Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5873 E. , 2024/5515 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5873 Karar No : 2024/5515 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU: 25/03/2010 tarih ve 27532 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin ''Çocuklar için (Parapodium, Standing Table) başlıklı 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrası
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5873 E. , 2024/5515 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5873 Karar No : 2024/5515 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU: 25/03/2010 tarih ve 27532 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin ''Çocuklar için (Parapodium, Standing Table) başlıklı 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasındaki ''Üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonucunda...'' ibaresi ile ''Nöroloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ve Ortopedi uzman hekimlerinin bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak...'' ibaresinin, 1. bendindeki ''Bilinci açık ve kognitif fonksiyonları yerinde olan'', 2. bendindeki ''Baş kontrolü ve oturma dengesi olan'', 3. bendindeki ''Üst ekstremite motor fonksiyonları yerinde olan'', 4. bendindeki ''Progresif hastalığı olmayan'', 5. bendindeki ''Herhangi bir nedene bağlı yerleşmiş parapleji klinik tablosu olan; 2 yaş ve üzerindeki hastalara (8 yaş üstü hastalara standing table bedeli karşılanmaz)...'' ibarelerinin, 2. fıkrasındaki ''Parapodium, Standing Table, cihazları birlikte temin edilmez.'' ve 3. fıkrasındaki ''Ayrıca bu hastalara tekerlekli sandalye bedeli ödenmez.'' şeklindeki düzenlemelerin iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI_ : Davacı tarafından, dava konusu Tebliğ'in 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasındaki ''Üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonucunda...'' ibaresine yönelik olarak, Sağlık Bakanlığının 10/05/2010 tarihli cevabi yazısı uyarınca, Türkiye’nin 44 ilinde üniversite hastanesi olmadığı, 63 ilinde eğitim araştırma hastanesinin bulunmadığı, 41 ilinde ise ne eğitim araştırma ne de üniversite hastanesi bulunduğu, Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastanelerinde çalışan doktorların 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca hastalıkları tedavi hakkını haiz bulundukları, yine Tıbbi Deontoloji Tüzüğü hükümleri gereği hekimin, tatbik edeceği tedaviyi tayinde serbest olduğu, bununla birlikte, söz konusu düzenleme neticesinde, sırf söz konusu hastanelerde çalışmadıkları için “Parapodium, Standing Table” kullanımını belirleme ve reçete etme konusunda söz konusu hekimlere kısıtlama getirildiği, özellikle uzun süredir kavşak tipi kas hastalığı olan yani omuz çevresi ve kalça çevresi kaslarında rahatsızlığı olan ve kalıtımsal bir hastalığı bulunan hastanın artık fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniğine yatırılması gerektiğine ilişkin tıbben ve bilimsel herhangi bir yatış endikasyonu gerekliliğinin bulunmadığı, ayakta dik pozisyonlandırma cihazlarının farklı fonksiyon, tip ve özellikte olduğu, hastanın yapısı ve vücut ölçülerine göre üreticiler tarafından hastalara temin edildiğini, bu cihazların hastane demirbaşında mevcut olmadığı, cihazın temini sonrasında hasta eğitiminin ayaktan verildiği ve bu eğitimin hasta yatışını gerektirmediği; ''Nöroloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ve Ortopedi uzman hekimlerinin bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak...'' ibaresine yönelik olarak, üç uzmanlık branşının bir arada aranması şartını koşan söz konusu kısıtlayıcı koşulun, bilimsel dayanağının olmadığı, hastanın sağlık hizmetine ulaşmasını zorlaştırdığı, nöroloji ve ortopedi anabilim dalları tarafından mahkemelere cevaben düzenlenen bilimsel görüş yazılarında söz konusu cihazın hastaya verilmesinin uygun olup olmadığına karar verecek yetkili birimin fiziksel tıp ve rehabilitasyon anabilim dalı olduğunun belirtildiği; 1. bendindeki ''Bilinci açık ve kognitif fonksiyonları yerinde olan'', 2. bendindeki ''Baş kontrolü