İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:27/05/2024 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİH:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 3…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:27/05/2024 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİH:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı ... marka ... model aracın 15/01/2023 tarihinde müvekkilinin şirket personeli ...'nın sevk ve idaresinde iken davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait ... model ... plakalı ... marka aracın davalı ...'in sevk idaresinde iken saat ... sularında İzmir ili Bornova ilçesi ... Caddesinde müvekkilinin seyir halinde iken önünde ilerleyen ticari bir dolmuşun yolcu indirmek için durduğunu, müvekkilinin de ticari dolmuşun yolcu indirmesi için yavaşladığını ve beklemeye başladığını, arkadan gelen ...'in sevk idaresinde olan ... plakalı ... marka aracın takip mesafesini korumadığını ve hızlı geldiği için arkadan çarptığını, bu çarpmanın etkisi ile müvekkiline ait araçta ağır maddi hasarlar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalının tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin başkaca kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinde hasar dosyası açıldığını, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, müvekkilinin aracını bakımlı ve temiz kullandığını, aracın kaza tarihi itibariyle 2017 model olup 5 yaşında olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasar tamir ve değişik ile giderildiğini, kaza nedeniyle oluşan değer kaybı için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.100,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 15/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari bir ilişkinin olmadığını, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen talepleri kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın afaki taleplerinin kabule imkanın olmadığını, talep edilen tutarın fahiş olduğunu, kaza ile ilgisi olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin uğradığı kaza sonucunda çıkartılan onarım ve parça giderlerinin oldukça yüksek olduğunu, meydana gelen kazada böylesine yükse tutarda faturanın tahakkukunun mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ...'e usulüne uygun tebligat çıkartılmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;"Davanın kabulü ile 30.000,00 TL değer kaybı ve 4.702,50 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 15/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hiç bir gerekçe göstermeden bilirkişi raporuna karşı tarafların itirazları değerlendirilmediğini, Bilirkişi raporu karar vermeye yeterli ve Yargıtay kriterlerine uygun olmadığını, yetkin bir bilirkişiden yeterli ve uyuşmazlığı aydınlatabilecek bir rapor alınmadığını, dosyada kusura yönelik yapılmış hiçbir inceleme de bulunmadığını, bu nedenle bilirkişinin davacının ve diğer davalının kusurlarını tespit etmeden araç değer kaybı ve işgücü kaybı hesaplanması hukuka aykırı olduğunu, tespit edilen bedellere de itiraz etiklerini, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, kaza anında olay yerine hiç bir kolluk kuvveti ya da idari memur gelmediğinden tutanaklar taraflı olarak tutulmuş ve olay yeri incelenmeden müvekkili aleyhine kusur verildiğini, müvekkilinin yoğun trafikte takip mesafesi ve sair tüm trafik kurallarına riayet ettiği halde davacı araç sürücüsü hiç bir uyarı lambası kullanmadan bir anda durduğu ve kazaya sebebiyet verdiğini, tarafsız ve şüpheden uzak kesin bir delile dayanmayan, dava dışı olan bir kusur raporunu esas alarak kurulan yerel mahkeme kararı hukuka aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, ayrıca mahkeme tarafından bir keşif yapılmaksızın karar verildiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... San Ve Tic. A. Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hiç bir gerekçe göstermeden bilirkişi raporuna karşı olan itirazlarını değerlendirmediğini, bu hususta kabul yada red hususunda gerekçeli kararda dahi bahsi geçmediğini, bilirkii raporuna karşı itirazlarını tekrar ettiklerini, bilirkişi raporunda kusur tespitinin yapılmadığını, yalnıca davacı ve onun sunduğu belgeler ile kusurlu olduklarının varsayılarak tespit yapılması hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kazada müvekkili olduğu şirketin araç sürücüsü ...'nın kusuru bulunmadığını, davaya konu kazada her ne kadar müvekkili şirkete ait aracın sürücüsü kusurlu bulunmuş ise de kaza anında olay yerine hiç bir kolluk kuvveti ya da idari memur gelmediğinden tutanaklar taraflı olarak tutulmuş ve olay yeri incelenmeden müvekkili ... aleyhine kusur verildiğini, ... yoğun trafikte takip mesafesi ve sair tüm trafik kurallarına riayet ettiği halde davacı araç sürücüsü hiç bir uyarı lambası kullanmadan bir anda durmuş ve kazaya sebebiyet verdiğini, tarafsız ve şüpheden uzak kesin bir delile dayanmayan üstelik dava dışı olan bir kusur raporunu esas alarak kurulan yerel mahkeme kararı hukuka aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava; trafik kazası haksız fiili nedeniyle araçta oluşan değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gere-ği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Yerel Mahkeme tarafların kusur durumunun tespiti yönünden kusur konusunda uzman bilirkişiden kusur raporu alınmasına gerek bulunmadığı değerlendirmesiyle; yapılan değerlendirmede dosya kapsamında 15/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlal etmekle açık kural ihlali yapmış olduğu anlaşılmakla arkadan gelen ...'in sevk idaresinde olan ... plakalı ... marka aracın sürücüsünün kazada asli/tam kusurlu olduğu mahkemece tespit edilmiş olmakla ... plakalı aracın maliki Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve sürücü ... davacının aracında oluşan zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varmıştır. Tarafların kusur durumlarının doğru şekilde ortaya konulup ona göre hesap raporu alınması gerektiğinden, çözümü uzmanlık gerektiren olaylarda konusunda uzmanlığı bulunmayan hakimin kendi değerlendirmesiyle kusur oranına karar veremeyeceği, kaldı ki bu hususun iddia ve savunma hakkı kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, benzer nitelikte Yargıtay 4HD.nin 29.12.2020 gün ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranlarının da belirlenmeden davacının tali ve %25 oranında, davalıya sigortalı aracın sürücünün asli ve %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava konusu olaya ilişkin açılan ceza dosyasında alınan kusur raporları dosyaya sunulmuş ise de bu raporlarda oransal kusur belirlemesi yapılmamıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin açılan ceza soruşturma dosyası ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Yine benzer Yargıtay 4HD.nin 29.12.2021 gün ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Buna göre; Bu durumda kaza tespit tutanağındaki olay anlatımı tek başına bir kusur tepsit raporu sayılamaz. Hakim özelliği bulunan kaza durumlarında, örneğin hava durumunun yağışın, gündüz-karanlık ortamların, yoldaki bir bozukluğun kazaya etkisini bilemeyeceğinden, normal bir vaka olan arkadan çarpma olayında çarpan aracın kusuru kabul eden bir davranışı bulunmuyor veya bir etkenin kazaya etkisinin bulunduğu iddiası varsa, dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için olaylın aydınlatılması mahallinde keşif yapılmasını ve kaza yerinde tanıkların ve tarafların yer gösterimli beyanlarının alınarak olay aydınlatılmalı ve konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmelidir. Böylece; haksız fiile neden olan olayın birden fazla sorumlusu var ise bu sorumlu tarafların ayrı ayrı hukuki nedenlerle sorumlu oldukları iddia ediliyorsa davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki de bulunmuyorsa tarafların kaza olayında hangi oranda kusurlu oldukları önemlidir. Bu olayda arkadan gelen davalı ...'in sevk idaresinde olan ... plakalı ... marka araç sürücüsünün yoğun trafikte takip mesafesi ve sair tüm trafik kurallarına riayet ettiği halde davacı araç sürücüsü hiç bir uyarı lambası kullanmadan bir anda durduğu ve kazaya sebebiyet verdiğini iddia etmektedir. Bu durumda davacının önündeki yolcu indiren dolmuşun uyarı vererek mi yolcu indirdiği , yoksa yolcunun ani inme isteği nedeniyle uyarı vermeden aniden yolcu indirmek için uyarı vermeden durduğunun ve bu nedenle de davacının trafiği tehlikeye sokacak şekilde aniden durduğunun kesin olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu seçenekte, ... marka aracın davacının aracının uyarı vermeden ani durması nedeniyle arkadan çarpmaya sebebiyet verdiğini iddia edilmiş olup, bu iddiaların hangi gerekçeyle saf dışı bırakıldığını hakim gerekçesinde açıklamamıştır. Bu seçeneğin ispatı halinde davacı sürücünün ve onun önünde ani duruş yapıp yolcu indiren dolmuş sürücüsünün kaza anındaki davranışları değerlendirilerek kusur oranları belirlenmelidir, bu seçenek saf dışı bırakıldığı takdirde davalının tam kusur sorumluluğuna gidilebilecektir. Bu nedenle İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden davalının iddia ettiği bu savunmanın da değerlendirip hangi nedenle değer verilip verilemeyeceğini açıklayan kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre uygulama yapılıp bir karar verilmelidir. Ortadan kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince kaza tespit tutanağı, ATK raporu ve dosyada alınan kusur raporu irdelenmek ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur durumlarının ve oranlarının tespiti için İTÜ Öğretim Üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli oransal kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu itibarla davalıların istinaf başvurularının kabulü ile; HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalıların istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2024 tarih, ... Esas - ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran davalılara iadesine, 5-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...