7. Hukuk Dairesi 2010/7327 E. , 2010/7394 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 179 ada 98 parsel sayılı 256865.14 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştı…
**7. Hukuk Dairesi 2010/7327 E. , 2010/7394 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 179 ada 98 parsel sayılı 256865.14 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 179 ada 98 parsel sayılı taşınmazda uzman bilirkişi ... tarafından 13.04.2009 tarihinde düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 32636.35 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına tapuya tesciline, kalan kısmın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece uzman bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli bölüm üzerinde davacı ... yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava ve temyize konu taşınmazın batısında bulunan ... Köyü Kadastro Çalışma Alanında kalan 102 ada 252 parsel sayılı taşınmaz mera niteliğiyle tespit edilmiş, uzman ziraatçi bilirkişi 179 ada 98 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu edilmeyen bölümünde mera bitkilerinin bulunduğunu raporunda beyan etmiş ancak mahkemece yapılan harici gözlemde dava ve temyize konu bölüm ile mera niteliğinde olan yerler arasında doğal yada yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri bulunup bulunmadığı, toprak yapısı ve bitki örtüsü açısından farklılık olup olmadığı değerlendirilmediği gibi keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişinin beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibarettir. Öte yandan HUMK'un 259. maddesi hükmüne aykırı olarak davalı ve tutanak tanıkları duruşmada dinlenmiştir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık dava ve temyize konu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise yetkili idari merciden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, mülki amirlikten sorulup saptanması zorunludur.