ve oturma dengesi olan'', 3. bendindeki ''Üst ekstremite motor fonksiyonları yerinde olan'', 4. bendindeki ''Progresif hastalığı olmayan'', 5. bendindeki ''Herhangi bir nedene bağlı yerleşmiş parapleji klinik tablosu olan; 2 yaş ve üzerindeki hastalara (8 yaş üstü hastalara standing table bedeli karşılanmaz)...'' ibarelerine yönelik olarak, özellikle çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimleri açısından yaşam standartlarını yükseltecek düzenlemeler yapılırken bilimsel veriler ışığında hareket edilmesi gerektiği, hastalığın ilerlemesi, çocuğun iyileşmesi açısından hangi cihazların kullanılması gerektiğinin sorumlu hekimce belirleneceği, Tebliğ hükmü ile hekim yetkisinin kısıtlanmaması ve kesin ifadeler kullanılmasından kaçınılması gerektiği, bilimsel verilerin bu hastalık grubundaki çocukların genelde serebral palsili çocuklar olduğu ve büyük kısmında baş kontrolü, oturma dengesi ve mental fonksiyonlarının yeterli olmadığı, bu sebeple söz konusu Tebliğ kapsamına girecek çocuğun hemen hemen bulunmadığı, her hastanın fiziki durumunun, kapasitesinin ve tıbbi teknolojik destek ihtiyacının farklı düzeyde olduğu, bu bakımdan söz konusu sandalyeye ihtiyacı olan çoğu hastanın üst ekstremite motor fonksiyonlarının kısmen veya tamamen kısıtlanmış olabileceği, ancak bu durumun bu hastaların söz konusu cihaza ihtiyacı olmadığı anlamına gelmediği, pek çok progresif hastalığın ayakta durma ve mobilizasyon ihtiyacı olduğunun bilimsel bir gerçek olduğu; 2. fıkrasındaki ''Parapodium, Standing Table, cihazları birlikte temin edilmez.'' cümlesine yönelik olarak, özellikle çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimleri açısından yaşam standartlarını yükseltecek düzenlemeler yapılırken bilimsel veriler ışığında hareket edilmesi gerektiği, Tebliğ hükmü ile hekim yetkisinin kısıtlanamayacağı; 3. fıkrasındaki ''Ayrıca bu hastalara tekerlekli sandalye bedeli ödenmez.'' cümlesine yönelik olarak, ayakta dik durma parapodium cihazı ile tekerlekli sandalyenin birebir aynı amaca yönelik aynı işlevi gören ve birbirinin yerini tutan aletler olmadığı ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, söz konusu cihazın reçete edilmesi şartlarından birinin üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması olduğu, rehabilitasyon hizmetlerinin bir ekip çalışması ile hastaya sunulduğu, belirtilen üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinde söz konusu hususlarda hastanın nörolojik, psikolojik, fiziki durumu gibi pek çok durumunu aynı anda değerlendirecek uzmanların bir arada olması ve gerektiğinde söz konusu uzmanların yardımını almasının söz konusu cihaza hastanın adaptasyonuna daha çok yardımcı olacağı, rehabilitasyon alanında kullanılan birçok cihazda olduğu gibi tedavi programının uygulanması sırasında hastanın söz konusu cihaza ihtiyacı olup olmadığı, cihaz kullanımın hastaya uygunluğunun değerlendirilmesi ve sonrasında rapor edilmesi, cihazın alımını takiben uygulama ve eğitimin yapılmasının uygun görüldüğü, söz konusu cihazın kullanımının hasta için uygun olup olmadığı ve reçete etme bakımından fiziksel tıp ve rehabilitasyon hekiminin yetkili olduğu, bununla birlikte söz konusu hekimlerin bunu yaparken pek çok branştan (nöroloji, ortopedi, psikiyatri vb.) konsültasyon istediği, o yüzden üniversite hastaneleri ve eğitim araştırma hastanelerinde çalışan hekimlerce söz konusu hastanın değerlendirilmesinin hasta bakımından daha faydalı olduğu, cihaz kullanımının bilimsel öncelik olarak kişinin dik pozisyonda, üst ekstrimitelerini yani kollarını kullanarak yerine getirebileceği günlük yaşam aktivitelerini yapabilmesine yardımcı olmayı amaçladığı, bu nedenle hastanın kollarını kullanabilmesi gerektiği ve cihazın manuel kalkış manuel sürüş tipinin ilgili ödeme şartlarında progresif hastalığının bulunmaması ve klinik tablonun yerleşmiş parapleji tablosu olması koşullarının bilimsel kullanım amaçları ile ters düşmediği, 8 yaş ve üzeri hastalara parapodium cihazının kullanılmasının uygun görüldüğü, 19/12/2008 tarihinde toplanan Bilimsel Komisyon tarafından da bu hususun tutanak altına alındığı, söz konusu tutanağın 7. maddesi nedeniyle parapodium kullanıcılarına standing table cihazı bedelinin ödenmediği, bu hastalara ayrıca tekerlekli sandalye (özellikli, özelliksiz, akülü) ayakta dik durma bedelinin ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, parapodium cihazı ile standing table cihazının birebir aynı amaca yönelik aynı işlevi gören ve birbirinin yerini tutan aletler olmadığı, parapodiumun yetersizliğin ciddiyetine bağlı olarak fonksiyonel olarak yürüyemeyecek çocuklar için uygun bir ortez olduğu, en sık 2,5 - 5 yaş arasında reçete edildiği, her iki cihazın fonksiyonu farklı olmakla birlikte, parapodium kullanımının standing table sonrası aşama olduğu, her iki ortezin aynı anda reçete edilmesinin bilimsel olarak uygun görülmediği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunlu olduğundan bozulan kısımla sınırlı olarak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : 25.3.2010 tarih 27532 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin ''Çocuklar için (Parapodium, Standing Table) başlıklı 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasındaki ''Üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonucunda...'' ibaresi ile ''Nöroloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ve Ortopedi uzman hekimlerinin bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak...'' ibaresinin, 1. bendindeki ''Bilinci açık ve kognitif fonksiyonları yerinde olan'', 2. bendindeki ''Baş kontrolü ve oturma dengesi olan'', 3. bendindeki ''Üst ekstremite motor fonksiyonları yerinde olan'', 4. bendindeki ''Progresif hastalığı olmayan'', 5. bendindeki ''Herhangi bir nedene bağlı yerleşmiş parapleji klinik tablosu olan; 2 yaş ve üzerindeki hastalara (8 yaş üstü hastalara standing table bedeli karşılanmaz)...'' ibaresinin, 2. fıkrasındaki ''Parapodium, Standing Table, cihazları birlikte temin edilmez.'' ve 3. fıkrasındaki ''Ayrıca bu hastalara tekerlekli sandalye bedeli ödenmez.'' kurallarının iptali istenilmektedir. 1219 sayılı Tababet Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununa dayanılarak çıkarılan Tıbbi Deontoloji Tüzüğü hükümlerinin değerlendirilmesinden hekimin muayene ve tetkiklerini yapmak suretiyle hastaya uygulayacağı tedaviyi mesleki bilgisi ve vicdanı ile belirleyeceği, hastanın iyileşmesini sağlayacak ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi reçete etme yetkisinin, hastaya uygulanan tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğu, bir başka ifade ile hekimin hastalığın tedavisi için gerekli olan ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi reçete etme yetkisinin de bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, kurumca sağlanan sağlık hizmetinden genel sağlık sigortası primi, katılım payı ve ilave ücret ödemek şartıyla yararlanmaktadır. Genel sağlık sigortası prim gelirlerinin sağlık hizmetinin finansmanında etkin bir şekilde kullanılabilmesini sağlamak amacıyla kurumca alınacak tedbirlerin veya yapılacak düzenlemelerin, hastanın sağlık hizmetine erişim hakkını engelleyecek nitelikte olmaması gerekir. Aksi yöndeki bir uygulama Anayasa ile güvence altına alınmış olan sağlıklı yaşam hakkına ve sosyal devlet ilkesine aykırı olur. Bir başka ifade ile hekim veya sağlık kurulu raporu ile hastanın tedavisinde kullanılması zorunlu görülen ve hasta tarafından bedeli ödenerek piyasadan temin edilen ortez, protez ve diğer tıbbi malzeme bedelinin kurumca ödenmemesi suretiyle tedavi giderlerinin hasta ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin üzerinde bırakılmasına olanak bulunmamaktadır. Bu durumda, hekim tarafından yapılan muayenede hastalığı veya sakatlığı farklı olan, dolayısıyla her hastanın yaşına ve gereksinimlerine uygun cihaz ile ilgili olarak sağlık kurulu raporu düzenleme veya bu rapora dayanılarak hekimin ilgili cihazı reçete etme yetkisini sınırlandıran Tebliğin 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendinde yer alan ''(8 yaş üstü hastalara standing table bedeli karşılanmaz)'' ibaresi hukuka uygun görülmemektedir. 