7. Ceza Dairesi 2023/18118 E. , 2024/12136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : (Kapatılan) Erzurum 9. Kor.Klığı As. Mah (1.) Patnos Ağır Ceza Mahkemesi (2.) SAYISI : 2014/904 E., 2015/1497 K. - 2020/62 D. İş SUÇLAR : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARARLAR : Mahkûmiyet, itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması (Kapatılan) Erzurum 9. Kolordu Komutanl
**7. Ceza Dairesi 2023/18118 E. , 2024/12136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : (Kapatılan) Erzurum 9. Kor.Klığı As. Mah (1.) Patnos Ağır Ceza Mahkemesi (2.) SAYISI : 2014/904 E., 2015/1497 K. - 2020/62 D. İş SUÇLAR : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARARLAR : Mahkûmiyet, itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması (Kapatılan) Erzurum 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2014/904 Esas, 2015/1497 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2 ayrı yakalanmakla son bulan firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-f. maddesi gereğince yarısı kadar süreyle kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrilmesine ilişkin hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, sanığın bahse konu seçenek yaptırım tedbirinin uygulanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne süresi içerisinde müracaat etmediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince bahse konu hapis cezalarının tamamen infazına dair (Kapatılan) Erzurum 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ve 2017/100 Esas, 2017/100 D.İ.A.K. sayılı kararına karşı yapılan itirazın, Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2020 tarihli ve 2020/62 D. İş sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 94660652-105-04-11408-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/98902 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/98902 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Dosya kapsamına göre, 1-Kara Kuvvetleri Komutanlığı Erzurum 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30/12/2015 tarihli ve 2014/904 esas, 2015/1497 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1-f maddesinde yer alan, “Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın kamuya yararlı bir işte çalışmak isteyip istemediğine dair beyanının alınmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 12/06/2020 tarihli ve 2020/62 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Erzurum 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30/12/2015 tarihli ve 2014/904 esas, 2015/1497 sayılı kararına istinaden, bahse konu seçenek yaptırım tedbirinin uygulanması için Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 29/12/2016 tarihli ve 2016/2404 DS yazılı davetnamesinin sanığın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 05/01/2017 tarihinde tebliğ edilmesini takiben, sanığın 10 gün içinde müracaat etmemesi üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20/11/2020 tarihli ve 2019/2 esas, 2020/3 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, Somut olayda, Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 29/12/2016 tarihli davetnamesinin sanığın bilinen en son adresine 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde belirtilen usule göre Mernis adresine tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince doğrudan yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı cihetle, mercii tarafından itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talepler yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. (Kapatılan) Erzurum 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2014/904 Esas, 2015/1497 Karar sayılı ve Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2020 tarihli ve 2020/62 D. İş sayılı kararlarının ve 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.