4. Ceza Dairesi 2014/5251 E. , 2015/23703 K. "" Tebliğname No : KYB - 2014/23379 Tehdit ve tehdit suçuna azmettirme suçlarından şüpheliler M.. D.. ve M.. D.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 20/05/2013 tarihli ve 2013/65543 soruşturma, 2013/30178 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02/08/2013 tarihli ve 2013/3085 değişik iş sayılı kara…
**4. Ceza Dairesi 2014/5251 E. , 2015/23703 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : KYB - 2014/23379 Tehdit ve tehdit suçuna azmettirme suçlarından şüpheliler M.. D.. ve M.. D.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 20/05/2013 tarihli ve 2013/65543 soruşturma, 2013/30178 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02/08/2013 tarihli ve 2013/3085 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/01/2014 gün ve 23379 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, müşteki şüpheli M.. Ç..'ın vekilleri aracılığı ile tehdit ve tehdit suçuna azmettirme iddiaları üzerine yürütülen soruşturma sonucu, dosyaya sunulan M.. D.. ve M.. D.. arasında geçen telefon görüşmelerini içerir cd içeriğinin hukuka aykırı şekilde kayda alındığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müşteki şüpheli M.. Ç..'ın tarafı bulunduğunu belirttiği şüpheli M.. D.. ile aralarında yaptığı telefon görüşme kayıtlarının bulunduğu cd üzerinde herhangi bir çözümleme yaptırılmaksızın, kaydın hukuka aykırı olduğunun kabul edilerek herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: