T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/293 - 2026/496 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/293 KARAR NO : 2026/496 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2023 NUMARASI : 2022/404 E. - 2023/443 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/293 - 2026/496 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/293 KARAR NO : 2026/496 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2023 NUMARASI : 2022/404 E. - 2023/443 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2023 tarih ve 2022/404 E. - 2023/443 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili asıl ve birleşen davada, 1993 yılından beri aynı isim ve logo ile sigortacılık yapmakta olan müvekkilinin, 2013/104750 sayılı "... Sigorta Aracılık Hiz. Ltd Şti" ibareli markanın 36. sınıfta tescili talebinde bulunmuş olup Kurumun 4/2/2014 tarihli kararı ile 556 sayılı KHK m. 7/1-(b),(ı)) hükmü uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, anılan kararın iptali talebiyle açılan davanın Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/147 E- 2016/168 K. sayılı kararı ile kabul edildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, başvurunun yayımı üzerine davalı şirket tarafından yayıma yapılan itiraz sonucunda nihai olarak YİDK tarafından başvurunun reddine karar verildiğini, bu karar mevcut iken itirazın kabulüne karar verilmesinin çelişkili olduğunu, zira markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığının hükmen tespit edilmiş olduğunu, kaldı ki, müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanı olan ... Sigorta'nın baş harfleri olan "V" ve "S" harflerinin kırmızı punto ile iç içe geçmiş olarak yazımı ve devamında şirketin adından oluşan davaya konu markanın itiraza dayanak yapmış olduğu markalar ile farklılaştığını, müvekkilinin markasında "..." ibaresinin mevcut olmasının şirket yetkilisinin ... soy isminden kaynaklandığını, davalının sigortacılık alanında herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, ileri sürerek 2022-M-10245 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davaya konu marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen markalar ve söz konusu markaların tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetler aynı olduğundan tüketici zihninde bir ilişkilendirilme veya marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılık bulunduğu yönünde bir izlenimin kaçınılmaz olduğunu, başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7/1B kapsamında yapıldığını, başvurunun reddini içeren 09/02/2015 tarihli ve 2015-M-627 sayılı YİDK kararının iptaline ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararının 556 sayılı KHK'nın 7/1B bendi kapsamında yapılan değerlendirmenin iptaline ilişkin olup bu kapsamda yapılan incelemenin somut olay bakımından bağlayıcı nitelikte olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, karşılaştırmaya konu olan markaların esas unsurlarının “...” ibaresi olduğu, davacı markalarında yer alan şekil ile dava konusu markada yer alan "V-S" harflerinin markalar arasındaki işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibası önleyici mahiyette olmadığı, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, ilgili tüketici kitlesinin yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde davacının "..." esas unsurlu başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun redde gerekçe markasından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporu ve mahkeme kararında SMK hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapıldığını, ancak, SMK'nın Geçici 1. maddesinin "Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olan ulusal ve uluslararası marka ve tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır." şeklinde düzenlenmiş olup bu hüküm uyarınca 556. Sayılı KHK hükümlerine göre değerlendirme yapılması yapılması gerektiğini, ister bilinç düzeyi yüksek tüketici olsun isterse bilinç düzeyi düşük tüketici olsun sigorta alanında hizmet almak isteyen kullanıcıların sigortacılık alanında "..." ibaresini arattığında yalnızca müvekkilinin markası ile karşılaşacaklarını, davalı şirketin bu alanda bir faaliyetinin bulunmadığını ve müvekkilinin soy adı olan "..." ibaresinin marka olarak tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... Sigorta Ltd Şti. " ibareli marka başvurusu ile "..." esas unsurlu redde mesnet markalar arasında, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında "..." ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığı, dava konusu başvuruda davacı markalarından farklı olarak yer alan "Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.şti "ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı ve başvuru kapsamına alınmak istenen 36. sınıf "Sigorta hizmetleri" yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, nazara alındığında ortalama tüketicilerin taraf markaları arasında işletmesel bağlantı bulunduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeler tarafından piyasaya sunulan hizmetler olduğunu düşünebilecekleri, bunun karıştırılma tehlikesinin kabulü için yeterli bulunduğu ve 556 sayılı KHK hükümleri ile 6769 sayılı SMK'nın 6. maddesi benzer hükümleri içerdiğinden mahkemece değerlendirmenin 6769 sayılı SMK hükümlerine göre yapılmasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.