3. Hukuk Dairesi 2024/2452 E. , 2025/1281 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1819 E., 2024/724 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVA TARİHLERİ : 19.03.2009/ 26.03.2009 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/107 E., 2020/622 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri y…
**3. Hukuk Dairesi 2024/2452 E. , 2025/1281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1819 E., 2024/724 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVA TARİHLERİ : 19.03.2009/ 26.03.2009 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/107 E., 2020/622 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada; müvekkilinin sahibi ve mesul müdürü olduğu eczanenin 02.03.2009 tarihli davalı Kurum işlemiyle 2008 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19), (6.13), (6.9) ve (6.3.15) maddeleri gereği sözleşmesinin 2 yıl süre ile feshedildiğini, yapılan işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; fesih işleminin iptalini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen davada; müvekkilinin eczanesi hakkında 02.03.2009 tarihli işlemle 2008 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19) maddesi gereği sözleşmesinin iki yıl süre ile feshedildiğini, işlemin haksız olduğunu ileri sürerek; sözleşmenin feshi işleminin iptalini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurumun hatalı işlemi olmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada, protokol numaraları ile reçetelerin numaralarının ardışık olması nedeniyle yüksek tutarda gelir elde etmek için organize şekilde işlemler yapılmış olduğu anlaşılmakta ise de, işlemlerin sahte reçete veya sahte küpür kullanılarak yapıldığına dair veya davacı eczacının sahte rapor düzenlenmesine dahil olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, dava konusu olay hakkındaki soruşturmada verilen takipsizlik kararı ve bilirkişi raporları ve ek raporları doğrultusunda, protokolün (6.3.19.) maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı anlaşılmakla, fesih işleminin haksız olduğunun tespitine, birleşen davada ise 02.03.2009 tarihli yazı ile bildirilen sözleşmenin fesih işlemine ilişkin talebin, daha önce açılmış olan asıl dosyada davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olduğu anlaşıldığından derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, 02.03.2009 tarihli yazı ile bildirilen sözleşmenin fesih işleminin haksız olduğunun tespiti ile iptaline, derdestlik dava şartı yokluğundan birleşen davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF