14. Ceza Dairesi 2019/5188 E. , 2020/2886 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.01.2018 gün 2017/462 Esas, 2018/8 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesine göre takdiren duruşmasız yapılan incelemede d…
**14. Ceza Dairesi 2019/5188 E. , 2020/2886 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.01.2018 gün 2017/462 Esas, 2018/8 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesine göre takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 02.07.2020 tarihinde üye ...’un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Mağdureye zorla altı arkadaşıyla birlikte anal yoldan organ sokarak cinsel istismar suçundan sanığa ilk derece mahkemesi, TCK'nun 103/2. fıkrasından 16 yıl hapis ve suçu birden fazla kişi birlikte işlediğinden TCK'nun 103/3-a bendi gereğince 1/2 oranında artırarak 24 yıl hapis cezası verdiği, sanık müdafilerinin istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesinin birden fazla kişinin suçu birlikte işlediği, her bir sanığın diğerinin suçuna doğrudan işleyen sıfatıyla iştirak ettiği, zincirleme suç hükümlerinin de ilaveten uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozma karar verdiği, dava dosyasını ilk derece mahkemesine gönderdiği, ilk derece mahkemesinin bu defa sanığa TCK'nun 43/1. fıkrasını da uygulayarak 1/4 oranında cezasında artırım yaparak 30 yıl hapis cezası verdiği ve ancak aleyhe istinafa başvurusu olmadığı gözetilip usulü kazanılmış hak korunarak bozulan ilk hükümde olduğu gibi 24 yıl hapis cezasına indirdiği, sanık müdafilerinin mağdur beyanı çelişkili olduğu, kesin delil olmadığı ve sanığın beraatının gerektiği iddiasıyla bu defa da temyiz başvurusunda bulundukları incelenen dava dosyasından anlaşılmaktadır.