlikleri) ile memleket haritasında ... Köyü olarak işaretlenmiş bulunan sınırlar gözetilerek sabit sınırların nereler olabileceği değerlendirilip, kayıtlar 3402 ... Kanun'un 20 ve 21. maddeleri hükmüne göre sabit sınırla bağlantısı kesilmemek suretiyle, bu sınırlardan başlanarak genel kadastroda revizyon gördüğü, çiftlik tapu sahipleri adına kesinleşen parseller de dikkate alınmak suretiyle uygulanarak, kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanların tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, katılanlar ... ... ve arkadaşlarının dayandığı tereke tespit ve tenkis davalarının, somut olayda uyuşmazlığın çözümü için bekletici mesele yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında müdahil Gayrimenkul Değerler Ticaret A.Ş., davacılar ... ve müştereklerinin tapudan gelen bir kısım paylarını satın aldığını ileri sürerek; ... ise; 1.11.2017 tarihli dilekçesi ile; 279 ada 4 parselin 1/2 hissesini davacılardan... Moto’dan devraldığını belirterek davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ... ve arkadaşları ile müdahil davacı ...Ş.'nin davasının kabulüne, ... ili ... ilçesi ... (Köyü) Mahallesinde bulunan 279 ada 4 parsel, 280 ada 1 parsel, 290 ada 29 parsel ... taşınmazların tamamı 3840 pay kabul edilerek; 2400 payının müdahil şirket adına, kalan payların ise davacılar ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ... İdaresi, davalı Hazine, asli müdahil ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 25.05.2022 tarihli ve 2021/11885 Esas, 2022/4969 Karar ... ilamı ile davacı-davalı ... İdaresinin, ... Belediye Başkanlığının, asli müdahil ...’nun temyiz inceleme isteminin reddine; asli müdahiller ..., ... ve ...’ın 279 ada 4 ve 290 ada 29 parsellere ve davalı Hazinenin tüm taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiş; davacı-davalı ... İdaresi, davacı ... ve arkadaşları vekilleri, davacı ...Ş. vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. 1. Davacı ... ve arkadaşları vekilleri, davacı ...Ş. vekillerinin tüm taşınmazlara, davacı-davalı ... İdaresinin 279 ada 4 ve 290 ada 29 parsel ... taşınmazlara yönelik karar düzeltme talepleri açısından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteklerinin reddine, 2.Davacı-davalı ... İdaresinin 280 ada 1 parsel ... taşınmaza yönelik karar düzeltme talepleri açısından; karar düzeltmeye konu dava ilk olarak, ... ... ve San. Tic. A.Ş tarafından tapusuz taşınmazın tescili için açılmış ve... Moto tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya müdahil olunmuştur. Daha sonra dava, çekişmeli taşınmazlar için 280 ada 1, 279 ada 4 ve 290 ada 29 parsel ... kadastro tutanakları düzenlenmesi nedeni ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Ancak dava Kadastro Mahkemesine aktarılmadan önce Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.12.2004 tarihli ve 1987/190 Esas, 2004/471 Karar ... karar ile katılanın dava dilekçesinde 1. sıradaki (B)=8089,78 m² ve (C)=2060,09 m² yüzölçümlü taşınmazlara ilişkin açılan davasının taşınmazların eylemli orman olması nedeni ile reddedildiği, hükmün katılan tarafından temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından 08.03.2007 tarihli ve 2005/9404 Esas, 2007/292 Karar ... karar ile "taşınmazların eylemli orman ağaçları ile kaplı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinilemeyecek yerlerden olduğu" yazılarak katılanın temyiz itirazlarının reddi ile dava dilekçesinin birinci sırasında yazan ve bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazlara yönelik onandığı, kadastro sırasında bu taşınmaz için 280 ada 1 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği, Asliye Hukuk Mahkemesince kurulan hükmün Yargıtay tarafından onanması ile; 280 ada 1 parsel ... taşınmazın orman vasfında olduğu hususunun kesinleştiği, ne var ki Dairemizin 05.05.2022 tarihli ve 2021/11885 Esas, 2022/4969 Karar ... ilamında bu husus gözardı edilerek davacı-davalı ... İdaresinin diğer parsellerle birlikte 280 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, anılan bozma kararından Orman İdaresinin 280 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine ilişkin kısmın çıkarılmasına, Orman İdaresinin 280 ada 1 parsele yönelik karar düzeltme talebinin kabulü ile bu parsel açısından yukarda yazan gerekçelerle taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmek üzere değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; yukarıda 1. nolu bentte açıklanan sebeplerle davacı ... ve arkadaşları vekilleri, davacı ...Ş. vekillerinin tüm taşınmazlara, davacı-davalı ... İdaresinin 279 ada 4 ve 290 ada 29 parsel ... taşınmazlara yönelik karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, 2. numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı-davalı ... İdaresinin 280 ada 1 parsele yönelik karar düzeltme taleplerinin KABULÜ ile Dairemizin 05.05.2022 tarihli ve 2021/11885 Esas, 2022/4969 Karar ... bozma ilamındaki 280 ada 1 parsel ... taşınmaza yönelik Orman İdaresinin temyiz itirazlarının reddine ilişkin kısmın kaldırılarak, 6100 ... HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK’un 428. maddesi uyarınca 280 ada 1 parsel açısından değişik gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 442 nci maddesi uyarınca takdiren 1.470,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacılar ... ve arkadaşları, davacı ...Ş.'den ayrı ayrı alınarak Hazineye irad kaydına, 7139 ... Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 168,30 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 394,35 TL'nin karar düzeltme isteyen davacı ...Ş.'den alınmasına, 504,90 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 57,75 TL'nin karar düzeltme isteyen davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına, 19.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Karar düzeltme isteyen tapu malikleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği, tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16 ve 20. Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine mahkeme hakimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği, ... Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile ...’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu, bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve daha önceki bozma kararındaki muhalefet şerhinde belirttiğim nedenlerle tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan farklı gerekçeyle karar düzeltme talebinin kabul edilerek Dairemizin kararının bozulması gerektiği, zilyetliğe dayanarak tescil isteyen davacı açısından bakıldığında ise hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın etrafıyla birlikte büyük bir alanın açık gözüktüğü, dava konusu yere yönelik tasarruf sınırlarının oluşmadığı, taşınmazın açık olmasının zilyetliğe dayanan tarafından ekonomik amaca uygun kullanımın var olduğu anlamına gelmeyeceği, bu nedenle zilyetliğe dayanan davacının davasının da reddine karar verilmesi gerektiği, düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.