11. Hukuk Dairesi 2013/13389 E. , 2013/18071 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/01/2013 tarih ve 2012/648-2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2013/13389 E. , 2013/18071 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/01/2013 tarih ve 2012/648-2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile ortak şirket kurduğunu ortaklık paylarının %50- %50 olduğunu, şirket ana sözleşmesinde öngörülen 300.000 TL sermayenin davacı tarafından şirket payı oranında ödendiğini fakat davalının herhangi bir ödeme yapmadığı için davacının davalının payını da ödediğini bu sebep ile şirkete sermaye koyma borcundan kurtulan davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, davacının şirkete ödediği 150.000 TL nın avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline TK m. 35'e göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, davanın müvekkilinin ikametgah yeri olan İstanbul/Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, davacının müvekkiline kar payı ödemediğini, şirketi zarara uğrattığını ve müvekkilinin sermaye payını ödediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, davanın alacak davası olduğu, genel yetkili mahkemenin davalı gerçek kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olacağı, davanın açıldığı zaman davalının yerleşim yerinin Kemer olmadığı, davalının yetki itirazında bulunarak Sarıyer İstanbul Mahkemeleri'ni yetkili olduğunu bildirdiği, gerekçesiyle davalının yetki itirazının kabulüne mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1086 sayılı HUMK 17. maddesi ve 6100 sayılı HMK 14/2. maddesi uyarınca; özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağın veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.Bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınması gerekmekte olup; somut uyuşmazlıkta da, davacı dava dışı şirketin ortaklık sermaye payı olarak davalı adına ödediği paranın iadesini istediğine göre, davalının ikametgahı olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağından bahisle yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.