2- Davacı tarafından ileri sürülen hususlar, Tebliğin 7.3.12.G-1. maddesinin yukarıda belirtilen kısmı hariç, diğer kısımları tıbbi malzemenin en uygun şekilde temininin sağlanması açısından hekim görüşünü temel alan bir kontrol mekanizması kurulmasına yönelik olduğundan hukuka aykırı olmayan bu hükümler yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. Açıklanan nedenlerle, 25.3.2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendinde yer alan ''(8 yaş üstü hastalara standing table bedeli karşılanmaz)'' ibaresinin iptali, bu ibare dışındaki dava konusu diğer kısımlar için davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Diaresinin 25/11/2015 tarih ve E:2013/2590, K:2015/7985 sayılı dava konusu düzenlemelerin kısmen iptali kısmen davanın reddi yolundaki kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/01/2019 tarih ve E:2016/3359, K:2019/101 sayılı kararı ile kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmesi üzerine, bozulan kısımla sınırlı olarak gereği yeniden görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dava; 25/03/2010 tarih ve 27532 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin ''Çocuklar için (Parapodium, Standing Table) başlıklı 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasındaki ''Üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonucunda...'' ibaresi ile ''Nöroloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ve Ortopedi uzman hekimlerinin bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak...'' ibaresinin, 1. bendindeki ''Bilinci açık ve kognitif fonksiyonları yerinde olan'', 2. bendindeki ''Baş kontrolü ve oturma dengesi olan'', 3. bendindeki ''Üst ekstremite motor fonksiyonları yerinde olan'', 4. bendindeki ''Progresif hastalığı olmayan'', 5. bendindeki ''Herhangi bir nedene bağlı yerleşmiş parapleji klinik tablosu olan; 2 yaş ve üzerindeki hastalara (8 yaş üstü hastalara standing table bedeli karşılanmaz)...'' ibarelerinin, 2. fıkrasındaki ''Parapodium, Standing Table, cihazları birlikte temin edilmez.'' ve 3. fıkrasındaki ''Ayrıca bu hastalara tekerlekli sandalye bedeli ödenmez.'' kurallarının iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 25/11/2015 tarih ve E:2013/2590, K:2015/7985 sayılı kararıyla, dava konusu Tebliğ'in 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendinde yer alan ''(8 yaş üstü hastalara standing table bedeli karşılanmaz)'' ibaresi ile 3. fıkrasındaki ''Ayrıca bu hastalara tekerlekli sandalye bedeli ödenmez.'' kuralının iptaline; Tebliğ'in dava konusu diğer kısımları bakımından davanın reddine karar verilmiştir. Taraflarca, anılan Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarına karşı yapılan temyiz başvuruları üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/01/2019 tarih ve E:2016/3359, K:2019/101 sayılı kararı ile Daire kararının dava konusu Tebliğ'in 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendinde yer alan ''(8 yaş üstü hastalara standing table bedeli karşılanmaz)'' ibaresi ile 3. fıkrasındaki ''Ayrıca bu hastalara tekerlekli sandalye bedeli ödenmez.'' kuralının iptaline ilişkin kısmının onanmasına, Tebliğ'in dava konusu diğer kısımları yönünden davanın reddine ilişkin kısmının, uyuşmazlıkla ilgili herhangi bir gerekçeye yer verilmemiş olması nedeniyle hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan karar düzeltme başvurusu da, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/06/2020 tarih ve E:2019/3308, K:2020/1034 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Böylece anılan Daire kararının dava konusu Tebliğ'in 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendinde yer alan ''(8 yaş üstü hastalara standing table bedeli karşılanmaz)'' ibaresi ile 3. fıkrasındaki ''Ayrıca bu hastalara tekerlekli sandalye bedeli ödenmez.'' kuralının iptaline ilişkin kısmı kesinleşmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Kanun'un 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği kurala bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar imkanı tanınmamıştır. Bu nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kısmen bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun -dava konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihteki haliyle- 63. