3. Ceza Dairesi 2015/30726 E. , 2016/7383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyete dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak; 1) 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesi haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimse için verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilebileceğini öngörmüştür.Bu iki oran ara
**3. Ceza Dairesi 2015/30726 E. , 2016/7383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyete dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak; 1) 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesi haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimse için verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilebileceğini öngörmüştür.Bu iki oran arasında yapılacak indirimde haksız hareketin işleniş şekli, niteliği, yeri, zamanı, yöresel koşullar ve tahrik eden ile edilenin durumları gözönüne alınıp değerlendirilmeli, eğer haksız hareket bu özellikleri itibariyle yoğun ve önemli boyutlara ulaşmışsa ancak bu taktirde haksız tahrikin şiddetli ve ağır olduğu kabul edilmelidir. Bu genel açıklamalara göre somut olayı değerlendirecek olursak; Olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına beyanda bulunan sanığın o tarihte yakın kız arkadaşı olup sonradan evlendiği tanık .... “..tarihten iki hafta kadar önce okul bahçesinde ismini polis merkezinde öğrendiğim ... isimli şahıs benimle konuşmak istediğini söyledi ben de kendisine konuşmak istemediğimi söyledim, bu şahıs beni okulda gördüğü her zaman imalı imalı bakarak rahatsız ediyordu, durumu okuldaki arkadaşlara anlattım, onlar da bu şahsa beni rahatsız etmemesini söylediler, bugün okuldan erkek arkadaşım olan ... ile birlikte çıktık, bir müddet yürüdükten sonra rengini şu an hatırlayamadığımız bir araç önümüzü kesti araçtan ismini polis merkezinde öğrendiğim ... isimli şahıs indi, benim üzerime yürüyerek benim kardeşimi nasıl uyarırsın dedi, ben de beni mi döveceksiniz diyerek geri çekildim, o sırada erkek arkadaşım bu şahsa ne yapıyorsunuz, kızımı döveceksiniz ayıp değil mi bu yaptığınız dedi, o anda arkadaşım Selçu'a bir yumruk attı, arkadaşım yere düştü, yerde üzerine çıkarak vurmaya devam etti, bu sırada araçta bulunan ... isimli şahıs geldi o da arkadaşıma vurmaya başladı daha sonra ... cebinden bıçak çıkararak arkadaşıma doğru sallamaya başladı, arkadaşımın kolundan yaralanmış olduğunu gördüm, arkadaşım da kendini savunmak için cebinden bıçak çıkararak ...'a bir iki defa salladı...benim üzerime geldiler tekme ve yumrukla vurmaya başladılar, arkadaşım beni kurtarmaya çalıştı” şeklinde beyanda bulunmasına, sanığın da tanığın beyanı ile aynı mahiyette savunmada bulunarak yolda yürüdükleri esnada araçtan inen katılan Kaan'ın tanık Şeyma'ya sataşıp itelediğini sonrasında ise katılan ...'un araçtan inerek önce yumrukla vurup sonrasında bıçakla hamle yapıp kendisini kolundan yaraladığını bildirmesine,bu nedenle sanığın sol dirsek altından kesici aletle basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek şekilde, tanık ....'nın da yine basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının anlaşılmasına, katılan lehine tanıklık yapan tanıklar ... ile ...'un ise olayı doğrudan gören kişiler olmayıp dolaylı anlatımlara dayalı beyanda bulunmalarına, tanık ... ile tanık ...'ın da soruşturma aşamasında beyanlarının bulunmayıp olay tarihinden iki yıl gibi uzunca bir süre geçtikten sonra kovuşturma aşamasında beyanda bulunduklarının anlaşılmasına göre, sanık savunması ile tanık Şeyma'nın soruşturma aşamasında verdiği ve oluşa uygun anlatımlarına nazaran, katılanlardan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan fiillerin işleniş biçimi, yoğunluğu ve şiddeti nazara alınarak TCK 29. maddesi uyarınca en üst oranda cezasından indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, 2) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.