11. Hukuk Dairesi 2024/2657 E. , 2025/956 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1953 Esas, 2024/237 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/134 E., 2020/406 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından
**11. Hukuk Dairesi 2024/2657 E. , 2025/956 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1953 Esas, 2024/237 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/134 E., 2020/406 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin yaptığı ibareli marka başvurusuna müvekkilince tanınmış markaları gerekçe gösterilerek yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, davalı gerçek kişinin 2016/41533 sayılı ibareli markanın da sahibi olduğunu, gerek bu markanın gerekse de 2017/100058 sayılı başvurunun, müvekkilinin ibareli markaları ile iltibasa yol açacağını,ibaresinin, markaların esas unsuru olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı şahsın fiili kullanımı itibariyle de markanın esas unsurunun ibaresi olduğunu, davalının ibaresini kırmızı renkli yazıp öne çıkararak kullanımının müvekkili şirketin 9. sınıftaki aynı ve benzer mallar için tescilli ve dünyaca tanınmış markası ile iltibas yarattığını, müvekkili markalarının bir kısmının da kırmızı renkli ibaresini içerdiğini ve fiili olarak da kırmızı rengin kullanıldığını, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve aynı marka serisinden olarak algılanacağını, markalarının yüksek ayırt edici niteliğe sahip bulunduğunu ve bu hususun iltibas riskini artırdığını, davaya konu markanın, müvekkilinin tanınmış markalarının ayırt ediciliğine zarar verebileceğini ve markadan haksız fayda sağlayacağını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-11692 sayılı kararının iptaline, 2017/100058 sayılı ” ibareli ve 2016/41533 sayılı ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2017/100058 sayılı ibareli marka başvurusu ve 2016/41533 sayılı ibareli tescilli markası ile davacıya ait ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde gerek ibareli başvuru konusu işaret, gerekse de "bossmann" ibareli tescilli marka ile davacının ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, aynı nedenle SMK'nın 6/4-5 maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile davalı gerçek kişiye ait 2016/41533 sayılı marka ve 2017/100058 sayılı başvuru markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.02.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.