Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/8289 E. , 2024/13288 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/8289 Karar No : 2024/13288 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde polis memuru olarak
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/8289 E. , 2024/13288 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/8289 Karar No : 2024/13288 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı hakkında Ağır Ceza Mahkemesince beraat kararı verilmesi, davacının ByLock isimli örgüt içi kriptolu haberleşme sitemini kullanmadığı, Bankasya isimli bankadaki hesap hareketlerinin bulunmadığı, örgütle irtibatlı olduğu yönünde hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi, belge, tanık ifadesi, ihbar, şikayet, kurum kanaati ve tespitinin bulunmadığı, örgüte müzahir şirketlerde çalışma kaydının olmadığı, örgütle irtibatlı dernek, vakıf veya sendikalara herhangi bir üyelik kaydının mevcut olmadığı, açık veya gizli kaynaktan herhangi bir istihbari bilginin mevcut olmadığı, araştırma raporunda yer alan bilgilerde davacının, 2015 Mart alan: EA (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme, kampa kalma, her çağrıldığında gelme, sigara, karşı cins, namaz) , 2015 Mart alan dışı -0 (Hakkında bilgi olmayan personel), Alan-SC (17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılması), AD (Örgüt tarafından yapılan fişlemeye karşılık gelen 2.Kademe Kodları)- SCD (17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılmaya 4 derece yakın kişilerdir.Kazanılması zor olan kişilerdir) şeklinde kodlama kaydı olmakla birlikte söz konusu kodlamalarda kendi içerisinde çelişkilerin bulunduğu anlaşılmış olup, hakkında başkaca bir bilgi belge olmaksızın, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisakı olduğundan bahisle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B maddesince tesis edilen ... tarih ve ... sayılı dava konusu işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır..." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar Ceza Mahkemesi kararıyla davacının beraatine hükmedilmiş ise de, anılan kararın üyelik/mensubiyete ilişkin olduğu, irtibat/iltisak noktasında değerlendirilme yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu meyanda gerek ceza yargılamasında gerekse idari araştırma sonucu elde edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; Amasya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturmada alınan ifadede polis memuru S.K. tarafından, davacının da kendisi ile birlikte 2013 yılında bir süre örgüt evinde kaldığı fakat yapıya mensup olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, davacının da anılan şahısla birlikte bir süre aynı evi kullandığını ifade ettiği, diğer yandan garson kod adlı şahıstan ele geçirilen SD kartın incelenmesinden, davacının 2015 Mart alan: EA (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme, kampa kalma, her çağrıldığında gelme, sigara, karşı cins, namaz) , 2015 Mart alan dışı -0 (Hakkında bilgi olmayan personel), Alan-SC (17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılması), AD (Örgüt tarafından yapılan fişlemeye karşılık gelen 2.Kademe Kodları)- SCD (17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılmaya 4 derece yakın kişilerdir, Zümre: Hüseyin, Öğretmen: Musa ( örgütün polis imamı olduğu ) şeklinde kodlandığının tespit edildiği görüldüğü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesi yeterli görülmekle, davacı hakkında başlanılan idari inceleme/araştırma kapsamında düzenlenen işlem dosyası ve dosya kapsamında mevcut tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, davacının Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile irtibatının ve iltisakının bulunduğu anlaşılmakla, 375 sayılı Kanun Hükmüne Kararnameye eklenen Geçici 35/B hükmü uyarınca davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık; aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Savunma hakkı kullanılmadan, somut delil ve gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, ihracına gerekçe yapılan örgütle irtibat ve iltisakının ne olduğu, nasıl olduğunun açıklanmadığı, yasa dışı herhangi bir oluşum içerisinde bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının olmadığı, hakkında beraat kararı verildiği, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadığı, kamu görevinden çıkarma işleminin hukukun evrensel ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, tesis edilen işlemin idari işlemin unsurları yönünden sakat nitelik taşıdığı, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B/9 maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında; herkesin davasının medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; (...) 9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. (...)" kuralı yer almıştır. Anılan maddenin son fıkrasında ise, "Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında meslekten veya kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilecek olan personele kurumu tarafından 7 günden az olmamak kaydıyla uygun vasıtalarla savunma hakkı verilmesi, anılan maddede öngörülen yasal bir zorunluluk olup, aksi durumun, kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka aykırı hale getireceği açıktır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, dava dilekçesi ve devam eden yargılama sürecinde, kendisine savunma hakkı verilmeden kamu görevinden çıkarıldığı iddiasında bulunduğu; savunma istem yazısını içerir tebliğ ve teslim belgesinin 29/07/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dava konusu kamu görevinden çıkarma işleminin ise bu tarihten önceki bir tarih olan 27/07/2022 tarihinde tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacıya 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin son fıkrasında öngörülen savunma hakkı tanınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, bu karar nedeniyle davacının yeniden göreve başlatılmasının gerekmediği, idarece savunması alınıp yeniden işlem tesis edilebileceği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.