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usûl ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûl ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usûl ve esaslarının Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği, Komisyonun, 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu, Komisyonun, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını, Maliye Bakanlığını, Sağlık Bakanlığını, Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığını, Hazine Müsteşarlığını temsilen birer üye ve Kurumu temsilen iki üye olmak üzere toplam yedi üyeden oluşacağı, kararlarını salt çoğunluk ile alacağı, kararlarının Resmî Gazetede yayımlanacağı, Komisyonca gerekli görülen hallerde sağlık hizmetlerinin türlerine göre birden fazla alt komisyon kurulabileceği, Komisyonun sekreterya işlemlerinin Kurumca yerine getirileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemlerini, türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûl ve esaslarını belirlemeye ve genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri, yol, gündelik ve refakatçi giderlerinden yararlanma esas ve usulleri ile bu hizmetlere ilişkin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen ödenecek bedelleri göstermek amacıyla Sağlık Uygulama Tebliğini yayımlamaya yetkili olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Dava konusu düzenleme ile, çocuklar için "Parapodium ve Standing Table" tıbbi cihazlarının bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanabilmesi için gereken şartlar belirlenmiş olup, buna göre anılan cihazların, üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonucunda nöroloji, fiziksel tıp ve rehabilitasyon ve ortopedi uzman hekimlerinin bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimlerince; bilinci açık ve kognitif fonksiyonları yerinde olan, baş kontrolü ve oturma dengesi olan, üst ekstremite motor fonksiyonları yerinde olan, progresif hastalığı olmayan, herhangi bir nedene bağlı yerleşmiş parapleji klinik tablosu olan; 2 yaş ve üzerindeki hastalara reçete edilmesi halinde Kurumca bedelinin karşılanacağı belirtilmiştir. Ayrıca, Parapodium ve Standing Table cihazlarının birlikte temin edilemeyeceğine de dava konusu düzenlemede yer verilmiştir. Dairemizce 25/01/2011 tarihli ara kararı ile davalı idarelerden, parapodium ve standing table adlı tıbbi malzemelerin hangi amaçla kullanıldığının, bu cihazların birbirinin alternatifi olup olamayacağının, birinin kullanılmasının diğerinin kullanılmasına engel olup olmadığının, parapodium ve standing table cihazlarının birlikte temin edilememesi, üniversite veya eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki devlet ve diğer hastanelerde sözü edilen tıbbi malzemeler ile ilgili olarak sağlık kurulu raporu düzenlenememesinin nedenleri, parapodium ve standing table adlı tıbbi malzemeler ile ilgili olarak düzenlenecek sağlık kurulu raporunun ''Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması'' şartına bağlanmasının ve sağlık kurulunda fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi veya hekimleri dışında nöroloji ve ortopedi uzman hekimlerine de yer verilmesinin nedenleri, sözü edilen tıbbi malzemelerin sadece ''Bilinci açık ve kognitif fonksiyonları yerinde olan'', ''Baş kontrolü ve oturma dengesi olan'' "Üst ekstremite motor fonksiyonları yerinde olan", "Progresif hastalığı olmayan" ve "Herhangi bir nedene bağlı yerleşmiş parapleji klinik tablosu olan" iki yaş ve üzerindeki hastalarda kullanılması halinde bedelinin ödenmesinin tıbbi nedenleri sorulmuştur. Davalı Sağlık Bakanlığınca ara kararına verilen cevapta, parapodium kullanımının standing table kullanımı sonrası bir aşama olduğu, her iki ortezin aynı anda reçetelenmesinin bilimsel olarak uygun görülmediği, rehabilitasyon hizmetlerinin bir ekip çalışması ile sunulduğu, "ayakta dik pozisyonlama ve yürütme cihazları"nın hastada kullanılma gerekliliğinin tespiti ve uygulanmasında yetki ve sorumluluğun fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanında