11. Hukuk Dairesi 2024/438 E. , 2024/2087 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/220 Esas, 2022/597 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından Dai…
**11. Hukuk Dairesi 2024/438 E. , 2024/2087 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/220 Esas, 2022/597 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirketin eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, ilgili vergi dairesi tarafından tanzim edilen raporla davalının, yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde bir kısım naylon faturalar düzenleyerek şirket defterine kaydettiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin bu nedenle aleyhine tahakkuk ettirilen vergi aslı ve cezalarını ödemek zorunda kaldığını, davalının bu zarardan yönetim kurulu üyesi sıfatı sebebiyle sorumlu olduğunu, ayrıca davalının, hisselerini 3 üncü bir şahsa devrettiği hisse devir sözleşmesiyle de devirden önceki işlemler sebebiyle doğmuş vergi borçlarından sorumlu olduğunu kabul ettiğini, ödenmek zorunda kalınan vergi borcunun tahsili için yaptıkları takibin davalının itirazı üzerine durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, sorumluluğun şirkete karşı değil vergi dairesine karşı olduğunu ve borcun da ödenmiş olmasından dolayı sorumluluğunun olamayacağını, yine yönetim kurulunun sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurlu olması gerektiğini, oysa her hangi bir kusurlu hareketinin bulunmadığını savunarak davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yapılmış 25.07.2007 tarihli hisse devri sözleşmesinin 9 uncu maddesi gereğince şirket yöneticisi sıfatından kaynaklı yasal sorumluluğunun yanında sözleşme gereğince de davalının, payları devre konu şirketin devir tarihine kadar doğmuş her türlü vergi, resim, harç, ceza ve benzeri yükümlülüklerinden sorumlu olduğu, payları devre konu şirkete devir tarihine kadar bir kısım usulsüzlükler nedeniyle vergi, borç ve cezası tahakkuk ettirildiği ve uzlaşmak suretiyle ödendiği, dava dilekçesine ekli tahakkuk fişleri ve vergi dairesi alındı belgelerinden ödenen miktarın, takipte talep edilen alacak miktarı olan 105.800,65 TL kadar olduğu, taraflar arasında yapılmış 25.07.2007 tarihli hisse devri sözleşmesinin yukarıda değinilen 9 uncu maddesi ve davacı tarafça ödenmek durumunda kalınan ve takipte talep edilen alacaktan dolayı davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı borçlunun İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2012/26758 E. sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile talep edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,50 oranını aşmamak üzere avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 21.160,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 02.10.2023 tarihli, 2022/5288 E. ve 2023/5487 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; onama ilamının eksik incelemeye ve fahiş hataya dayalı olduğunu, bozma ilamına uyan Mahkemenin bozmaya uygun inceleme ve araştırma yapmadığını, bilirkişi raporu almadığını, müvekkilinin iddialar karşısında belge sunma hakkının elinden alındığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının hisse devir sözleşmesinde sıfatı bulunmadığını, dava dışı 3 üncü kişi tarafından edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle hükümleri gerçekleşmeyen ve konu ile bu anlamda ilgisi ve dayanağı bulunması mümkün olmayan bir sözleşmeye dayanılmasının hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla hükümleri uygulanmayan ve konuyla ilgisi bulunmayan bir belgeye dayanılarak karar oluşturulmasının doğru olmadığını, tahakkukların kesinleşmesine davacı tarafın sebep olduğunu, davacı tarafın başka kimseye husumet yöneltmediğini, davacı tarafın vergi dairesi ile yapılandırma yoluna gittiğini belirterek onama kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı şirket tarafından ödenen vergi borcunun davacı şirketin eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.