11. Hukuk Dairesi 2014/925 E. , 2014/4875 K. "" Taraflar arasında görülen davada verilen 27.09.2012 gün ve 2011/181-2012/103 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.09.2013 gün ve 2013/19-2013/16366 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belge…
**11. Hukuk Dairesi 2014/925 E. , 2014/4875 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 27.09.2012 gün ve 2011/181-2012/103 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.09.2013 gün ve 2013/19-2013/16366 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı adına “” ibareli markaların tescil edildiğini, ancak ““ ibaresinin, bağlı bir ilçenin adı olduğunu ve ayırt edicilik niteliği taşımadığını, bu yüzden 556 sayılı KHK'nın 5 ve 7/a maddeleri gereğince mutlak redde tabi olduğunu, yaygın olarak bilinen ve tanınan "doğduğunu ve özellikle “su” ürünü açısından malın üretildiği yeri bildirdiği için halkı yanıltabileceğini ve 7/1-f maddesi uyarınca mutlak redde tabi bulunduğunu, ayrıca “’nun” kadimden beri bilinen bir su olduğunu, suyun mülkiyetinin müvekkili belediyeye ait olduğunu ve önceleri elle doldurulan cam şişelerde “suyu” olarak pazarlandığını ve halka mal olduğunu, “suyu” sözcüklerinin ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını, bu mutlak ret nedenlerinin gerçekleşmediği ve 7/son madde uyarınca ayırt edicilik kazanıldığı sonucuna varıldığı takdirde, gerçek hak sahibinin müvekkili belediye olacağını, müvekkilinin 23/05/1983 tarihinde sözleşme yaptığını, kullanma hakkını 25 yıllığına verdiğini, isme ilişkin kullanımın da sözleşmenin 12. maddesi ile belirlediğini ve anılan şirketle 02/01/2004 tarihli suyu dolum sözleşmesi ile isim kullanma hakkı izni verdiğini, sözleşmelerden anlaşılacağı gibi isimlerinin kullanma haklarının ait olduğunu, davalıise markalara haciz nedeni ile sahip olduğunu ileri sürerek, davalı adına kayıtlı “” ibareli 2003/20168 numaralı 29, 30, 32. sınıfta kayıtlı, “” ibareli 81678 sayılı 32. sınıfta kayıtlı, “” ibareli 85445 sayılı 32. sınıfta kayıtlı ve “” ibareli 2003/20169 sayılı 29, 30, 32. sınıfta kayıtlı markaların hükümsüzlüğüne ve tescillerinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. .../... -2- 1-Somut uyuşmazlıkta davalı vekilince sunulan cevabi karar düzeltme dilekçesi temyiz defterine kaydedilmemiştir. Bu durum karşısında davalı vekilinin usulüne uygun bir karar düzeltme isteminde bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarına gelince; Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.