olduğu ancak bu cihazın kullanımına onay verecek kurul raporunda ortopedi ve nöroloji hekimlerinin de yer almasının bilimsel olarak en uygun tercih olduğu ve reçetelendirmenin yine fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanınca yapılacağı, parapodium ve standing table cihazlarının, bilimsel olarak ayakta dik pozisyonlama ve yürütme cihazları arasında yer aldığından cihazlardan fayda sağlanabilmesi için cihazların kullanım gerekliliğine uygun olarak koşullar getirildiği, getirilen koşulların da bilimsel kullanım amaçlarına ters düşmediği belirtilmiştir. Diğer davalı Sosyal Güvenlik Kurumunca ara kararına verilen cevapta, dava konusu düzenlemenin alanında uzman hekimlerden oluşan bilimsel komisyon tarafından 19/12/2008 tarihinde yapılan toplantı neticesinde alınan kararlar doğrultusunda yapıldığı belirtilmiştir. Ayakta dik pozisyonlama ve yürütme cihazlarının kullanım ilkelerinin belirlenmesi amacıyla fiziksel tıp ve rehabilitasyon, nöroloji ve ortopedi uzmanlarından oluşan Bilimsel Komisyonun 19/12/2008 tarihli toplantısında çocuklar için parapodium ve standing table ortezlerinin kullanım ilkelerinin dava konusu düzenlemede yer verilen koşullar gibi belirlendiği görülmektedir. Bu durumda, düzenlemeye konu cihazları kullanan hastaların ileri düzeyde bakım ve tedaviye ihtiyaç duyduğu, hastanın cihazları kullanmasının gerekip gerekmediğinin, hastaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin bir ekip çalışması gerektirdiği, bu nedenle tıbbi imkanlar açısından daha gelişmiş üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinde yatışı yapılarak cihaz kullanımının hastaya uygunluğunun değerlendirilmesinin hastanın yararına olacağı, cihazların kullanım ilkelerinin de bilimsel komisyon oluşturularak belirlendiği görülmekte olup, dava konusu düzenlemelerin davalı Kurumun ortezlerin reçetelenmesine ilişkin kuralları belirleme görev ve yetkisi çerçevesinde, bilimsel komisyonlardan görüş alınarak bilimsel ve teknik veriler ışığında tesis edildiği, sağlık hizmetine erişimi ve hekimin tedavi yetkisini kısıtlayan bir düzenleme olmadığı, düzenlemenin hukuki, tıbbi ve bilimsel dayanağı bulunduğu gibi kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını öngörmekle kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 25/03/2010 tarih ve 27532 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin ''Çocuklar için (Parapodium, Standing Table) başlıklı 7.3.12.G-1. maddesinin 1. fıkrasındaki ''Üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonucunda...'' ibaresi ile ''Nöroloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ve Ortopedi uzman hekimlerinin bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak...'' ibaresi, 1. bendindeki ''Bilinci açık ve kognitif fonksiyonları yerinde olan'', 2. bendindeki ''Baş kontrolü ve oturma dengesi olan'', 3. bendindeki ''Üst ekstremite motor fonksiyonları yerinde olan'', 4. bendindeki ''Progresif hastalığı olmayan'', 5. bendindeki ''Herhangi bir nedene bağlı yerleşmiş parapleji klinik tablosu olan; 2 yaş ve üzerindeki hastalara...'' ibareleri, 2. fıkrasındaki ''Parapodium, Standing Table, cihazları birlikte temin edilmez.'' ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. İlk karardan önce yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak anılan kararda hüküm kurulmuş olması ve davanın netice olarak yine kısmen iptal, kısmen ret kararı ile sonuçlanmış olması nedeniyle anılan yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; temyiz ve karar düzeltme aşamalarında davacı ve davalı idareler tarafından yapılan yargılama giderinin davacı ve davalı idareler üzerinde bırakılmasına, iş bu kararın tebliği için gerekli olan ... TL posta giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. İlk kararda davalı idareler lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden, bu kararda davalı idareler lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4. Posta gideri avansından artan tutar varsa kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetlerine göre taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.